16/11/2014 | Yazar: Canan Bozkurt

Önemli olan pornografinin, toplumsal ifadelendirilişi ve bireyin üzerine nasıl bir etki yaptığıdır.

Canan Bozkurt | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Canan Bozkurt
Söz konusu olan şey pornografiyi ne günah keçisi ilan etmek ne de kendinde kötü olarak tanımlamak ve yok saymaktır. Önemli olan pornografinin, toplumsal ifadelendirilişi ve bireyin üzerine nasıl bir etki yaptığıdır. Ataerkilliğin işaret dilini nasıl yansıttığı ve cinsel yönelim konusundaki algıya nasıl yer verdiği, bu ifadelendirme tarzlarından birisidir.
 
Pornografinin bir tanımını sunmak; birçok şeyi tanımlamanın verdiği içerme/dışarıda bırakma zorluğunu da göze almakla beraber yine de şu şekilde düşünülebilir:
 
Pornografi kişinin cinsel organlarının uyarılmış biçimleriyle görsel ya da sözlü olarak gösterilmesidir.(1) Burada dikkat edilecek nokta erotik bir amaca hizmet edilip edilmediğidir. Çünkü bir çok sanat dalı bu yüzden pornografik olarak engellenme ve suçlanma durumu ile karşı karşıya kalmıştır. Bu yüzden cinsel organların ya da bedenin bilinen bazı fetişlik bölgelerinin sunumu erotik bir tatmin, mastürbasyonel seks ya da sevişme öncesi birlikte yapılan eylem pratikleri gibi görülmenin dışında yer alıyor ise, pornografik olarak değerlendirilmesi de zorlaşabilir. “Pornografinin birincil özelliği, bakışın görülen nesne tarafında yer alacağına seyirciye ait olmasıdır.”(2) Bu hususta da gerek teknik ekip gerekse oyuncular ona göre hareket eder. Bu bağlamda pornografi; seyircinin de oynayanların da eylemlerin bilindik erotik amaca ulaşmasını beklediği ama bir yandan da bunu “unutma” konusunda ortaklığa vardıkları bir antlaşmadır.
 
Söz konusu olan şey pornografiyi ne günah keçisi ilan etmek ne de kendinde kötü olarak tanımlamak ve yok saymaktır. Önemli olan pornografinin, toplumsal ifadelendirilişi ve bireyin üzerine nasıl bir etki yaptığıdır. Ataerkilliğin işaret dilini nasıl yansıttığı ve cinsel yönelim konusundaki algıya nasıl yer verdiği, bu ifadelendirme tarzlarından birisidir.
 
“Cinsel davranışın toplumsal ve psikolojik öğelerine pornografide yer yoktur: Kur yapma, flört etme, reddetme, baştan çıkarma, hatta soyunma ya da uyuma gibi olağan günlük faaliyetlere yer yoktur. Katılanlar başlamak için çok isteklidirler. Kadınlar her zaman istekli, erkekler her zaman güçlüdür… Kadınlar uyarıldıkları gibi orgazm olurlar… Gerçekte bunlar kılık değiştirmiş erkeklerdir.(3)
 
Pornografik davranışlar, eril davranışların seks figürleriyle bir bileşimini sunuyor bize. Eşcinsel pornografik görüntüler de bu erillikten nasibini alıyor; kadın bedeninin bütünlüğünü tehdit eden, gerçek dışı erotik eylemler eşcinsel kadınların da eril tipolojiyi sürdürdüğü bir görüntü olarak çiziliyor. Eşcinsel kadınlardan da birisi olmazsa olmaz maskülen bir role bürünmek zorundaymış gibi davranıyor ya da üçüncü bir kişi oyuna katılıyor ve seksüel eylemlerin tamamlanmasına yardımcı oluyor ve bu da çoğunlukla bir erkek oluyor. Erkek figürünün anlamı, görüntüde yer alan başarısız seksin kurtarıcı rolü olmasını göstermektedir. Böylece ”lezbiyen porno” olarak adlandırılan bu görüntü sadece eşcinsel kimlikten tamamen uzak olduğunu ve heteroseksüel bakışı merkeze aldığını göstermiş oluyor.
 
İnternette yer alan pornografik içerikli sitelerde birçok kategorik adlandırmalara yer veren görüntüler mevcuttur. Bu kategorilerin içine tecavüzün de eklenmesi dikkat çekici unsurlardan birisidir. O halde şunu sormalıyız:
 
Tecavüz nasıl oluyor da erotik bir unsur olarak kullanılıyor?
 
Pornografide yer alan tecavüz, cinsellik ve şiddet arasındaki ilişki, beden üzerinde iktidar kurma talebinin gerçekleştiğini göstermektedir. Şiddet ve cinsellik duygusuyla beslenmeye devam eden tecavüz de, medya organları aracılığıyla daha da yaygınlaşmaktadır. Dizilerde yer alan tecavüz sahnelerinin bir espriye neden olacak kadar basite indirgenmesinin nedeni de budur. Tecavüz bu şekilde gerçek anlamından sıyrılıyor ve başka bir şeyin anlatı aracı olarak işlev görüyor. Buna bir başka örnek de erkek iç giyim ürünlerinden daha çok boxer olarak bilenen çamaşırların üzerinde çeşitli yazı ve görsel öğelerin bulunması verilebilir. Örneğin kıyafet pazarlarında, “Fatma Gül’ün Suçu Ne?” ifadesine yer verilecek kadar ileri gidilebilme cesaretini gösteren bu çamaşırlarla karşılaşmak pekala mümkün. Burada söz konusu olan penisin beden bütünlüğünden kopması ve parçalanmış bedenin bir organı olarak görülmesidir. Eğer ortada bir suç varsa, bu tecavüz bile olsa penis hoş görülebilir. Tecavüz konusunda yer alan tahrik tartışmaları da bu düşüncenin yansımalarındandır. “Cinselliğin, erkek ve kadın imgelerindeki farklı konumları, erkeklerin genelde gösterdikleri anlayışsızlık, onların kadınların tecavüzü düşündüklerini, gizlice istediklerini ve her davranışlarıyla “istendiklerini” düşündürmeye itmektedir.”(4) Eğer bu eşcinsel, trans bir kimliğe sahip bir kadınsa, ilk algı erotik çağrışımlardan ibarettir. Yani bu kimliğe sahip olması bile, bedeninin bütünlüğüne yönelik bir tehdidi taşıdığını gösterir. Bu, aynı zamanda heteroseksüel olmayan ilişkilerin sadece genital sekse indirgendiğini de göstermektedir.
 
Pornografik olan içerisinde “tecavüz”, “sado-mazohizm”le karıştırılmayacak belirgin farklar taşır. Çünkü “sado-mazohizm”, iddia edildiği gibi bir saldırganlığın, derin bir şiddetin ifadesi değildir; bedenin bilinmedik, daha önce deneyimlenmemiş bölgelerini erotikleştirerek yeni hazlara olanak sağlamaktadır. Sado-mazohizm stratejik bir oyundur. Bazen oyunun kuralları ihlal edilir, bazen de belirli sınırların varlığına ilişkin bir anlaşmaya uyulur.(5) Tecavüzde ise, bedenin özlük haklarına yönelik ihlal söz konudur ve bu ihlali haklı çıkaracak “tahrik”, “dekolte”, “bakış”, “duruş”, “yürüyüş” gibi bedene atfedilen bir nedenler silsilesi olamaz.

Sonuç olarak pornografi ve tecavüz arasındaki bağ, aynı zamanda cinsellik ve şiddet arasındaki ilişkilendirmenin sonucudur. Bu yönde uygulanması gereken en önemli şey, “hadım etme” tartışmalarında olduğu gibi, durumu sadece “penis”e indirgemek yerine, bedenin bütünlüğünü göz önüne alan cinsel eğitim projelerinin geliştirilmesini sağlamaktır.
 
Dipnotlar:
(1) Faust, Beatrice, “Kadınlar Seks ve Pornografi”, Mert Yayıncılık, 1986, s.23
(2) Sayın ,Zeynep , “İmgenin Serüveni ve Pornografisi”, Metis Yayınevi, 2003, s.323
(3) Faust, Beatrice, “Kadınlar Seks ve Pornografi”, Mert Yayıncılık, 1986, s.28
(4) Faust, Beatrice, “Kadınlar Seks ve Pornografi”, Mert Yayıncılık, 1986, s.151
(5) Çubuklu, Yaşar, ”Bedenin Farklı Halleri”, Kanat Kitap, 2006, s.150
 
Bu yazı ilk olarak Kaos GL Dergisi’nin “Taciz” dosya konulu 121. sayısında yayınlandı. 

Etiketler:
Nefret