04/03/2011 | Yazar: Murat Köylü

3 Mart Dünya Seks İşçileri Hakları Günü, İstanbul’da Taksim Hotel’de renkli bir etkinlik ile kutlandı.

3 Mart’ta dayanışma: Seks işçilerinin onuru insan onurudur Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı 3 Mart Dünya Seks İşçileri Hakları Günü, İstanbul’da Taksim Hotel’de renkli bir etkinlik ile kutlandı. Etkinlikte ayrıca, İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (İKGV) tarafından hazırlanan “Seks İşçileri ve Yasalar: Türkiye’de Yasaların Seks İşçilerine Etkileri ve Öneriler” isimli raporun tanıtımı yapıldı.

Etkinliğe Kadın Kapısı Derneği, Pozitif Yaşam Derneği, İstanbul LGBTT Derneği, Göç-Der ve Şefkat-Der gibi gibi sivil toplum örgütlerinden temsilciler ile konuya duyarlı kişiler katıldı. İstanbul Valiliği İnsan Hakları İl Masası başkanı Avukat Vildan Yirmibeşoğlu da katılımcılar arasındaydı.

 
Etkinliğin açılış konuşmasını aktivist Demet Demir yaptı. Demir’den sonra söz alan İKGV Genel Başkanı Dr. Berna Eren, vakıf olarak seks işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalıştıklarını söyledi. Eren’e göre, seks işçileri mevcut insan ve işçi haklarından yararlanamıyorlar. Mevzuatta ve uygulamada demokratik ve hak odaklı bir yaklaşım gerekiyor.
Berna Eren, İKGV
 
Seks İşçileri ve Yasalar: Türkiye’de Yasaların Seks İşçilerine Etkileri ve Öneriler
İKGV’den Dr. Muhtar Çokar, Avrupa Birliği desteği ile yürütülen proje kapsamında hazırlanan rapor ile ilgili bir sunum yaptı. Çokar, İKGV’nin ilk başlarda amaçladığı cinsel yolla bulaşan hastalıkları önleme çalışmalarının zaman içinde hak ve hukuki destek odaklı faaliyetlere dönüştüğünü belirtti.
 
Muhtar Çokar, Meyra Erdoğan ve Demet Demir
 
Çokar “Anladık ki sağlık, seks işçilerinin bir numaralı gündem maddesi değil. Baskı ve şiddet altında, daha çok ceza yememek, polise yakalanmamak için çabalıyorlar. Hukuki sorunlar; gizli, kayıtdışı çalışma koşulları ve polis şiddeti, seks işçilerinin gündeminde en önemli konumdalar. Sağlıklarını düşünebilecek bir yaşamları olamıyor. Çalışma ve barınma koşulları, yani insan hakları ile ilgili olarak Kadın Kapısı Derneği ile eşgüdüm içinde çalışıyoruz. Derneğin yürüttüğü projeler kapsamında seks işçilerine yasal destek veriyoruz. Ayrıca mevcut yasal mevzuatı inceleyerek bu rapora aktardık.” dedi.
 
Muhtar Çokar, İKGV
 
Seks işçiliği suç değil ama onunla ilgili hemen her şey suç
Türkiye’de seks işçiliği yapmak ceza kanununa göre suç değil, ancak bu işi yapmak için gereken neredeyse her türlü kültürel, sosyal etkinlik soruşturmaya uğrayabiliyor. Muhtar Çokar “Örneğin bu raporun basılması…” diyerek salonu şaşırttı. Polisler dün raporun basıldığı matbaayı basmışlar ve görüşmelerden sonra baskıyı durdurmamışlar. Çokar “Seks işçiliği yapmak suç olmasa da, bu iş ile ilgili yaptığınız herhangi bir şey kovuşturmaya neden olabilir.” dedi. Ev işletmek, aracılık yapmak, trafiği aksatmak, hayasız dolaşmak, gibi nedenler ile seks çalışanları sıklıkla idari merciler ile karşı karşıya geliyorlar.
 
Yasal seks işçiliği desteklenmedikçe kayıtdışı ve gizli çalışma artıyor
Türkiye’de seks işçiliği mevzuatı “düzenleyici” mevzuat. Yani, bir meslek olarak kabul ediliyor. Ancak bu mevzuatın kimi parçaları neredeyse 150 yıllık. Mesleği düzenleyen yeni kanunlar, şeffaf ve demokratik yaklaşımlar hem seks işçileri hem de toplum geneli için şart. Düzenleyici mevzuat var ama; ne yeni genelev açılıyor, ne de sektöre yeni kayıtlı seks işçileri dahil ediliyor. Sonuç: Gizli, kayıt ve kontrol dışı fuhuşun hızla artması. Ayrıca yürürlükte olan mevzuat ile karşılaşılan uygulamalar birbirlerinden farklı. Gizli seks işçiliği giderek artıyor. Şu anda Türkiye’de yaklaşık olarak 100 bin seks çalışanı var. Bunun ise sadece 3 bininin genelevlerde. Devletin elinde ise kesin, ayrıntılı veriler bulunmuyor.
 
Sivil toplum temsilcileri Vildan Yirmibeşoğlu ile
 
Çokar: Nefret cinayetlerinin artmasında kayıtdışı, gizli fuhuşun payı var
Muhtar Çokar gizli fuhuşun kaçınılmaz sonucunun şiddet, sömürü, zor kullanımı, kötü muamele olduğunu ekledi. Son yıllarda iyice artan translara ve travestilere yönelik nefret suçlarında da gizli fuhuşun payı olduğunu söyledi: “Gizli, izole edilmiş seks işçiliği şiddete eğilimli müşterileri çekiyor ve onlara uygun ortam yaratıyor. Bu tüm dünyada karşılaşılan bir durum. Oysa işçilerin birlikte çalışmaları hem şiddete, hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı çok daha güvenli bir ortam yaratıyor. Seks işçilerinin koşulları ile toplum sağlığı da bir bütün olarak etkileşiyor. Mevcut durum kabul edilemez. Bir an önce yasal seks işçiliğinin koşulları iyileştirilmeli ve kolaylaştırılmalı.”
 
İnsan hakları ihlalleri, ayrımcılık ve damgalanma
Çokar ile birlikte raporu hazırlayan ve ayrıca proje kapsamında seks işçilerine hukuki danışmanlık sağlayan Avukat Habibe Yılmaz Kayar ise, karşılaşılan insan hakları ihlallerine, ayrımcılık ve damgalanma sorunlarına dikkati çekti. Kayar “İhlallerin önemli bir kısmı kolluk güçlerinden kaynaklanıyor” dedi. “Ayrıca, seks işçilerinin adalete erişimleri neredeyse hiç yok. Yaşadıkları ihlallerin yasal takibini yapamıyorlar. Bunun sonucunda da suçlular cezasız veya takipsiz kalıyor. Seks işçileri, sağlık kurumlarında da ihlallere ve insan onurunu çiğneyen muameleler ile karşılaşıyorlar.”
 
Polis kurşunu seks işçilerini de hedef almış
Kayar, polis tarafından silah ile vurulan bir danışanının olduğunu, yasal sürecin devam ettiğini aktardı. Kurşun, birçok ameliyata rağmen hala içeride. Kayar “Polis kendisi meşru müdafaa ettiğini iddia ediyor. Polis, seks çalışanı elini çantasına attığında silah çıkartacağını düşünerek kendi beylik tabancasına davranmış. Sonra da seks çalışanının peşinden koşarken yanlışlıkla düşmüş ve düşerken yanlışlıkla danışanımızı vurmuş. Peki ama, ben de soruyorum; kaçan bir insan nasıl vücudunun önünden vurulur. Savunmanın düzmece olduğu açık gibi.” dedi.
 


Avukat Habibe Yılmaz Kayar

Adalete erişim değil, adaletten korku var
Kayar’a göre kendisinden danışmanlık hizmeti alan seks işçilerinin hiçbirisi şimdiye dek avukata ya da savcıya gitmemiş. Baronun adli yardım hizmetinden de yararlanmamışlar. Kayar “Nasıl ise hiçbir seks işçisi avukat istememiş. Neden biliyor musunuz? Çünkü kendilerine imzalatılan formlarda zaten kolluk kuvvetleri önceden avukat istemiyorum ksımını işaretliyorlar” dedi. Kayar’a göre işin daha da kötü tarafı ise şu: Seks çalışanları avukatlara ve barolara da güvenmiyorlar.
Yasal gündem ile de düşüncelerini paylaşan Kayar, ayrımcılık yasasına atıfta bulunarak, seks işçileri gibi, son derece dezavantajlı durumda bulunan grupları görmezden gelen bir ayrımcılık ile mücadele yasasının kabul edilemeyeceğini söyledi.
Kayar’ın dikkat çektiği diğer bir konu ise HIV/AIDS. Toplumun her yaştan, cinsiyetten ve cinsel kimlikten, meslekten kesimini etkileyen HIV, seks işçileri için de dikkatli olunması gereken bir konu. Kayar, “Ayrımcılık ve damgalama, HIV/AIDS’in yayılımını önlemede en büyük engeldir. Bu yüzden, seks işçilerinin haklarının iyileştirilmesi ile HIV/AIDS ile ilgili çalışamlar bir arada olmalı. Ayrıca seks işçilerinin mahremiyet haklarının korunması gerektiğini, kişisel verilerinin paylaşımı konusunda da hukuksuz ve insan onuru ile bağdaşmayan uygulamalar var” dedi.
 
Göç-Der, Pozitif Yaşam ve İstanbul LGBTT dernekleri, seks işçilerinin küresel sembolü Kırmızı Şemsiye'nin altında birleşti
 
Toplumsal eşitsizlikler giderilmeli, gizli fuhuş kayıt altına alınmalı
Görüş paylaşımı bölümünden önce etkinliğin son konuşmasını yapan Meyra Erdoğan “Dünya Seks İşçileri Günü” ile ilgili İKGV adına bir açıklama yaptı. Erdoğan da, çocukların, kadınların ve trans bireylerin fuhuş alanından uzak tutulması konusundaki çalışmaların son derece yetersiz olduğunu belirtti. Açıklamasından dikkat çekilmesi gereken noktalar şöyle:
• Toplumsal eşitsizliğin kadınlara ve trans bireylere yönelik olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaksızın fuhuşun yasaklanması ya da kısıtlamalara tabi tutulması, bu grupların savunmasızlığını arttırmaktadır. Seks işçileri, diğer yurttaşların ve çalışanların yararlandığı hak ve özgürlüklerden yararlanmalıdır.
• Fuhuş mevzuatı eksiksiz uygulanmalı, gizli fuhuşun yasal alana taşınması kolaylaştırılmalıdır. Tek başına fuhuş yapılan yerlere ve birleşme evlerine izin verilmesi sağlanmalıdır.
• Gizli fuhşun sınırlandırılması için uygulanan amaca aykırı ve ölçeksiz cezalandırmalar, seks işçilerinin güvenliğine ve sağlığına, böylece topluma zarar vermektedir. Seks işçilerinin cezalandırılmasının yerine bu kişiler şiddet, sömürü ve zorla çalıştırmaya karşı korunmalıdır.
 
İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı’na www.ikgv.org.tr , Kadın Kapısı Derneği’ne www.kadinkapisi.org adresinden erişebilirsiniz.

(Yeşil Gazete, Kaos GL)


Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Nefret