ismailalacaoglu
|
|
Yazıları :
| 22-12-09 |
Yazmayı Unutmak Unuttuğum bir şeyi daha fark ettim, yazı yazmak... |
| 15-11-09 |
Dumansız hava sahasında dumanlı işler! Dumansız hava sahasında dumanlı işler dönüyor kanımca. Dumanlı işleri çeviren hem yasa koyucu hem idari birimler…Dumanlı işten kârlı çıkanlar: sigara tiryakileri ve işletmeler… |
| 30-10-09 |
Burada hiçbir şey yok anne! “Burada hiçbir şey yok anne!” diyor kapının eşiğine oturmuş genç öğretmen. Belli ki böylesine bir yer canlandırmamış kafasında. Zaten diyor da annesine “Köye gideceğimi biliyordum ama böyle bir yere değil” |
| 03-10-09 |
Demircan'ın "sınırsız" vaazı Sevgili günahkar okurlar, dün gece Barış'tan (Sulu) gelen bir telefonun ardından Habertürk kanalını açtım. Pelin Batu ve Nagehan Alçı'nın birlikte hazırlayıp sunduğu Sınırsız isimli programda eşcinsellik tartışılıyordu. |
| 17-04-08 |
Ageizm: Yaş ayrımcılığı Ageizm, çok kısa bir şekilde tanımlamak gerekirse, bir kişi ya da gruba karşı yaşından dolayı yapılan ayrımcılık demek. Kelime itibari ile yabancı olduğumuz ama birçok ayrımcılık türünde olduğu gibi anlamını bilmeden yaptığımız ayrımcılıklardan biri. |
| 30-11-07 |
Kırmızı kurdeleler her yerde Takvimler 1 Aralık’ı gösterdiğinde sokakları, vitrinleri kaplayan kırmızı kurdele iki gün sonra yeniden çekmecelere kaldırılıyor. İsmail Alacaoğlu, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle kaleme aldığı yazısında korkusuzluğumuzun boyutlarını Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı HIV/AIDS raporundaki rakamlarla karşılaştırıyor. |
| 11-01-07 |
İsveçli belediyeler sınıfta kaldı İsveç’in önde gelen eşcinsel örgütü RFSL’nin belediyelere yönelik düzenlediği anketin sonuçları İsveç’teki hoşgörü profilini ortaya koyuyor. 290 belediyenin katıldığı anketten yalnızca dokuzu sınıfı geçebildi. |
| 29-11-09 |
“Gerçek Oğlumu 30 Yaşında Tanıdım” "Annem, Yasemin. 52 yaşında, iki gey annesi. Bakalım neler hissetmiş, neler düşünmüş öncesinde ve sonrasında…" |
| 17-09-09 |
Lady Gaga: “ben eşcinselim, şovum eşcinsel” Lady Gaga bu yıl en iyi yeni şarkıcı ödülünü aldı, ödülünü Eminem’in elinden almak üzere sahneye çıktı, ödülünü alıp havaya kaldırdı ve “tanrı ve eşcinseller için” dedi. |
| 22-08-09 |
“Muzır Kurulu, AİHS’ni ihlal ediyor” Avukat Öz: "Başbakanlık, "Üçüncü Sınıf Kadın" kararıyla AİHS’nin ifade özgürlüğü ile 14. maddeyi ihlal ederek açıkça cinsel yönelim ayrımcılığı yapıyor." |
| 24-07-09 |
World Outgames 2. World Outgames oyunları, "hayatlarımızı, cinselliğimizi ve cinsiyet kimliğimizi ayrımcılık ve cezalandırma korkusu olmadan yaşayabilmek" amacıyla, Danimarka Başbakanı Rasmussen'in desteğiyle başladı. |
| 24-07-09 |
Madonna müzik kariyerini “kutluyor” Hayranlarına müzik kariyerini “kutlama” şansı verecek olan Madonna, “Celebration” adını verdiği yeni best of albümünü 28 Eylül’de piyasaya çıkıyor. |
| 23-07-09 |
Avrupa'nın Gökkuşağı Haritası Uluslararası İnsan Hakları Konferansına birkaç gün kala ILGA-Avrupa, LGBT bireylerin yasal durumunu yansıtan bir “Gökkuşağı Avrupa Haritası” çıkardı. |
| 31-03-09 |
Homofobi ve transfobi AB’de yaygınlaştı Bugün Avrupa Birliği’nin Temel Haklar Ajansı’nın Avrupa Birliği ülkelerinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelindeki ayrımcılık ve homofobi üzerine bir rapor yayınladı. |
| 22-01-09 |
Belgrad’da transeksüel öldürüldü Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da, transeksüel Minja Kochis, evinde bıçaklanarak öldürüldü. Minja, Pazar günü kirayı almak üzere gelen ev sahibinin bir arkadaşı tarafından bulundu. Predrag M. Azdejkovic’un bildirdiği haberi İsmail Alacaoğlu çevirdi. |
| 02-12-08 |
Gökkuşağı hayvanları – hayvanlar dünyasında eşcinsellik Stockholm’de katıldığım eğitimin temasına da çok uyan bir sergiye gitme şansı buldum. Daha doğrusu eğitimi düzenleyenler tarafından Pazar günkü programa konulmuş isteyenlerin katılabileceği bir etkinlikti. Serginin konusu oldukça ilginç; hali hazırda uzun yıllardır üzerinde tartışılan hayvanlar alemindeki eşcinselliği gözler önüne sermek. “Gökkuşağı hayvanları” sergisi Stockholm’deki Doğa Müzesinde sergileniyor. |
| 05-11-08 |
ILGA-Avrupa konferansında çalışma eşitliği ve çeşitlilik Viyana’daki konferansın üçüncü gününde İsveç, İngiltere, Hollanda gibi sendikaların güçlü olduğu ülkelerde, sendikalar içerisinde oluşturulan LGBT gruplarının çalışma hayatına ilişkin haklarına erişmekte LGBT bireylere sağladığı katkılılara ve sendikalar içerisinde bu LGBT oluşumlarının önemi ele alındı. |
| 01-11-08 |
ILGA-Avrupa Viyana Konferansında 2. Gün Viyana’da ikinci günde, LGBT konusunda kendi doğumuza bakışımızı da tartışmaya açtığımız sunum sırasında İtalyan katılımcılar LGBT alanında Türkiye ile aynı sorunlara sahip olduklarının altını çizdiler. Görünürlük probleminin kendi ülkelerinde de olduğunu belirtirlerken, diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışmanın bu görünürlüğü arttıracağını, ayrıca aileye yönelik çalışmaların yapılmasının önemini belirttiler. İngiltere ve Belçika gibi ülkelerden gelen katılımcılar ise İslam ülkesi olan ülkelere önyargıların arttığını ve bunun doğu batı ayrımını güçlendirdiğini belirttiler. |
| 31-10-08 |
ILGA-Avrupa Viyana’da birinci gün Viyana’da dün başlayan ILGA-Avrupa Konferansının ilk günü açılış konuşmasının ardından düzenlen ve “Global Düşünmek” temasının açıldığı ve LGBT bireylerin insan haklarının uluslararası standartları üzerine konuşulduğu oturumla devam etti. |
| 31-10-08 |
ILGA-Avrupa Konferansı başladı ILGA-Avrupa’nın bu yıl Viyana’da düzenlediği 12. yıllık konferansı “küresel düşünmek, yerel hareket etmek” teması altında Avusturya Adalet Bakanı Maria Berger ile başladı. Kaos GL’den İsmail Alacaoğlu Viyana’dan bildiriyor. |
| 19-09-08 |
Nepal’de “üçüncü cinsiyet”e resmi tanınma 21 yaşındaki lezbiyen Maoist felsefeye sahip Bishnu Adhikari yeni hükümetin iktidara geldiği Nepal’de “üçüncü cinsiyet” olarak resmi tanınma alan ilk kişi oldu. Bu olay, güçlü bir feodal toplumun baskın olduğu bir ülkede cinsel azınlıklar tarafından bir dönüm noktası olarak karşılandı. |
| 04-03-08 |
Abdullah Gül’e LGBTT Hak İhlalleri Raporu 16 Şubat tarihinde Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’ya üzerinde “Anayasa’da cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği tanınsın!” yazılı kartların postalanması kampanyasını başlatan Anayasa LGBTT Komisyonu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e ve tüm milletvekillerine yeni bir posta daha gönderdi. |
| 28-09-07 |
Derginize sahip çıkın Son üç sayıdır Kaos GL dergisinin ulusal dağıtım şirketi aracılığı ile dağıtıldığını ve dergimize gazete bayilerinden ulaşabileceğinizi müjdelemiştik. Bu gerçekten çok büyük bir adımdı Kaos GL dergisi için. Ancak kendi şehrinizde herhangi bir gazete bayiinden ulaşabilmeniz için bu derginin satması gerekiyor. Sizleri derginize sahip çıkmaya çağırıyoruz; hep var olabilmek için. |
| 25-12-06 |
“Pornografik dergi”ye İsveç’ten ödül Uluslararası Lezbiyen ve Gey Kültür Ağı’nın (ILGCN) Uluslararası Moonbow Kültür Festivali’nde dağıttığı ödüllerden “Hemdahl”, “Editörü pornografiyi yaymakla suçlanan ve Türkiye’nin tek LGBT yayın organı olması” gerekçesiyle Kaos GL dergisine verildi. |
| 12-12-06 |
Eşcinsellerin BM'deki zaferi Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOS) Danimarka’dan LBL, Almanya’dan LSVD adlı eşcinsel örgütlerin danışmanlık statüsü almasını kabul etti. Bu statüyle birlikte Birleşmiş Milletler’de daha çok eşcinselin sesi duyulacak. |
| 29-11-06 |
Temyiz Mahkemesi de Valilikten yana Moskova Temyiz Mahkemesi, Mayıs ayında düzenlenmek istenen Gay Pride’ı engelleyen Moskova Valiliği’nin yasadışı bir harekette bulunmadığı yönünde karar veren alt mahkeme kararını onayladı. |
| 28-11-06 |
Arjantin transgenderlarla tanıştı Arjantin Yüksek Mahkemesi Travesti ve Transeksüel Kimlik İçin Mücadele Derneği’ni (ALITT) yasal olarak tanıdı. Ülkedeki travesti ve transeksüeller için çok önemli olan bu karar Arjantin’deki değişimin de göstergelerinden biri. |
| 17-11-06 |
Strasbourg’da eşcinsel hakları konuşuldu 13–14 Kasım 2006 tarihleri arasında Fransa’nın Strasbourg şehrinde gerçekleşen “İnsan Hakları Savunucularının Desteklenmesi Ve Korunması” başlıklı toplantıya Türkiye’den yalnızca iki örgüt katıldı. Toplantıyı Kaos GL adına İsmail Alacaoğlu izledi. |
| 14-07-06 |
Kaos GL 2006 Swiss Pride’daydı İsviçre’nin Lozan şehrinde düzenlenen 2006 Swiss Pride’ın (Eşcinseller Onur Yürüyüşü) bu seneki teması “Türkiye ve Türkiye’de Eşcinsellik”ti. Kaos GL ve Lambdaistanbul’dan birer temsilcinin davet edildiği Swiss Pride’a Kaos GL’yi temsilen İsmail Alacaoğlu katıldı. |
| 14-04-06 |
ILGA 23. Dünya Konferansı 26 Mart–3 Nisan 2006 tarihleri arasında Cenevre’de gerçekleşen 23. ILGA Dünya Konferansı’nda Türkiye’den bir LGBT organizasyonu da vardı. Kaos GL’den İsmail Alacaoğlu konferansı izledi. |
| 20-07-09 |
Yolculuk Bagaj kapakları kapanıp muavin orta kapıda belirdiğinde, zaten hali hazırda çalışmakta olan otobüs yavaş yavaş geriye gitmeye başladı perondan ayrılmak için. Eğer otuz saniye içinde birisi otobüse doğru koşmazsa yanındaki koltuk boş kalacaktı. |
| 11-12-06 |
“Dilimin ucunda kelimeler” “Uzun bir sessizlik. Sinan kendini gece karanlığında denizin ortasındaymış gibi hissetti birden. Yapayalnız, karanlık ve soğuk bir suyun içinde. Buz gibiydi şimdi her yer, sanki kanı çekilmişti. Kalbi duracak gibiydi. Sonra bir an sıyrıldı bu hislerinden. Şaşkınlıkla sordu: ‘Ama nasıl olur? Biz iki yıl boyunca kimseyle...’” İsmail Alacaoğlu’nun kaleminden… |
| 16-09-08 |
Lesbos'da iki gün Yolumuz uzun Selanik’ten Lesbos’a… Yıllarca Ege kıyısından karşıya bakıp ışıklarını gördüğüm, hatta açık havalarda evlerini seçebildiğim ve gitmeyi çok istediğim nam-ı diğer Midilli Adası’na tersten gideceğim hiç aklıma gelmezdi: Ayvalık’tan 1,5 saatlik bir feribot yolculuğu yerine Selanik’ten 15 saatlik bir gemi yolculuğu ile. İsmail Alacaoğlu’nun gezi notlarına kaldığımız yerden devam ediyoruz. |
| 13-09-08 |
Selanik'ten Lesbos'a Bir ülkeden diğerini karayolu ile geçme deneyimine sahip olmama rağmen sırf daha ucuz olduğu için ikinci kez girişimde bulunuyorum. Sofya’ya yaptığım otobüs yolculuğunda sınırdaki bir prosedür işkencesi sonrasında yemin etmiştim başka bir ülkeye karayoluyla geçiş yapmamaya ama şimdi İstanbul-Selanik arasında sefer yapan “dostluk ekspresi”’nin küçücük ve bir sauna kadar bunaltıcı yataklı kompartımanında bunu düşünüp hayıflanmanın anlamı yok. İsmail Alacaoğlu’nun gezi notları. |
| 21-11-07 |
Gidenin ardından “Şimdi kendini kocaman bir boşluğun içinde hissetsen de, özlesen de onu hala dilinin söylediğinin aksine, ağlıyor olsan da hala zaman zaman bitti artık demene rağmen, haksızlığa uğramış gibi hissetsen de kendini ve kalan olmak bu ayrılıkta acıtsa da içini, ne kadar samimi yaşadığını aşkını, ne kadar kendin olduğunu ve ne kadar derin duygular hissettiğini ona hatırla. Sen sadece sevdin; tüm içtenliğinle, tüm samimiyetinle.” Bir bitişin ardından yazılanlar… İsmail Alacaoğlu’nun kaleminden. |
| 09-05-07 |
Gökkuşağı Bayrağı Onurun, umudun ve farklılığın sembolü gökkuşağı bayrağının 8 renkten 6 renge nasıl dönüştüğünü ve eşcinsel hareketin bayrağına nasıl dönüştüğünü biliyor musunuz? Yanıtı yazının devamında… |
Yorumları :
Toplam Yorum Sayısı:11













dediklerinize katılıyorum özellikle de şanslı olduğum kısmına ama yine de benim 30 yılımı aldı kendimi anlatabilmek anneme. Aslında bu biraz da onun ne diyeceğinden çok kendimin ne düşündüğü ile ilgiliydi. ben kendimi çok geç kabullendim, kabullendikten sonra da bunun benim özelimi ilgilendiren bir şey olduğu ve gizli kapaklı yaşamam gereken bir şey olduğunu düşündüm yıllarca. çok sonraları farkına vardım ki bu aslında benim özelim falan değil aksine tam da hayatımın orta yeri. çünkü bu bir benlik ve bir insan benliğini nasıl kendisinden ayrı tutabilir ya da ayrıymış gibi gösterebilir ki. gösterdiğim ve yaşattım ben ile cinselliğimi yaşayan ben sanki iki ayrı insanmış gibi davrandım yıllarca. Sonra anladım bu ayrılmaz bir bütün ve eşcinsel kimlik sadece cinsellikten ibaret değil. öyle olsaydı niye 30 yıl insanlara olmadığım gibi görünmek için çabaladım ki, neden kendimi onların "normal" kabul ettiği bir kalıpta göstermeye çalıştım. sonra yavaş yavaş açılmaya başladım çevremdeki insanlara, kısa bir süre sonra da sıra anneme geldi. öyle ya benim kim olduğumu bilmeye en çok hakkı olan da oydu. gözlerinin içine baka baka yalan söylüyor olmak çok rahatsız etmeye başlamıştı beni. Ben en büyük teşekkürü Kaos GL'ye etmek istiyorum çünkü ben kaos GL ile tanışmasaydım kendimi bulamayacaktım, anneme de yalan söylemeye devam edecektim. 34 yaşımı da insanların görmeyi istedikleri yüzümü gösterip gerçek benliğimi onun altına gizleyen biri olarak girecektim. şükür öyle olmadı... Kaos GL hayatımın dönüm noktası oldu.
senin de dediğin gibi bir gün öncesinde öyle bir talihsiz olay yaşanmış geçişin yapılacağı köprülerden birine yazılan hakaret dolu cümleyle. ama işi güzel yanı belediye bunu hemen silip bir de üstüne özür dilemiş böyle bir talihsiz olay yaşandığı için. Zaten Hollanda'da en alt yönetim biriminden en üst birimine kadar bütün devlet kurumları LGBT haklarına son derece saygılılar. Amsterdam'da eşcinsel mekanlarda ve Pink Point denilen, eşcinsellerin şehirdeki etkinlikler, gidilecek mekanlar hakkında bilgi alabilecekleri ve eşcinsel tamalı hediyelik eşyalar satın alabilecekler kiosklarda yer alan gaymap'i açtığınızda Amsterdam Belediye başkanı'nın hoşgeldiniz diyen ve iyi eğlenceler dileyen yazısıyla karşılaşıyorsunuz. elbette her yerde olduğu gibi homofobi Hollanda'da da var ve LGBT organizasyonların dediğine göre bu homofobi gittikçe artan bir homofobi üstelik. O yüzden Hollanda'daki bir çok kişinin "artık yapacak bir şey kalmadı, her türlü hakka sahibiz, LGBT organizasyonlar gereksiz" söylemlerinin de doğru olmadığına kanıt bu etrafta sinsice dolaşan homofobi. yine canal Pride'in yapıldığı gün alkolünde etkisiyle bir grup insanın eşcinsellere saldırdığı bilgisi de geldi COC'den. Bu da gösteriyor ki haklar ne kadar alınmış olursa olsun, yönetimler ve idareciler ne kadar saygılı olurlarsa olsun buradaki kadar olmasa da homofobi her zaman var ve kanımca bunun yüzde yüz ortadan kaldırılması mümkün değil. tamı tamına 85 bot geçti önümüzden, her biri ayrı bir temayla süslenmiş, ortalığa gülücükler dağıtan bir sürü insanın içinde olduğu 85 bot. ve yine kanal boyunca sağlı sollu dizilen botların içindeki ve onların hemen arkasında kanal boyunca ve köprülerin üzerine dizilmiş insanların alkışlarla ve neşeyle geçen botları selamlamaları görülmeye değer kesinlikle.
hadi bakalım hayırlısı olsun! umarım çok başarılı olur film :)
giriş ne kadar?
İzleyebilmeyi isterdim Elif Şafak'ın konuşmacı olduğu oturumu ama maalesef olmadı. Kürşad'ı çok haklı buluyorum Türkiye'deki LGBT hareketinin çok terbiyeli olduğu konusunda ama Kürşad'ın moderatörlüğünde gerçekleşen, Sabahat Tuncel, Akın Birdal ve Mehmet Sevigen'in olduğu oturumda Sevigen'in üzerine bu kadar giden (tabi terbiye sınırları dahilinde!) bir dinleyici kitlesinin Elif Şafak'ın üzerine de gitmesini dilerdim.
Yazını okurken aklımdan insanların ne yaşanmışlıkları var diye geçiriyordum ki yazının sonundaki not bunu daha da katladı. Anlatılanın çok ötesinde küçük notlar gizli aslında hayatlarında insanların. kimbilir, belki bazılarının hayatındaki o ayrıntılar anlatır aslında hayatının tümünü ya da o "küçük" notlar yaşatmaz insana yaşamak istediğini hayatını. güzel bir paylaşım. Eline sağlık.
çok güzel ve net anlatmışsın demek istediklerini. eline sağlık Umut. Aslında bu tarz cevaben yazıların daha sık yapılması gerekiyor. Zaten insanlar Okşan gibi insanların söylediklerini duymak ve "gördünüz mü bakın içlerinden biri bile neler söylüyor kendileri hakkında" demek için can atıyorken, biz sesimizi daha çok çıkarmak zorundayız. O yüzden sessiz kalmayıp öyle değil böyle demek belki kısa zamanda değil ama uzun vadede mücadeleye katkısı olacaktır.
bizim için ne kadar olağan bir olay değil mi? her gün birilerinin polis kurşunuyla yaralanması, öldürülmesi... haberleri izliyorum yunan gencinin tepkisini, hayranlıkla. diyorum ki bu bize de ders olsun, biz de silkinip uyanalım artık bir tane insan daha katledilmeden...
bütün söyleşiler kaydediliyor ve deşifreleri yapılıyor. çünkü söyleşiler sona erdiğinde, tüm söyleşilerin yer alacağı bir kitap ortaya çıkacak.
hayır diyenler % 53, evet diyenler % 42.! böylesine tutucu sayılabilecek bir toplum için bir oran. bu da gösteriyor ki önümüzdek 2-3 yıl içinde bu oran olumlu yönde değişecek. en azından meclise getiriyorlar bu konuları.
Derginin toplatılmasına karar verenler acaba hiç mi gazete ve dergi okumuyorlar? kadının çıplaklığı ahlak kuralları çerçevesinde yer alırken eşcinsellerin çıplaklığı mı genel ahlak kurallarına aykırı sayılıyor? karar kesinlikle homofobinin bir ürünüdür. umarım en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir ve dergimiz raflarda yerini alır.