01/08/2012 | Yazar: Barış Sulu

Geçen sene bugünlerde youtube’a yüklenmiş alttaki video. Başlığı şöyle: ‘Trans kadının polisle mücadelesi’

Barış Sulu | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Barış Sulu
Geçen sene bugünlerde youtube’a yüklenmiş alttaki video. Başlığı şöyle: “Trans kadının polisle mücadelesi”
 
Sadece ve sadece transeksüel olduğu için yolda durdurulup karakola götürülmek istenen bir kişinin yaklaşık 4 dakikalık görüntüleri bunlar. Karakalo gittiği zaman başına demek ki bir şeyler geleceğini biliyor ki bu kadar direniyor. Açıklamalarda bulunuyor, “evime gidiyorum ben, bunu yapmanız doğru değil, karakola niye geleyim, sebep göster, ben Türkiye cumhuriyeti vatandaşıyım, düşman değilim, adam mı öldürdüm” Transeksüelseniz böyle bir olayla karşılaşma ihtimaliniz çok yüksek. İşte bu cümle çok acı. Bu cümleyi daha sık kurdukça gerçekten transeksüel olmanızın bir suç olup olmadığını düşünüyorsunuz. Hiç kimsenin size kimliğinizden dolayı suçlu muamelesi yapmaya hakkı olamaz, daha da ilerisi kimliğinizin suç olup olmadığını size sorgulatması kabul edilemez. Oralarda çok uzaklarda duran anayasa ne der Kanun önünde eşitlik maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Hadi canım?
 
Siz 4 dakikasına şahit olabildiniz bu olayın. Öncelikle demokratik ve insan haklarının yasalarla korunduğu ülkelerde polis kişinin ırkına, rengine, diline, sınıfına, cinsiyetine, cinsel yönelimine, cinsiyet kimliğine bakarak sırf o “özelliğinden” dolayı alıp karakola götüremez. Türkiye’de ise yetkisi çok genişletilmiş olan, PVSK’ye (Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu) göre http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/569.html hareket eden polis, elini kolunu sallaya sallaya her şeyi yapabilir. Zaten bunların çoğunu sizler de biliyorsunuz o nedenle polisten korkuyorsunuz farkındayım. Sağolsun teknoloji, polisin bir kişiye dokunamadığını gösterdi bize, o da kimmiş? Milletvekili oğluymuş! Bu durumda "külahların değişebildiğini" hepimiz gördük. Hepimiz öfkelendik. Polisten her sokağa çıktığında gaz ve tazyikli su yiyen parasız eğitim isteyen öğrenciler, AKP muhalifleri, Kürtler, transeksüeller, eşcinseller, işçiler bir yandan öfkelendi, polisine korkudan aşık “vatandaş”lar, milliyetçilik damarları her geçen gün daha da kabartılanlar, faşistler diğer yandan öfkelendi.
 
“Olması gereken” bir durumu birkaç gündür izliyoruz TV’lerde. Yorumları da okuyorsunuzdur, gazeteleri de, hatta siz bile dayanamamış yorum yapmışsınızdır bu konuyla ilgili çünkü insan haklarına saygısı olmayan yapının hakim olduğu ülkelerde böyle durumları görmek fantastik bir film izlemek gibidir, iki laf etmeden duramazsınız.
 
Yüce Türk polisini nasıl da dizmişler kurbanlık koyun gibi diyenler, polise olağan şüpheli muamelesi başlıkları atan gazeteler, devleti bir oğlana ezdirdiler diyenler, 2. Çuval vakası benzetmesi yapanlar… Ne ararsanız var. Polislerin dizilip teşhis edilmeye çalışılmasını çok tuhaf bir durum olarak algılayanlar çok. Alışılmış, kabul edilmiş, boyun eğilmiş, sistematik bir tapınma hali var çünkü polislere karşı. Mümkün değil polislerin bu duruma getirilmesi, hangi durumsa artık o?
 
En başta da yazdığım gibi mesela videodaki trans kadın bu durumdan haberdarsa algılayamamıştır neler olduğunu. Aklına şu soru bile gelmiştir: “Ben de acaba karakola gidip bana işkence yapan polisleri dizdirebilir miyim ki?” Yok abla, kanun önünde eşit olanlar zaten kendi oyunlarını oynuyorlar, biz birkaç sıfır yenik başlamışız hayata kanun önünde bile eşit olamıyoruz henüz.
 
Son olarak, polisin yetkileri o kadar fazla ki…
“Polisimiz”i o kadar çok seviyoruz ki…
Tecavüzcülerimize o kadar çok aşığız ki…
“Biz”den bir bok olmaz!
 
Yıllardır polisin yetkilerinin çok fazla olduğunu bıkmadan, usanmadan yazan http://www.baransav.com/ sitesine de bir göz atın derim… (http://barisingezegeni.blogspot.com)
 
 

Video Haber İkon  İlgili Video:


Etiketler:
Nefret