04/03/2022 | Yazar: Kaos GL

Gökkuşağı ve trans bayrağına açılan savaş, 2021’e damgasını vurdu. Polis, neredeyse her eylemde bayrakları taşıyanlara saldırdı. 8 Mart, trans kadınlara devlet şiddetinin köşe taşlarından biri oldu. LGBTİ+’lar #herşeyerağmen “Alışın, barışın gitmiyoruz” dedi.

2021’de polis, gökkuşağı ve trans bayrağı avına çıktı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

“Vegan, queer, trans feminizm yaşatır yazan dövizimizdeki trans yazısından dolayı bizi önce alana almadılar. “Bugünle alakası yok. Kadınlar günü bugün” dediler. Trans kadınlar kadındır dedik. Ancak temelde trans yazdığı ve trans renkleri olduğu için almadılar. 3-4 kişiydik. O sebeple dövizi bir esnafa bırakmak zorunda kaldık. Girişin diğer tarafında da bir arkadaşımızın çorabı gökkuşağıydı. Çorabı çıkarmasını istediler. Avukatlar görüşüp öyle girildi. Polisler, “Ama çorabı çıkarıp sallarsan bayrak gibi, alırız seni, uyarıyorum” da dedi. Çantasında trans yazıyor diye giremeyenler de var.”

Adana’da 2021 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yaşananların özeti bu cümleler, Kaos GL’nin LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Raporu’ndan. “Her Şeye Rağmen” üst başlığıyla yayınlanan rapor, derneğin 2007 yılından beri sürdürdüğü insan hakları izleme çalışmalarının bir ürünü. Medyaya yansıyan ihlaller ile Kaos GL Derneği ve ilişkide olduğu diğer sivil toplum örgütlerine başvurular üzerinden hazırlanan rapor, 2021’de LGBTİ+ haklarının durumunu gözler önüne seriyor.

Gökkuşağı ve trans bayrakları “suç delili” olarak görüldü

Raporda, 2021’de yoğunlaşan gökkuşağı bayrağına saldırılar ayrı bir başlıkta ele alınıyor. “Bir Suç Delili: Gökkuşağı Bayrağı” başlıklı bölümde siyasetçilerin nefret kampanyalarının bir yansıması olarak ülke genelinde gökkuşağı bayrağı avına çıkan polisin hukuk dışı uygulamaları yer alıyor:

“LGBTİ+’ları sembolize eden ifade araçlarının idari kısıtlılıklarla karşılaşması, geçmişte de yaşanmış ihlallerdir. 2021 yılı ise ceza hukuku anlamında gökkuşağı,

trans bayrağı gibi sembollerin ceza soruşturmalarına ve davalarına konu edildiği

bir yıl olarak önceki yıllardan negatif yönde ayrışmıştır.

“LGBTİ+’ları simgeleyen gökkuşağı bayrağının resmi olarak suç isnadına gerekçe kılınması da Boğaziçi eylemlilikleri sırasında gerçekleşti. 25 Mart’ta üniversitenin yer aldığı Hisarüstü Mahallesi’nde dört genç, gökkuşağı bayrağı taşıdıkları gerekçesiyle gözaltına alındılar. Soruşturma sonunda açılan ve Boğaziçi Gökkuşağı Davası olarak anılan davada 12 öğrenci yargılanmaya devam ediyor. Gökkuşağı bayrağı bir suç delili olarak ele alınıyor.

“Bir öğrenci hakkında gökkuşağı bayrağı açması nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldı. Benzer bir soruşturma, merdivenleri gökkuşağı renklerine boyadıkları gerekçesiyle Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencisi için de açıldı. İstanbul’dan Türkiye’nin birçok kentine yayılan Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde açığa çıkan ve en üst düzey kamu görevlileri ve siyasi kişilerce sürdürülen nefret kampanyası, LGBTİ+ hak örgütlerinin kapatılması çağrıları, LGBTİ+ varoluşunu sembolize eden gökkuşağı bayrağı gibi ifade araçlarının birer suç delili olarak muamele görmesi, 2021 yılının tümüne ve yıl içindeki bütün eylem ve etkinliklere damgasını vuran atmosferi oluşturdu. Bu eylemliliklerde gözaltına alınan 590 ve tutuklanan dokuz kişi arasında LGBTİ+ kimliği devlet tarafından bilinen kişiler de vardı. Polis, Ankara ve İzmir dahil olmak üzere birçok kentte yapılan dayanışma ve protesto gösterilerinde LGBTİ+’lara saldırdı. Yalnızca göstericiler değil, avukatlar da polis şiddetine maruz bırakıldı.”

8 Mart, trans kadınlara devlet şiddetinin köşe taşlarından biri oldu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kutlanması için ülkenin dört bir yanında yapılan gösteri ve eylemlerde kullanılan gökkuşağı ile trans bayraklarına ve onları taşıyan ya da üzerinde bulunduran kadınlara dönük polis saldırılarının LGBTİ+ varoluşunun kriminalize edilmesinin Boğaziçi eylemlilikleri ile sınırlı olmadığını gösterdiğini vurgulayan raporda yaşananlar şöyle özetleniyor:

“Türkiye’nin birçok yerinde düzenlenen 8 Mart eylemlerine lezbiyen, biseksüel, trans, interseks ve diğer kimliklerden katılımcılar, varoluşlarını sembolize eden gökkuşağı, trans bayrakları ve “transfeminizm” sloganları içeren afiş ve dövizlerle katıldı. Ancak Adana, İstanbul, Ankara dahil birçok kentte polis, spesifik olarak bu bayrak ve sloganları içeren dövizlerin alana sokulmasını keyfi ve fiili olarak yasakladı. Bu yasak bütün şehirlerde ve gösterilerde fiilen uygulanmaya devam etti; açık alan etkinliklerinde gökkuşağı veya trans bayrağı taşıyanlara polis istikrarlı olarak saldırdı.

“Keyfi yasağa İstanbul Kadıköy’de yapılan 8 Mart eylemlerinde yaşanan polis şiddeti eklendi. Gökkuşağı renklerine sahip şemsiyelerin dahi alana sokulmasına güç kullanarak karşı koyan polis, trans+ kortejine saldırdı. Kortejin attığı “Travestiyiz, buradayız, alışın, barışın gitmiyoruz!” sloganının kürsüden de atılmasının ardından polis, mikrofonu zorla kapattı. Eylemin sona ermesinin ardından trans aktivistleri izinsiz şekilde takibe alan polis, miting kürsüsünden konuşma yapan aktivistin yanı sıra sokak aralarında yakaladığı veya hareket halindeki taksileri durdurarak zorla araçlardan indirdiği trans kadınları şiddet kullanarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan transların avukata erişimleri uzun süre kısıtlandı. 8 Mart, özellikle trans kadınlara yönelen devlet şiddetinin bir öfke ve nefret eylemine dönüştüğü köşe taşlarından biri oldu.”

Rapora ulaşmak için tıklayın.

Rapor hakkında

Kaos GL’nin medya izleme faaliyeti sırasında objektifine giren haberlerin veya haber ajansından takip edilen günlük bültenlerin içerisinde yer alan haberlerin sırf raporlama için oluşturulmuş veritabanına aktarılması yoluyla elde edilen verilerden oluşan rapor, Türkiye’de LGBTİ+’ların insan hakları alanındaki en kapsamlı rapor olma özelliği taşıyor.

2007 yılından beri LGBTİ+’ların insan haklarını izleyen ve raporlayan Kaos GL, medyaya yansıyan verilerin yanı sıra kurumsal olarak verdiği danışmanlıklar veya sivil toplum ilişkileri, kişisel ilişkiler ve mesleki ilişkilerle elde ettiği bilgilerle de raporu zenginleştiriyor. Raporun ana kaynaklarından birini ise hak haberciliği yapan KaosGL.org internet gazetesi oluşturuyor.

Kaos GL LGBTİ+’ların İnsan Hakları Raporu, 1982 yılında oluşturulan HURIDOCS (Uluslararası İnsan Hakları Bilgi ve Dokümantasyon Sistemleri) sistematiği baz alınarak geliştirilmiş bir veritabanına araştırma sonucu elde edilen bilgilerin aktarılması ile oluşuyor.

2021 raporunda ayrıca hak sahipleriyle mülakatlardan alıntılar da yer alıyor.  “Her Şeye Rağmen” üst başlığıyla yayınlanan raporu Av. Kerem Dikmen kaleme aldı. Veri girişlerini ise insan hakları izleme uzmanı Defne Güzel gerçekleştirdi. Raporun kapağı ve içerisindeki fotoğraflar ise Ateş Alpar’a ait.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları
Dijital