10/04/2013 | Yazar: Evren E. Çakmak

Sorunların görünür kılınması için sorunları öncelikle öznelerin konuşması gerek. LGBT öğrenci hareketliliğinin içinde bulunduğu kuşağın sorunlarını daha fazla konuşması gerek.

Evren E. Çakmak | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Evren E. Çakmak

Sorunların görünür kılınması için sorunları öncelikle öznelerin konuşması gerek. LGBT öğrenci hareketliliğinin içinde bulunduğu kuşağın sorunlarını daha fazla konuşması gerek. 

2010 yılı 23, 24 Nisanında ilk Homofobi ve Transfobi Karşıtı Öğrenci Buluşmasını Ankara’da düzenlediğimizde amacımız birbirinden bağımsız ilerleyen öğrenci örgütlenmelerinin tecrübe paylaşımı ve birlikte hareket etme mekanizmalarını geliştirmek ve bu yolla daha aktif bir süreç örebilmekti. Daha önceki dönemlerde belki de hareketin de daha genç olmasından kaynaklı böyle bir ihtiyaç çok belirmemişti. Hareket yaş aldıkça konu ve alanlar da değişim gösterdi. Hareket içindeki öğrenci nüfusu dönem dönem dalgalansa da “öğrenci hareketi” denebilecek bir kanat bir türlü süreğenlik gösteremedi. Homofobi ve transfobi karşıtı öğrenci hareketliliği aslında hala tam olarak “öğrenci” olabilmiş durumda değil.

Türkiye’de ki diğer öğrenci gruplarına baktığımızda da benzer bir manzara ile karşılaşabiliyoruz. Öğrenciler kendi alanlarını yoğurmaktan çok dışarıdaki alanın söylem ve pratiklerini uygulayan ortak mevki yoldaşları şeklinde bir araya geliyor. Tabiki de dışarı ve içeri algısı başlı başına yapay bir dayatma. Ancak Bakunin’in de söylediği gibi alan dokunduğun yerdir. Dolayısı ile öğrenci hareketliliğinin birincil alanı da içinde bulundukları eğitim sistemi ve bunun araçları olmalıdır.

LGBT bireyler için alanda görünür olmak başka sorunları da getiriyor. Görünürlülük problemi kendi alanında var olmayı çok da mümkün kılmıyor. Öte yandan her insan, mücadele kendine değdiği sürece aidiyet geliştirebilir. Bu dokunuş söylem boyutunda olduğu gibi fiziki ortamda da kendini var etmek zorundadır. Alanda ki görünürlülük bu yüzden önem taşır. Görürlülük probleminin aşılması da bununla sağlanabilir ki bu ne yazık ki kısır bir döngü olarak önümüzde duruyor. Neyse ki bu döngü çeşitli çalışmalar ile kırılmaya başladı.

Bu kırılmayı hızlandırmak için yeni yöntemler gerekiyor. Neredeyse tüm kimlik hareketleri benzer süreçlerden geçtiğinden dolayı uyarlamalar önemli çalışmalarıdır. Uyarlama ve örnek alma konusunda coğrafyanın şartlarını iyi analiz etmek gerekiyor. Yoksa fotokopi yöntemi ile geliştirilecek politika ve yöntemler hiçbir geçerliliği olmayan atıl mekanizmalar olarak ilerlemenin önünde engel olmaktan öte gitmeyecektir. Belki de bu yüzden bu coğrafyanın pratiklerine daha fazla bakmak zorundayız.

Bu gün politik hareketlerin önünde duran büyük bir engel varsa bu da örgütlenme özgürlüğünün devamlı bir şekilde gasp ediliyor olmasıdır. Bu sorun tüm hareketlerin sorunudur. Kurulu ablukanın zayıflatılması ortak bir mücadele gerektiriyor. Heteroseksizm karşıtı öğrenci hareketinin iyi bir ortak zemin olabileceğini düşünüyorum. Sistemin dayattığı algının bel kemiğini oluşturan heteroseksizmin herkesi vuran bir aygıt olduğunu daha fazla dillendirmemiz gerekiyor. Sistemin gözünde dizginlenmesi ve yontulması gereken gençler bu tornanın ayyuka çıkmasını sağlayabilirler. Bunun içi gençler (ve diğer herkes) önce kendi alanlarını dönüştürmelidirler. 

Rüzgârın mücadeleden yana esmediğini söyleyen karamsar bakış açısının aksine rüzgârın bizim nefeslerimizden oluştuğunu görmemiz gerek. İçinde bulunduğumuz karamsarlığı delmek için daha fazla bir aradalık tek tek ve topyekun güçlenmemizi sağlayacaktır. Sorunların görünür kılınması için sorunları öncelikle öznelerin konuşması gerek. LGBT öğrenci hareketliliğinin içinde bulunduğu kuşağın sorunlarını daha fazla konuşması gerek.

LGBT Gençler Hangi Patikalardan Yürüyecek? / 1

 


Etiketler:
Nefret