02/08/2012 | Yazar: Serpil Odabaşı

Ağlamaktan da, kardeşime, bedenime, vekilime, internetime, yazıma sözüme, çocuğuma, dereme tepeme… dokunma! demekten de yorulduk, onlar dokunmaktan ve herşeyin üzerine çıkıp tepinmekten yorulmadı.

Serpil Odabaşı | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Serpil Odabaşı
“Hava su ve toprak kirlendi artık Tuz ve ekmeğe karışıyor yüksek gerilim Yeryüzünün bütün koordinatları Barınacak bir yer arıyor. Haritadan silindi yüreğimin meskûn yerleri Her gün kütüklerden aşklar düşüyor hayat Artık  "ölü sayısı..." belirliyor gündemi” H.İzgören
 
Çok uzun zamandır ölü sayısı belirliyor gündemlerimizi ve belki de o bile belirleyemiyor artık ve onların görgü izan bilmez edepsiz fütursuz saldırıları…
 
Yeterince özgüven sahibi olanın paniği de olmaz, kudretini, sınırlarını bilir 79 yaşındaki 7 evlat büyütmüş bir anneden, 7 yaşında ki taş atan çocuktan, halktan, seçilmişlerden, puşi takan üniversiteliden bunca ödü patlamaz. 
 
Sözünü söyleyen ve sözünün etkisinden emin olan, sesini yükseltmez ya da saldırmaz, ancak gücü bir şeye yetmeyen acizler saldırırlar, bu durumda biz demiyoruz, TDK sözlüğü diyor ki bu panik hali, bu saldırganlık bu herşeyden öd patlaması haline, Zavallılık’ deniyor,
 
 Sivil ve meşru insan hakkı olan Toplantı ve gösteri özgürlüğünden ödü patlayan bir iktidar , yüzlerce 7 yaşında ki çocuğu TMK ya gore yetişkinler gibi yargılıyor, kendi sesisinden farklı çıkan her sesi mahkum ediyor, nefes alacak bir tek alan bırakmadan girdiği her yerde “Varmı bize yan bakan?” nidaları atıyor.
 
Herkes kendi cam fanusundan çığlıklar atıyor, cümlelerimizi birbirimize kuruyor, birbirimize bakıyor ve birbirimize ağlıyor, öfkeleniyoruz.
 
Hiç bir cam fanus, diğerini görmüyor, oysa cam fanuslara dikkatli bakıldığında herkes dışarda, karşıdaki o kadar fütursuz ve  nemrutki, görgü ve izan sınırları bile yerle bir olmuş durumda.
 
İnsani tek bir pencere  tek bir saksı bırakmamak üzre saldırıyorlar. Evet biz de sıkıldık  aslında ağlamaktan da, kardeşime, bedenime, vekilime, internetime, yazıma sözüme, çocuğuma, dereme tepeme… dokunma! demekten de yorulduk, onlar dokunmaktan ve herşeyin üzerine çıkıp tepinmekten yorulmadı, başka bir yolu ve dili olmalı pencereleri korumanın, ışığı çaldırmamanın ve başka bir izahı olmalı bunca nefessiz bırakılmanın…

Etiketler:
Nefret