Kaos GL 111’inci Sayıda Kapağı Perihan Mağden’le Paylaşmak

Pazartesi, 15 Mart 2010
İki ayda bir çıkan ve zaman zaman yazılarımla yer aldığım, eskiden çizgiroman çizdiğim Kaos GL dergisinin 111’inci sayısında ’Mor Rüya’ adlı ilk kitabımla ilgili röportaj yer aldı. Kapakta ismimi Perihan Mağden’in fotoğrafı ile görünce elbette çok heyecanlandım. Bana da sürpriz oldu bu güzel kapak. Benim için en az Roll kadar değerli bir dergi Kaos…
 
Hayatımdaki bu güzel gelişmenin, yakında çıkacak olan albümümün müjdesi üzerine gelmesi ayrı bir keyif verdi. İki senedir canımı dişime takıp her şeyiyle bizzat uğraştığım albümümü nihayet bir plak şirketi basacak. İkinci albümümün ismi ’Kırmızı Karanlık’. 2001’de kaydedilip 2002’de piyasaya çıkan ’Kum Saati’ adlı albümümün üzerinden çok zaman geçti. Myspace.com/edorsay da yeni üç şarkımı dinleyebilirsiniz. Grubumla son sürat provalara başladık bile. Tabii bir yandan İTÜ’de ders vermekte ve Ales denilen sınavdan en az 82 gibi bir puan almak için çalışmaktayım. Sosyal görünen asosyal bir hayat dersem abartmış olmam sanki…

Tüm bu güzel haberler, gündemdeki üzücü söylemlerin üzerine geldi. ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kadınlara çiçek böcek almaktan ibaret apolitik bir gün zannedenler bir yerlerine kına yaksınlar’ yazmıştım tweet’ime. Bu tweet çok olumlu tepkiler aldı. Tam kadınlar günü ve hakları derken tokat gibi bir ayrımcı söylem fırlayıverdi ve insanların arasındaki uçurumu genişletti: AKP’nin Kadından Sorumlu Devlet Bakanı "eşcinsellik biyolojik bir bozukluk, hastalıktır, tedavi edilmesi gerekir" diyerek ortalığı gerginliğe sürükledi. Beni sevindirense bu söylemlere tepkilerin güçlü olması oldu. Yine de gelen tepkiler sayıca yetersiz kalıyor.

Bu olayın arkasından gelen, Hürriyet gazetesi başlığında psikiyatri derneğinin güzel cevabı var ki buraya alıntılamazsam içim rahat etmez çünkü çok güzel bir cevap: Türkiye Psikiyatri Derneği yaptığı yazılı açıklamada Bakan Aliye Kavaf’ın söylediği sözlere, "Eşcinsellik, biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan üç yönelimden biridir. Her şeyden önce bir hastalık değil yönelim farklılığıdır. Eşcinselliğin bir hastalık olduğu yaklaşımı 40 yıl önce terk edilmiş ve psikiyatrik hastalık tanı listelerinden çıkarılmıştır. Uluslararası ve ulusal hekim örgütlerince eşcinsellik heteroseksüellik gibi sağlıklı bir durum olarak kabul edilmektedir. Yönelim bireylerin tercihleri ile oluşan bir durum değildir. Bu nedenle eşcinsellik bir cinsel tercih değildir. Kişinin iradesinden bağımsızdır. Cinsel gelişim sürecinde çoğunlukla ergenlikte birey tarafından fark edilir. Biyolojik yada sosyal belirleyicileri ne olursa olsun yönelim, kişi tarafından yada tedavi ile değiştirilebilir bir durum değildir. Bununla birlikte birçok toplumda eşcinsellik ile ilgili olumsuz yargılar, yanlış cinsel inanışlar bulunmaktadır. En yaygın olanlarından biri de eşcinselliğin hastalık olduğu yanlış inanışıdır. Olumsuz yargılar sonucunda toplumda ötekileştirme aracı olarak kullanılmakta, eşcinsel bireyler cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaktadır. Demokrasi ve özgürlüklerin gelişmesi ile eşcinsel bireyler de çeşitli haklara kavuşmuşlardır. Ancak halen birçok gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkede eşcinsellik gayri ahlâki kabul edilmekte, eşcinseller ağır sosyal ve hukuki baskılara maruz kalmaktadırlar. Bu açıdan eşcinsellerin yaşadığı ayrımcılıkla mücadele, insan haklarının gelişimi açısından ayrı bir öneme sahiptir" dedi.

Ayrımcılıkla ilgili yaza yaza birçok değerli yazarın dilinde ve kaleminde tüy bitse de anlaşılan hiç durmadan ayrımcılığa karşı barışçıl cümleler kurmaya üşenmemeliyiz. Bazı şeyler zaman alıyor… Albümümün çıkmasını senelerce beklemem gibi ve üzerine gelen internet devrimi gibi…Belki bu sosyal konuda da, internet hızıyla çağ atlarız umuduyla….

ecedorsay@yahoo.com