10/11/2009 | Yazar: Yasemin Öz

Kaos GL Dergisi’nin ‘Pornografik’ bulunan 28.

AİHM'deki Kaos GL Dergi Davasına Uluslararası Müdahele Talebi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Dergisi’nin ‘Pornografik’ bulunan 28. sayısının toplatılması ile ilgili AİHM’de görülen davada; Madde 19: Özgür İfade için Küresel Kampanya (Article 19: Global Campaign for Free Expression), Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Hukuk Okulu Küresel Mücadeleler ve Hukuk için Miller Enstitüsü (The Miller Institute for Global Challenges and Law-California University School of Law) ile İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 3. Kişi sıfatıyla müdahale talebinde bulundu ve yazılı tavsiyeler sundu. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’ndan Cumhuriyet Savcısı Metin Sezgin'in 21/07/2006 tarih ve 2006/1708 Basın Soruşturma Sayılı yazılı talebine istinaden, Kaos GL dergisinin ‘Pornografi’ dosya konulu 28. sayısına, Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesince el konulmuştu. ‘28 sayılı nüshasının ‘pornografi’ dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin ‘Genel Ahlakın Korunması’ açısından aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla TALEBİN KABULÜ ile adı geçen derginin ilgili sayısının soruşturmaya esas olmak üzere TOPLATILMASINA ve EL KONULMASINA’ karar verilmişti.
 
Kararda, ‘Pornografi dosyası altında yazılan bir kısım yazı içerikleri ve resimlerinin genel ahlakın korunması açısından aykırılık teşkil ettiği’ ifadesi kullanılmıştı. Ancak, bu ifadede, hangi resim ve yazıların hangi gerekçelerle yasağa konu olduğu belirtilmemişti.
 
Toplatma kararına karşı Kaos GL Derneği tarafından AİHM’ne yapılan başvuru üzerine, başvuru talebi incelenerek kabul edilmişti. Söz konusu davaya; Madde 19: Özgür İfade için Küresel Kampanya (Article 19: Global Campaign for Free Expression), Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Hukuk Okulu Küresel Mücadeleler ve Hukuk için Miller Enstitüsü (The Miller Institute for Global Challenges and Law-California University School of Law) ile İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 3. Kişi sıfatıyla müdahale talebinde bulundu ve yazılı tavsiyeler sundu.
 
12 sayfa halinde sunulan yazılı tavsiyelerde, uluslararası hukukta ifade özgürlüğünün ne şekilde ele alındığı değerlendirilmesi yapıldı. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından alınan kararlar, Birleşmiş Milletler özel raportörlerinin tavsiyeleri ile Avrupa Konseyi’ne üye çeşitli ülkeler ile A.B.D. ve Kanada hukukunda ‘genel ahlak’ gerekçesi ile ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalarda hangi kriterlerin uygulandığı ortaya konuldu. Fiji, Hindistan, Avusturya, İspanya, Hollanda, İsveç, İngiltere, Kanada gibi ülkelerin mahkeme kararları ile AİHM kararlarından da örnekler verildi.
 
Tavsiyelerde, ‘Genel ahlak’ gerekçe gösterilerek hemen her ülkede ifade özgürlüğüne sınırlamalar getirilebildiği, ancak ‘genel ahlak’ kavramının zamana ve topluma göre değişen ve gelişen bir unsur olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiği, ‘genel ahlak’ kavramının yalnızca çoğunluğun değil farklı ilgi alanlarında olanların çeşitliliğini de yansıtması gerektiği, çoğulculuk iddiasında olan seküler bir demokrasinin tek bir bakış açısını toplum değerleri olarak ele alamayacağını ve bu perspektiften ayrılan ifadeleri sansürleyemeyeceğinin altı çizildi.
 
‘Genel ahlak’ argümanlarının ancak ve sadece toplumda gerçek ve kanıtlanabilir bir zarar doğduğunun gösterilmesi halinde kabul edilebilir olacağı vurgulandı. Yetkililerin ‘Toplumun hangi kesimine ne şekilde, ne zaman ve nerede bir zarar verildiğini ve oluşan spesifik zararı ortaya koymadan’ yayınları yasaklayıp toplatamayacakları vurgulandı. Yetkililerin sorumluluklarını varsayımsal değerlere dayanan tehlikeli mazeretlere sığınarak gerçekleştiremeyecekleri belirtildi.
 
Davanın en son gelinen aşamasında, AİHM Türk hükümetine davaya ilişkin görüşlerini sunmak için süre tanımıştı.

http://www.hrw.org/en/news/2009/11/04/amicus-brief-article-19-miller-institute-global-challenges-and-law

Etiketler: insan hakları
Nefret