İnsan Hakları

BM: Kölelik hâlâ her yerde

25 Nisan 2006
Haber: Kaos GL
BM İnsan Ticareti Raporu açıklandı. Rapora göre, çoğu Asya ve Doğu Avrupa’da olmak üzere 127 ülkede insan ticareti yapılıyor. Sorunun büyümesindeki en önemli sebep ise ülkelerin işbirliği konusunda isteksiz davranmaları ve doğru istatistiksel bilgileri sağlamamaları.

KAOS GL

Elif Özmenek

Birleşmiş Milletler (BM), dünya ülkelerini insan kaçakçılığıyla mücadele için daha çok çaba harcamaya çağırdı.

Örgütün yeni raporunda, hemen hemen bütün ülkelerde insan kaçakçılığı yapıldığı ve bunun en büyük kurbanlarının kadınlar ve çocuklar olduğu vurgulanıyor. Raporda, insan kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası çabaların yetersiz kaldığı; kaçırılan kişilerin boğaz tokluğuna çalıştırıldığı ya da fuhuşa zorlandığı bildiriliyor.

Rapora göre, çoğu Asya ve Doğu Avrupa’da olmak üzere 127 ülkede insan ticareti yapılıyor ve bu kişilerin kaçırıldığı ve istismar edildiği ülkeler arasında, Türkiye, İsrail, Japonya ve Amerika da var.

Raporda ayrıca her yıl milyonlarca insanın cinsel sömürü ve köle işgücü olarak kullanılmak üzere başka ülkelere götürüldüğü ve dünya genelinde insan kaçakçılığından etkilenmeyen hiçbir ülkenin olmadığı da yazıyor.

Ülkeler işbirliği konusunda isteksiz

BM Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Dairesi, giderek büyük bir uluslararası sorun haline gelen insan kaçakçılığı konusunda ilk kez bu alandaki küresel eğilimlerin tablosunu çizmeye çalışıyor. Detaylı rapor, söz konusu suçun boyutlarının son yıllarda ciddi bir hale geldiğine dikkati çekiyor. Sorunun büyümesindeki en önemli sebep ise ülkelerin işbirliği konusunda isteksiz davranmaları ve doğru istatistiksel bilgileri sağlamamaları.

Raporda, bugün dünyada kaç kişinin köle işgücü olarak kaçırıldığının tam olarak bilinmediği, sayının milyonlara ulaştığı tahmininde bulunulabileceği söyleniyor. Bunların çoğu kadın ve çocuklar.

Küresel bir bilgi bankasının oluşturulamaması ve ülkeler arasında koordinasyonun sağlanmaması insan kaçakçılığıyla mücadelede etkin adımlar atılamamasında en büyük sebep.

Rapora göre, devletlerin, işçilerin düşük ücretle çalıştırıldıkları sanayi kollarına talebi azaltmaları ve insan kaçakçılığından büyük kar sağlayanların cezalandırılması mücadelede ilk yapılması gerekenler.

Çok uluslu suç

Sözkonusu rapor, insan kaçakçılığından ceza alanların sayısının azlığına dikkati çekerken, bunun organize ve çok uluslu bir suç olduğuna da özellikle vurgu yapıyor.

Böylesine dev bir sistemin mağdurlarının büyük bölümü ise eski Doğu Bloku ülkelerinden ve Afrika'dan geliyor. Gittikleri noktalar çoğunlukla Batı Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri. Asya ise hem çıkış noktası hem de hedef ülke durumunda. Çin ve Tayland en fazla kaçağın çıktığı ülkeler listesinin başını çekiyor.

BM Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Dairesi’nin raporunda, 127 ülke insan kaçakçılığının kaynağı olarak gösterilirken, 98 ülkenin transit ülke olarak kullanıldığı, 137 ülkenin de kaçırılanların götürüldüğü yerler olduğu belirtiliyor.

Türkiye transit ülke

Türkiye’ye de raporda geniş yer veriliyor. İnsan kaçakçılığının kaynağı olarak gösterilen ülkeler listesinde Cezayir ve Afganistan ile birlikte Türkiye’nin de adı orta seviyede insan kaçırılan ülke olarak geçiyor.

Transit ülkeler listesinde ise Türkiye yüksek risk grubunda. Raporda gelişmekte olan ülkelerden kaçırılan ve gelişmiş ülkelere götürülenlerin çoğunun Türkiye üzerinden Batı’ya ulaştırıldığının altı çiziliyor. Kaçırılanların götürüldüğü 137 ülke arasındaki ilk 10'da Türkiye de yer alıyor. Türkiye’nin yanı sıra listede Belçika, Almanya, Yunanistan, İsrail, İtalya, Japonya, Hollanda, Tayland ve Amerika var.

Rapor, 2005 yılında Türkiye’de insan kaçakçılığı konusunda hakkında dava açılan 360 kişi olmasına rağmen, bunlardan hangilerine ceza verildiğine dair istatistiklerin elde edilemediğine özellikle vurgu yapıyor.

Türkiye’ye kaçırılarak getirilenler arasında önemli sayıda Ermenistan, Ukrayna ve Rusya vatandaşı olduğu raporda belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçla Mücadele Dairesi Başkanı Antonio Maria Costa, hükümetleri suçlamak yerine, insan kaçakçılığına zemin sağlayan yetkilileri belirlemek gerektiğini söylüyor. Costa 21. yüzyılda hala bu tür köleliğin var olmasının herkes için bir utanç kaynağı olduğunun da altını çiziyor.


Kaynak: VOA, 24 Nisan 2006