06/08/2014 | Yazar: Ozan Yılmaz

Sosyalist bir LGBT örgütünün seks işçileri ile ilgili tavrı; çalışma koşulları, yaşam standartları, güvencesiz ve esnek çalışmalarını ortadan kaldıracak önlemleri savunmak olmalıdır.

İnsanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olarak karşımıza çıkan fahişelik, Sümerlerden, Eski Mısır’a, Roma Medeniyetine kadar izi takip edilebilen ender mesleklerden biridir. Bu bağlamda, Sümer inanışında yer etmiş ayinlerin başında gelen, tapınak fahişesi olarak nitelendirilen kadınların, belli dönemlerde erkeklerle birlikte olmaları toprağın verimliliğini, dölyatağının doğurganlığıyla bağdaştırılması nedeniyle ülkenin refah ve mutluluğunu sağladığına inanılan önemli ayinlerdendir.[1]
 
Eski Sümerlerden farklı olarak Yunan ve Roma medeniyetinde seksin dini inanış dışında fiziksel ihtiyaçları gidermede de kullanıldığının kanıtlarına ulaşmak mümkün olacaktır. Yani fahişeliğin bu dönemde meslekleşmeye başladığını söyleyebiliriz.
 
Fuhuş ve seks ticareti
 
Geniş anlamda fuhuş kelimesinin anlamını ele alırsak; karar verme yetisi olan yetişkinler arasında para veya mal karşılığında herhangi bir zor kullanma olmadan gerçekleştirilen cinsel hizmet alışverişidir. Bu bağlamda seks işçisi, sokak fahişeliği, eskort hizmetleri, telefon arkadaşlığı hizmetleri, pornografi yıldızlığı, erotik dans ve erotik masaj hizmetlerini kapsayan her türlü hizmet alışverişini gerçekleştiren kişi olarak tanımlanabilir.
 
Fuhuşu dar anlamı ile ele alırsak; karar verme yetisi olan yetişkinler arasında para veya mal karşılığında herhangi bir zor kullanma olmadan gerçekleştirilen seks hizmetidir. Ve bu bağlamda seks işçisi, seks hizmetini sağlayan kişidir.
 
Bu tanımlamaların ışığında seks işçiliği teriminin kullanılmasının neden doğru olacağı yönünde bir kaç tespit yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum.
 
İlk olarak seks; yukarıda da değinildiği gibi mülkiyet ilişkilerinin gelişmeye başlamasından beri metadır. Sadece arz ve talep ile açıklamaktan yoksun olsa da kapitalist ilişkiler bağlamında seksin meta olmadığını ileri sürmek mümkün değildir. Bu bağlamda seks işçiliği terimi daha doğru bir yere oturmaktadır ve seks işçiliğini hizmet sektörünün bir dalı olarak ele almak daha doğru olacaktır.
 
İkinci olarak; seks işçiliği teriminin, fuhuşu meşrulaştırdığı ve birçok seks işçisinin bu mesleğe zorla itildikleri gerçeğini kamufle ettiği iddiasıdır. Bu iddia yanıltıcıdır. Seks işçiliği ifadesi bence bu gerçeği apaçık ortaya çıkartan sözcüklerden biridir. Kapitalist üretim ilişkileri bazında düşünüldüğünde seks bir meta ve bu hizmeti gerçekleştiren bireyler seks işçileridir. Seks işçiliği terimi olmadan sömürüyü açıklayabilmenin pek de mümkün olduğunu düşünmemekteyim.
 
Son olarak; zorla çalıştırılmanın seks işçiliği terimi altında değerlendirilmesinin doğru olmadığını düşünmekteyim. Zaten seks işçiliği tanımını içeren önemli unsurlardan biri “zor kullanmama”dır. Zorla çalıştırılan ve seks ticareti içerisinde konumlanmış insanlar için önerdiğim terim ise seks köleliğidir ve seks işçiliğinden ayrı bir noktada durmaktadır.
 
Ne yapmalı?
 
Seks işçiliği diğer birçok meslekten farklı özellilere sahip ve tek başına incelenmesi gereken bir meslektir. Bu bağlamda bir sağlık emekçisi ile bir seks işçisini karşılaştırmak her ikisi de hizmet sektöründe çalışsalar dahi doğru olmayacaktır. Seks işçiliği; çalışma koşulları, yaşam standartları, çalışma şekilleri, çalışma mekânları gibi birçok özellik bağlamında farklıdır. Seks işçilerinin esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri yanında bu özelliklerinin unutulmaması önemlidir. 
 
Türkiye’de trans ve eşcinsel seks işçilerinin, toplam seks işçilerinin %15’ni oluşturduğunu ve trans kadınların %80’ninin seks işçisi olarak çalıştığını göz önüne alırsak[2]; kendisine LGBT örgütü diyen her örgütün seks işçiliği üzerine bir şeyler söylemesi şarttır. Hiç kuşkusuz sosyalist bir LGBT örgütünün seks işçileri ile ilgili tavrı; çalışma koşulları, yaşam standartları, güvencesiz ve esnek çalışmalarını ortadan kaldıracak önlemleri savunmak ve bu konularla ilgili politika üretmek olmalıdır.
 
Seks işçiliğinin kapitalizm doğurmamış olsa bile kapitalist ekonomik sistem içerisinde bir işçilik biçimi aldığı aşikârdır. Sosyalizm; seks işçiliğinin ortaya çıktığı nedenleri ortadan kaldıracak yegâne sistemdir. Bu bağlamda kapitalizm sonrasında seks işçiliğinin devam edeceği savı yanlıştır. Sosyalizm seks işçilerinin yegâne kurtuluşu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ve seks işçiliğinin sosyalizm ile birlikte ortadan kalkacağının söylenmesinin “devrimci ahlakçılık” olarak damgalanması kabul edilemez bir hata olacaktır.
 
“Tarihsel olarak fuhuş sektörünü ortadan kaldırmayı hedeflemeyen, seks işçiliğini mutlaklaştıran, hatta kutsayan liberal bir yaklaşımın sınıfları ve sömürüyü ortadan kaldırma mücadelesi karşısında herhangi bir meşruiyeti olamaz. Sosyalizmde de bazı insanların seks işçiliğini pek ala tercih edebilecekleri önermesi, devrimcilerin seks işçiliğini ortaya çıkaran koşulların tarihsel olarak ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki ilkesel yaklaşımlarının baştan "ahlakçılık" olarak damgalanması, bir işçilik biçimi olarak seks işçiliğinin mutlaklaştırılmasıdır. Tarihsel çıkarları tüm işçilik biçimleriyle birlikte sınıfları ortadan kaldırmaktan geçen işçi sınıfının bu misyonunu sınırlayan tüm yaklaşımlar özünde gericidir.”[3]
 
Seks işçiliği insanlık tarihinin eski mesleklerinden biridir. Seks işçiliği terimini bu eski mesleğin yeniden adlandırılması veya fuhuşun meşrulaştırılması olarak görmek yanlıştır. Biz sosyalistler, emek sömürüsünün sonlandırılmasının sosyalist bir sistemde olduğunu bildiğimiz gibi seks işçilerinin kurtuluşunun da sosyalizmde olduğunu en yüksek sesle dillendirmeliyiz. Seks işçilerinin çalışma koşullarını, yaşam standartlarını düzenleyecek, güvencesiz ve esnek çalışmalarını ortadan kaldıracak önlemleri savunmalı, bu konularla ilgili politikalar üretmeliyiz.


[1]     Muazzez İlmiye ÇIĞ, Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Yeri, İstanbul: Kaynak Yayınları, 2005, s.29.
[2]     Sex işçileri ve transgender bireylerin insan haklarının desteklenmesi projesi, sex işçiliği mevzuatı çalışma grubu, Sex İşçileri ve Yasalar – Türkiye’de Yasaların Sex İşçiliğiner Etkileri ve Öneriler,  İstanbul: İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı Yayını, 2011, s.35.
[3]     Tunca ÖZLEN, Seks İşçiliği Tartışmalarına Katkı, http://kaosgl.org/sayfa.php?id=17203 (02.08.2013)  

Etiketler:
Nefret