Medya

Hayallerim, İnternetim ve Ben

Pazartesi, 24 Nisan 2006
Haber: Kaos GL
‘Peki insanlar neden sanal kimliklere, sanal ilişkilere ihtiyaç duyuyorlar? Biraz kafa yorduktan sonra bunu keşfetmek hiç zor değil. Öyle bastırılmış yaşamlar sürüyoruz ki tıkıştırdığımız ne varsa sonunda dayanamayıp buldukları ilk boşluktan dışarı fırlıyorlar. Genelde bu bastırılmış duygular da cinsellikle ilgili oluyor. Sado-mazo eğilimler, eşcinsellik, grup seks fantezileri...’

KAOS GL

Uğur Alper

Kırklı yaşlarının başında olan Mülayim Bey ismi hala Osmanlıca telaffuz edilen bir devlet dairesinde memurdur. Saat 5 dedi mi ucu lastikli siyah kolluklarını çıkarır, dairenin önündeki duraktan son on beş yıldır hemen hemen hep aynı saatte bindiği otobüsüne biner. Eve varmadan önce manavdan patlıcandır, soğandır, karısının siparişlerini alır. Evde yemek hazırdır. ‘İş nasıldı, sen ne yaptın’ gibi yanıtı dinlenmeyen sorulardan oluşan formalite sohbet eşliğinde yenen yemekten sonra Mülayim Bey hacizden ucuza kapattığı Pentium’uyla ‘oynaşmak’ üzere çocuk odasına çekilir. Hiç çocukları olmadığı için, evlerde ‘çocuk odası’ olarak ayrılan bu oda eve bilgisayar girdiğinden bu yana işlev kazanmıştır. ‘Hanım ben biraz şu aleti kurcalayacağım’ lafıyla sonsuz sanal fanteziye start verilmiştir. Hanım ise televizyondaki dizileri rahatsız edilmeden izleme şansına kavuştuğu için minnettardır.
Memur Mülayim Bey bilgisayarın yuvarlak butonuna basar. Çıkan çıt sesinin ardından bir süre sonra ekranda beliren resimciklerden telefon şeklinde olana tıklar ve saniyeler sonra bir ‘internetçi’nin ya da saatlerce faks çekmeye çalışıp sonra da başaran bir sekreterin tuhaf doyum anını yaşar. Parazit ve çarpışma seslerinin karışımı bu sesle bilgisayar Mülayim Bey’e ‘Hey, bağlandım, hadi bakalım!’ mesajını veriyordur. Bu tahrik edici ve kışkırtıcı sesle birlikte Mülayim Bey birden kırklı yaşlardan yirmi beş yaşına düşer, başı dikleşir, omuzları genişler, simsiyah deri kıyafetlere bürünür. Kara gözlüklerini de taktı mı tam ‘Matrix’ tadını yakalamıştır. Artık o Mülayim Bey değil ‘Sexy Whip’ yani Seksi Kırbaç’tır. Bazen de Master of Slaves (Kölelerin Efendisi) ya da Eternal Pain (Sonsuz Acı)dir. Etiler’de lüks bir villada yaşar. Mesleği uyuşturucu kaçakçılığıdır. Bu yüzden asla yasaların onu tanıdığı ismini söylemez. Çok kadının canını yakmıştır. Hem duygusal hem de fiziksel anlamda. ‘Nick’ yani takma isimlerinden de anlaşılacağı üzere o Sado-Mazo oyunlardan zevk alan bir ‘efendi’dir. En büyük eğlencesi kadınları kırbaçlamaktır. Mülayim gece on ikiye kadar Seksi Kırbaç olarak kalır ve sonra puf! Araba balkabağı, uşaklar da fare olur. Yatma vakti gelince Kırbaç gider, Mülayim Bey gelir. Memur Mülayim, Şefika Hanım’la yatağa girer, birbirlerine sırtlarını döner uyurlar.

İnternete girdin mi çıkamazsın demişler. Dememişlerse de bu tür internet bazlı özlü sözlerin çoğalması yakındır. Hemen hemen her tür insanı yakalayabilecek güce sahip internet kısa sürede insanların ‘eğlencesi’ olmaktan çıkıp ‘yaşamı’ haline gelmeye başladı. Öyle ki Amerika’da ‘internet bağımlılarını’ tedavi merkezleri açılıyor. Bağımlıların alışverişlerini, işlerini internet üzerinden yapmalarını anlamak mümkün. Ancak ilişkileri de internet üzerinden yürütmeye başladıklarında ‘ilişki’ sözcüğü öz anlamını kaybedip adı ‘bağlantı’ olan bir bilgisayar terimine dönüşüyor. Çevirmeli bağlantı, yerel ağ bağlantısı, kablo bağlantısı, modem bağlantısı, şu bağlantısı bu bağlantısı. Bu bağlantıların hepsi aslında insanın gerçek dünyayla olan ‘bağlantısını’ koparmasına yol açıyor.

Peki insanlar neden sanal kimliklere, sanal ilişkilere ihtiyaç duyuyorlar? Biraz kafa yorduktan sonra bunu keşfetmek hiç zor değil. Öyle bastırılmış yaşamlar sürüyoruz ki tıkıştırdığımız ne varsa sonunda dayanamayıp buldukları ilk boşluktan dışarı fırlıyorlar. Genelde bu bastırılmış duygular da cinsellikle ilgili oluyor. Sado-mazo eğilimler, eşcinsellik, grup seks fantezileri... İnsanların zaman zaman düşünmeye bile korktukları her tür fantezi, seks oyunu, yaşanmamışlıklar akacak mecra bulan bir dere gibi çağlıyor. Alemin en maço erkekleri kız isimlerini ‘nick’ olarak kullanıp erkek peşine düşüyor, ‘Şu anda üzerinde ne var’ diye başlayan sanal fantezilerle orgazm oluyor. Kocasıyla bir kez bile adam gibi sevişememiş kadınlar sanal aşıklarıyla bilgisayar başında maceradan maceraya koşuyor. Prezervatifle seks yapmaktan bile daha güvenli sanal seks. Risk yok, sorumluluk yok, yakalanma korkusu yok. Aksine istediğin gibi olma özgürlüğü var. Yaş, vücut ölçüleri, sosyal statü, hepsi bir FRP (Fantasy Role Playing-Fantezi Rol Oyunu) oyununun bir parçası.

Patronları, eşleri, anne babaları, öğretmenleri tarafından gerçek hayatta ezilenler sanal ortamın en saldırganları, en acımasızlarıdır. Sürekli eksiğinizi ararlar, sizi adam yerine koymazlar ve aşağılamak için ellerinden geleni yaparlar. En ufak açıklarını yakaladığınızda da yaralı bir hayvan gibi daha da kötü saldırarak hiç duymadığınız küfürleri etmeye başlarlar. Size açtıkları pencereyi kapattıklarında ise Mülayim Bey olur ve oyuncak ayılarına sarılarak uyurlar. Gerçek yaşamın Dr. Jekyll’ı sanal ortamın Bay Hyde’ıdır. Ezilen kişi kendini bir kez olsun açıkça ifade edememiş, hayatını yönetenlere, onu ezenlere karşı bir kez olsun sesini yükseltememiştir. Çoğul kişilik vak’aları da aynen böyle ortaya çıkar. Gecelerin Kralı, Şövalye, Peri Kızı gibi takma isimleri olan sanal sandığımız kişiler aslında gerçek kişiler. Sadece bu dünyada yaşamıyorlar, onların dünyası kablolar ve elektronik çiplerden oluşuyor.
ASL (Age, Sex, Location); ‘yaş, cinsiyet ve yer’ ilk sorulan sorudur ‘chat’ ortamında. Ancak ‘chat’ odalarının büyük çoğunluğu, varoşlarda her sokakta bulunan internet kafelerden bağlanan, yaşları ve sosyal ortamları dolayısıyla ‘beyinleri şeylerinde’ olan gençler tarafından doldurulduğundan A ve L önemini büyük ölçüde kaybetmiş ve sadece S kalmıştır. ASL sorusuna beklenen yanıt ‘male’ yani erkeğin ‘m’si ya da ‘female’ yani kadının ‘f’sidir. ‘m’nin yanıtı genelde ‘bye’dır. Ancak adı ‘gay’ ya da ‘sex’ olan bir kanaldaysanız muhabbet farklı yönlerde gelişir. Sonraki sorular da neredensin, yaş kaç ve kendini tarif eder misin diye devam eder. Bu naçizane paragrafta ‘Chat’ ortamlarında hatırı sayılır uzunlukta vakit öldürmüş biri olarak ‘Çetçinin El Kitabı’ tadında ‘çömez’ bilgileri vermeye çalıştım. Olur da yolunuz bir sanal sohbet ortamına düşerse, bunları hatırlayın. Ama esaslı bir karakter hazırlayın ki sanal alemlerde saygı görün, önemli insan olun.

Neşeli kalın!