10/07/2015 | Yazar: Ateş Alpar

Sanatı yok eden zihniyete karşı sonsuz sanat.

Ateş Alpar | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Ateş Alpar
Her şeyin giderek anlamsızlaştığı, Mezopotamya coğrafyasının her geçen gün karanlığa sürüklendiği ve yoğun ölüm ve göçlerin olduğu bugünlerde bizi besleyen sanatın ve kültürün yok edilmek istendiği bir coğrafya burası.
Sanatı yok eden zihniyete karşı sonsuz sanat.
 
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, IŞİD canilerinin Palmira kentinde 1700 yıllık eserlerin bulunduğu alanı mayınlarla çevrildiğini söyledi.
 
Roma İmparatorluğundan kalma ve geçmişi 4. yüzyıla dayanan Palmira antik kenti, Mayıs ayının sonunda IŞİD’in kontrolüne geçmişti. IŞİD kente girdiğinde aralarında kadın ve çocukların da olduğu yaklaşık 400 kişiyi infaz etmişti.
 
UNESCO “İnsanlık tarihindeki en vahşi eylemlerden biri” olarak tanımladı. Musul merkez kütüphanesinin IŞİD tarafından yağmalanması ve yüz binlerden fazla kitabın ve el yazmalarının yakılıp yok edildiğini rapor etti.
 
Kütüphane ile ilgili yapılan açıklamalarda ise merkez kütüphanenin yakılmasıyla 20. yüzyılın başlarından bu yana arşivlenen gazetelerin, haritaların ve Osmanlı Dönemi’nden kalma koleksiyonların da yok olduğu raporlandı.
 
Onlar aydınlıktan, umuttan ve farklılıklardan korkanlardır.
 
IŞİD önce insanlığı katletti sonra Musul kütüphanesini yağmaladı ve tarihi eser niteliğinde olan kitapları ansiklopedileri romanları yaktı yırttı ve parçaladı. Sonra müzik aletlerini bulup toplayıp günah diye yok etti. Tarihi heykellerinin önce başlarını kesip daha sonra parçaladı. Anlayacağınız karanlık kokan bir neslin parçaları idi IŞİD. Onlar sanat ve insan demeden yakıp öldürüp yok edenlerdi.
 
Son zamanlarda paylaşılan tarihi eserlerin kırıp parçalandığı videoların çoğunun gerçekdışı olduğu ortaya çıktı. Videolarda gösterilen eserlerin orijinalleri kapitalist ülkelere savaş mühimmatı karşılığında satıldı.
 
Dün sanat nasıl yüce ve cesursa ve bizi aydınlatıp besliyorsa; IŞİD canilerine karşı sanat bugün de aydın ve yücedir. 1. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar çıkan sanat tarihi boyunca eserler insanlığa her zaman ateş kadar aydınlık bir buluş olmuştur.
 
Özgürlüğün bu kadar prim yaptığı bir dönemi hep birlikte göğüsleyip gördük. Sanata, doğaya ve canlıya bu kadar haince, zalimce ve gaddarca davranan bu örgütün dünya sanat tarihinin görkemli, şiir kokan topraklarının altında kalması umuduyla…
 
Ve şimdi kara bulutları temizlemeye, günümüzde sanata güzel bakan insana ihtiyacımız eskisinden daha fazla. Anlamlı, güzel ve yapıcı sözcüklerin iyileştirici etkisine daha çok ihtiyacımız var. Konuşma düzleminde anlaşabilmenin ve eyleme gerek kalmayan, yarınların sabahına uyanma ve inanma umuduyla.
 
Mezopotamya coğrafyasında yaşanan savaş ve insanların potansiyel olarak rakip gördüğü, günü kurtarma ve zengin olmanın eğilim olduğu, tüm stratejilerin ekonomi üzerinden okunduğu devletlerin kendi menfaatleri için çocuk, kadın, doğa demeden katlettiği bu dönemde karanlığa rağmen insanlığın umutları hala yaşıyor ve yaşatılıyor.
 
Sanat, doğanın ve canlıların olduğu müddetçe var olacak ve bugünlerden yarınlara kalacak en büyük mirastır.
 
Yarınlara sanatla bakmanın umuduyla.

Etiketler:
Nefret