16/11/2015 | Yazar: Atlas Sibel Arslan

Mor Çatı Kadın Sığınma ile Kadın Dayanışma vakıflarının ev sahipliğinde "Sivil Düşün AB Programı Ağlar ve Platformlar Desteği" kapsamında düzenlenen "18. Kadın Sığınakları ve Dayanışma/Danışma Merkezleri Kurultayı" 14 Kasım’da başladı. Kurultaya 41 ilden 60 kadın örgütünün temsilcileri katıldı.

41 ilden 60 kadın örgütü Ankara’da buluştu Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Mor Çatı Kadın Sığınma ile Kadın Dayanışma vakıflarının ev sahipliğinde "Sivil Düşün AB Programı Ağlar ve Platformlar Desteği" kapsamında düzenlenen "18. Kadın Sığınakları ve Dayanışma/Danışma Merkezleri Kurultayı" 14 Kasım’da başladı. Kurultaya 41 ilden 60 kadın örgütünün temsilcileri katıldı.

Erkek şiddetine karşı kadınların kolektif gücü

İlk oturumda Kadın Dayanışma Vakfı gönüllüsü Pınar Çetinkaya, savaş ve çatışma ortamlarının, kadına yönelik şiddeti derinleştirdiğini belirtti. Çetinkaya, kurultayın açılışında yaptığı konuşmada, etkinlikte, farklı şiddet biçimleri ve bunlarla mücadele, yasal mevzuatın kullanımı, savaş ve çatışma ortamlarında şiddetle mücadelenin sürdürülmesi, kadın dayanışmasının kurulması gibi konuların ele alınacağını söyledi. Kurultayın bu yıl "Erkek Şiddetine Karşı Kadınların Kolektif Gücü, Dayanışma ve Mücadele Alanlarımız" başlığıyla düzenlendiğine işaret eden Çetinkaya, bu kurultayları 17 yıldır sürdürebilmelerinin çok önemli ve ilham verici olduğunu vurguladı.

“Öldürmeseydim ben ölecektim”

Kurultay’ın ikinci oturumunda İstanbul Feminist Kolektif, “Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor”  başlığı altında hazırladıkları raporu paylaştı. Bu yıl hazırladıkları raporda, şiddet gördüğü kocasını öldüren kadınların hayatlarına sahip çıkmaları, meşru müdafaa hakkı ve kadınların yanında yer alan örgütler yer alıyor. İstanbul Feminist Kolektif’ten Ayşegül Taşıtman raporda yaşadıklara hayatlara itiraz eden kadınları ele aldıklarını dile getirerek şunları söyledi: “İtiraz etmiş ve hayatta kalabilmiş ceza evinde olan kadınlara sahip çıkmak hepimizin hakkı. Çilem’in, Yasemin’in, Nevin’in öfkesine tanık olduk ve kadınlar öfkelenmeyi öğrendi. Meşru Müdafaa’nın hukuktaki karşılığı cezasızlık olmalı. Hukuk orada olay anına odaklanıyor, oysa erkek şiddeti tek bir tokatla başlayıp cinayete kadar gidiyor.”

Hak temelli izleme ve değerlendirme

Cinsiyet Eşitliği ve İzleme Değerlendirme Derneği’nin, “İzleme ve Değerlendirme”nin kadın mücadelesindeki önemini anlattığı üçüncü oturumda kadınlar cinsiyet eşitliğine dayanan izleme ve değerlendirmeyi tartıştılar. Bir sonraki oturumda, Ayata, Eşitlik İzleme Kadın Grubun’dan Gökçe Çiçek İstanbul Sözleşmesi’nin amacını ve önemini paylaştı.

Son oturumda Kadın Dayanışma Vakfı’ndan Psikolog Tülinay Kambur,  İnsan Ticareti ile Mücadele başlığıyla Türkiye’de göçmen, mülteci ve sığınmacı olarak gelen kadınların yaşadıkları şiddeti anlattı. Kambur, insan ticaretinin Palermo Protokolü’ndeki tanımına da değinerek; “Nataşalar” diyerek kategorize edilmiş, yaftalanmış ve aşağılanmış kadınların mağduriyetin kökeninin sadece bir sebebe indirgenemeyeceğini anlattı. Kambur, Türkiye’ye farklı sebeplerden dolayı gelen ve şiddete uğrayan kadınların sığınma evlerine yerleştirilmesi konusunda da zorluk yaşadıklarını söyledi.

3 gün süren Kurultay bugün sona erecek. 


Etiketler: kadın
Nefret