21/08/2020 | Yazar: Ali Erol

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” haline gelen Akit’in Temmuz ayı homofobik nefret seyri…

Akit’in aylık nefret söylemi Temmuz listesi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL, medya çalışmaları kapsamında, cinsiyetçi, transfobik, homofobik nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik yayın organı Akit’in Temmuz ayı listesini hazırladı.

Akit’in aylık nefret söylemi Temmuz listesi, “LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan saldırı!”, “Akit’in kadınlara karşı cinsiyetçi nefreti dinmiyor!”, “Akit için özel sektörün homofobiği makbul”, “Akit’in homofobik nefret siyaseti”, “Akit’in kültür-sanat ve medya siyaseti: Sansür ve nefrete teşvik!” ve “Akit’in “köşe”lerinden homofobik nefret nakaratları” başlıklarından oluşuyor.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan saldırı!

Akit, manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonlarına Temmuz ayında da devam etti. Akit’in doğrudan LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına yönelik saldırıların Temmuz ayı bahanesi bir twitter hesabından yapılan ve İslam Peygamberi ile ilgili olduğu söylenen provokatif bir paylaşım oldu. LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına yönelik hedef göstermelerin ve nefret saldırılarının önünü açan provokasyonun ikinci ayağı ise Kaos GL adına açılan bir sahte twitter hesabıyla geldi. Kaos GL kamuoyuna yaptığı açıklama ile derneğin tek bir twitter hesabı olduğunu ve provokasyon amaçlı sahte hesap açanlar hakkında araştırma istediğini ve suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı: “Derneğimiz adına sahte hesap oluşturup, bu hesap üzerinden paylaşımlarda bulunan kişiler hakkında 16.07.2020 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup, soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyuna duyururuz.”

Söz konusu provokatif paylaşımın yapıldığı twitter hesabının sahibi olduğu açıklanan kişinin gözaltına alınmasına rağmen Akit’in, “Kudurdular! LGBT'li sapkınların çatı örgütünden Peygamberimiz ve İslam'a alçak hakaret!” manşetiyle, LGBTİ+ toplumuna ve kurumalarına yönelik hedef göstermeyi ve homofobik nefret saldırısına teşvik etmeyi tercih ettiği görüldü. LGBTİ+ kurumlarının, dernek, topluluk ve inisiyatiflerinin ilişkisinin bulunmadığı bilinen söz konusu “hesap”, Akit tarafından, LGBTİ+ toplum ve kurumlarını kriminalize edilip hedef gösterilebilmesi için “LGBT'li sapkınların çatı örgütü” yalanı ve çarpıtmasıyla sunuldu.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan saldırmak için bahaneye ihtiyacı bulunmayan Akit, Temmuz ayının vesilesini “LGBTİ’li sapkınlardan peygamber efendimize büyük saygısızlık” başlıklı haberiyle buldu. Oğuzhan Gültekin imzalı Akit haberi, LGBTİ+ kurumlarına yönelik homofobik nefret saldırısına aracı oldu. DİN-BİR-SEN Genel Başkanı Yusuf Özdemir, Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, İnsan Hakları Savunucuları Derneği (İHSD) Genel Başkanı Ali Akbaş, Aile Derneği Başkanı Adnan Kalkan aracılığı ile sarı sendika ve gongo’ların cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemleriyle LGBTİ+ kurumları hedef gösterildi: “Bu ahlaksızların önünü açan İstanbul Sözleşmesi feshedilsin. LGBTİ dernekleri de acilen kapatılsın.” 

“Sapkınlar, sosyal medyada kudurdu!” başlıklı gene Oğuzhan Gültekin imzalı Akit haberi, provokatif amaçlı söz konusu twitter paylaşımını bahane etmeye devam ederek “LGBTİ’li sapkınlar” söylemini sürdürdü. Sosyal medyadaki “Nefretin her türlüsüne karşıyız, Ayrımcılığa karşıyız” paylaşımları, “sapkınlara destek mesajı” olarak kodladı ve “hastalıklı düşüncelerini meşrulaştırmaya çalışıyorlar” ifadesini kullandı.

Akit, söz konusu bahaneyi bu kez, “İslam’a ve Peygambere şuursuzca saldıran tasmalı şerefsizlere büyük kapak! Listede tek Müslüman ülke yok” başlıklı haberinde kullandı, “LGBTİ’li sapkınlar” söylemiyle LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına saldırı amaçlı provokasyona devam etti.

Akit’in kadınlara karşı cinsiyetçi nefreti dinmiyor!

Taha Emre Özdemir imzalı “Mor Çete ve ekibi sokakları boş bırakmadı! Pınar Gültekin cinayetini de istismar ettiler” haberi: “LGBTİ'li sapkınlara desteği ile bilinen Çankaya Belediyesi'nin önünde toplanan Mor Çete ve ekibi … sapkın nesilleri meşrulaştıran İstanbul Sözleşmesi'ni savundu.” 

“'Kadına şiddet' bahane: İşte İstanbul Sözleşmesi'nin skandal maddeleri!” başlıklı haber: “Cinsel yönelim meşru gösterilmektedir. Nitekim son zamanlarda kızların erkek, erkeklerin kız kimliğine bürünmesi, erkeklerin erkeklere, kızların kızlara ilgi duyması vakaları artmıştır.”

Resul Ekrem Şahan imzalı, “Aileyi enkaza çeviren sözleşme feshedilsin” başlıklı haber: “Şu çok açıktır ki toplumu sürekli cinsiyet eşitlik kavramında yanıltan bu sözleşmenin amacı kadın kadına, erkek erkeğe evliliği yani eşcinselliği yaygınlaştırmak iftiraların meşrulaştırılmasına sebep olmaktadır.”

“Aileyi sapkınlara çiğnetmeyeceğiz” başlıklı gene Resul Ekrem Şahan imzalı Akit haberi: “Kadınların sesini kısamayacaksınız diyorlar. Sesleriniz o kadar iğrenç ki, lezbiyen ilişkileri savunan, erkek erkeğe ilişkiyi özgürlük sayan, aldatmayı en doğal hak gören iğrenç seslerinizi sonsuza dek kısacağız.”

Resul Ekrem Şahan, “Aileyi kurtarmak için dev buluşma” başlıklı haber ile “süresiz nafaka, İstanbul Sözleşmesi ve genç evlilik mağdurları” manipülasyonuyla cinsiyetçi ve homofobik nefrete bir kez daha aracılık ediyor: “Aileleri parçalayan, eşcinselliği yayan, toplumu çürüten İ. Sözleşmesi”, “Feminizm cinsel bölücülüktür, sapkınlıktır, küresel çapta sosyal bir terördür ve insanlık suçudur. Feminizm, bütün dinlerde lanetlenen eşcinsellikle yani LGBT ile kol kola yürür”, “Feminizm’in sonrası lezbiyenlik, eşcinselliğin sonrası da ensest, pedofili, zoofili, nekrofili gibi her türlü sapkınlıktır”, “evliliklerde zina suç olarak tanımlanmalı ve cinsel bölücülük yapan dernekler kapatılmalıdır”

“Tartışmaların odağındaki "İstanbul Sözleşmesi"” başlıklı Anadolu Ajansı haberi: “sözleşmeyi kendisine kalkan yapan LGBT ve bazı marjinal gruplar” 

“Nedir bu İstanbul Sözleşmesi? İstanbul Sözleşmesi ne zaman imzalandı?” başlıklı haber: “İstanbul Sözleşmesi eşcinsellere sahip çıkıyor… İstanbul Sözleşmesi’nin geleceğe yönelik oluşturduğu tehlikenin nedeni cinsel yönelim ve cinsel kimlik kavramlarıdır. İstanbul Sözleşmesi’nin Temel Haklar, Eşitlikler ve Ayrım Gözetme bendinde, cinsel yönelim ve cinsel kimliğe yönelik ayrım yapılmaması adına, bu olgular legallik elde ediliyor. LGBTİ örgütleri sözleşmenin bu kısmına dayanarak azgınlıklarına ve sapkınlıklarına meşru zemin oluşturuyor. İstanbul Sözleşmesi LGBTİ’ye karşı koruyucu bir metin anlamına gelirken bu sözleşmeyle LGBTİ bir çok ayrıcalığa sahip olmuş oluyor. Sözleşme zinayı meşrulaştırmakla kalmamış aynı zamanda eşcinselliğe de zemin açıyor.”

“Derdi kadın değil! İşte Koç Holding'in 'İstanbul Sözleşmesi' dayatmasının nedeni” başlıklı haber: “Cinsiyetsizlik propagandası yapan, ahlaksız projelere destek veren, çocuk kitaplarına bile sapkınlığı işleyen ve aile yapısı ile gelecek nesillerin altına dinamit döşeyen Koç…”

“Yusuf Kaplan'dan Koç Holding'e sert tepki: Bu ne şımarıklıktır! Kimsiniz siz?” başlıklı haber: “Asıl sorun, eşcinsel ilişkilerin yaygınlaşması, ailenin çökertilmesi!”

“'Toplumsal cinsiyet eşitliği ne anlama geliyor? İstanbul sözleşmesinin satır aralarını okuyalım'” başlıklı haberde aktarılan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın okuduğu “satır araları”: “Erkek karşıtlığını destekleyen bir sözleşme adaleti sağlayamaz. Enset, pedofili, eşcinsel evlilikler sosyal öğretilerdir, her kültür kendi kimliğinde özgür olmalıdır, onaylamama haklarını önlemek hiledir. Homofobi cinsiyet ayrımcılığıdır doğru ama evlilik karşıtlığı olan heterofobi de cinsiyet ayrımcılığıdır bunu da görmemek sinik felsefedir, hesap içinde olmaktır. Yerel olmadan evrensel olamayız yerelliğimizi korumak zorundayız.” 

Akit için özel sektörün homofobiği makbul

LGBTİ+ toplumunun Onur Ayı vesilesiyle dayanışma açıklamaları yapan uluslararası firmalar ve özel sektörden şirketler üzerinden homofobik nefret söylemlerini Akit’in Haziran dosyasında kayda geçirmiştik.

Akit’in imdadına, çalışanlarına, “Haziran ve Temmuz aylarında ürünlerde gökkuşağı, unicorn, gökkuşağı+ unicorn temalarının LGBT algısı yaratabilecek şekilde kesinlikle kullanılmaması gerekir” uyarısı gönderen tekstil firması LCW yetişti.

“Destek çığ gibi büyüyor! LC Waikiki’den ibnelere Osmanlı şamarı” başlıklı haber: “Sapkın LGBTİ’lerin sembollerinin yer aldığı ürünleri satmama kararı alan LC Waikiki’ye destek çığ gibi büyüdü. Sapkınlara avukatlık yapan birtakım gruplar markaya yönelik cılız bir boykot çağrısı yapsa da, Müslüman Anadolu halkı LC Waikiki’nin bu anlamlı tavrı karşısında desteğini esirgemedi.”

LC Waikiki yine gönülleri fethetti! Çocuklara 1 milyon 700 bin parça bayramlık!” başlıklı haber: “eşcinsel sapkınlığa karşı tavır alan LC Waikiki, sosyal medyada yine gündem aldı.”

““İbnelere geçit vermeyen LC Waikiki’yi örnek alın” çağrısı” başlıklı Anadolu Ajansı haberi: “Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, "İş dünyası, LGBT virüsüne karşı LC Waikiki gibi hassasiyet göstermeli" dedi.”

LGBT ahlaksızlığına dik durdu: LCWaikiki'ye skandal boykot çağrısı” başlıklı haber: “Türkiye'de hemen her alanda faaliyet gösteren LGBT lobileri…”

Akit’in homofobik nefret siyaseti

LGBT'li sapkınlar için üstü kapalı teklif! CHP istedi, AK Parti ve MHP reddetti” başlıklı, Akit’ten gecikmeli bir haber, herhalde Onur Ayı Haziran’a yönelik homofobik nefret ile son anda yetiştirmiş olmalılar. kaosGL.org’da “Gökkuşağı renklerine bürünülerek birtakım şeyler yapılmak istendi” başlığı ile yayınlanmış olan haberi, Akit, üç ay gecikmeyle gördü: “CHP’lilerin İBB’de 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Şube Müdürlüğü' kurulmasına ilişkin teklifi, AK Parti ve MHP’li meclis üyeleri tarafından reddedildi. AK Partililer, “Burada LGBT savunulmaktadır. CHP yönetiminin aile yapımızı parçalamasına izin vermeyiz” diyerek tepki gösterdi.”

LGBTİ+’ların varlığını ve kent hakkını inkâr eden ayrımcı muhafazakâr siyasetin temsilcisi AKP’li meclis üyelerinin homofobik ve transfobik nefret söylemleriyle İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi gündeminde kapanmayan “gökkuşağı” ve “LGBTİ” tartışmasına, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ da dahil oldu. Akit, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın, “Dağ, cinsel yönelimleri farklı olan yurttaşlarımızı hedef göstererek nefret suçu işliyor” cevabı verdiği AKP Genel Başkan Yardımcısı’nın homofobik nefret söylemine aracılık etti. “Hamza Dağ'dan Soyer'e tepki: Sapkın zihniyetin meşrulaştırılmasının karşısında olacağız” başlıklı haber: “Sayın Soyer, evinin odalarını LGBT renklerine boyayabilir, kişisel tercihidir. Lakin bir kamu binasını, pedofili ve ensest ilişkileri meşrulaştırmayı amaçlayan bir sapkınlığı simgeleyen renklerle boyayamaz.”

Harun Sekmen, “LGBTi sapkınlığı” haberini bu kez, BBP’li Mustafa Destici ile yerine getirmiş. “LGBTi sapkınlığına müsaade etmeyiz” haberi, “Türkiye’deki özgürlük ortamını sabote eden LGBTİ sapkınların son dönemdeki iğrenç faaliyetleri hakkındaki fikirlerinizi rica edebilir miyiz?” sorusu ve “Ayasofya Türkiye’nin egemenlik meselesi” başlığı altında geliyor: “LGBTİ gibi sapkın yaşam tarzlarının Türkiye’de yeşermemesi ve buna müsaade edilmemesini istiyoruz. LGBTİ sanki bir hak ve özgürlük gibi sunulmaya çalışılıyor. Dünya kurulduğundan beri sapkınlık olarak kabul edilmiştir. LGBTİ yasaklanmıştır ve lanetlenmiştir. Çünkü hem aile hayatının hem de toplum hayatını temelini zedelemektir. Asla bir özgürlük bağlamında değerlendirilemez.”

Ali Babacan'dan tepki çeken LGBT açıklaması” başlıklı haber: “Medyascope'ta Ruşen Çakır'ın sorularını yanıtlayan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan eşcinsel sapkınlarla ilgili soru karşısında, "Herkesin yaşam tarzına saygılıyız" dedi.”

Taha Emre Özdemir imzalı, “Pes artık! LGBTİ'yi mübarek bayramımıza da alet ettiler” haberi: “CHP'li Adana Çukurova Belediye Başkanı Av. Soner Çetin Kurban Bayramı'nı kutlamak için hazırladığı afişte LGBTİ'li sapkınları temsil eden renkleri kullandı.”

Akit’in manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonla kurguladığı cinsiyetçi ve homofobik nefret yayınında sınırları aşan haberi “Avrupa Birliği ibnelik peşinde!” başlığı altında geldi: “Polonya, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından eşcinsellere karşı aldığı tavır nedeniyle Avrupa Birliği (AB) tarafından baskılanıyor, mobinge maruz bırakılıyor. AB, Polonya’nın ‘LGBT’siz belediyelerine hibe yardımlarını kesti.”

Akit’in kültür-sanat ve medya siyaseti: Sansür ve nefrete teşvik!

Muhammet Kutlu imzalı, “Twitter’a hukukçu tepkisi” başlıklı haberde, “LGBT, terör seviciler” ifadeleri bağlantılı ve birlikte kullanıldı.

“Yayına girmeden kaldırıldı... İbnelerin propaganda platformu Netflix yola mı geliyor?” başlıklı haberde, sansür sevinçle karşılandı, “uyuşturucuya ve eşcinsel sapkınlığa özendirme” ifadeleri bağlantılı ve beraber verildi.

Sapkın dizinin oyuncusundan AK Parti’ye tepki çeken cevap! Bir yanlışı başka yanlışla örtmeye çalıştı” başlıklı haberde, eşcinsellik, “sapkın yaşam tarzı” ve “sapkın ideoloji” ifadeli homofobik nefret söylemiyle tanımlandı.

“Kanal D’nin yeni dizisinde skandal görüntüler” başlıklı, “LGBTİ renklerinin yer aldığı şemsiyeler kullanılarak, sapkınlara destek verildi” haberi: “Sapkın LGBTİ’ler”, “LGBTİ’lerin sözde onur haftası”

“Bu kafada olan laikçi insanlar var... 3 yaşındaki çocuğa şimdiden alıştırıyorlar” başlığı altında, Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu ile Akit TV’de, “bazı çevreler tarafından yürütülen eşcinselliğe özendirme faaliyetleri”nin masaya yatırıldığı haberi geçildi: “LGBTİ’nin alkolik olmak gibi bir rahatsızlık olduğunu ve tedavi uygulanması gerektiğini söyleyerek, tıpkı 3 yaşındaki çocuğa içki içirerek alkole alıştıranların olduğu gibi eşcinselliğe de alıştıranların olduğunu söyledi. Birisi bu işe kendini kaptırdıysa, nasıl ki alkolik bir insanın kurtulması için tedavi uygulanıyorsa, bu işe kendini kaptıran insanların da tedavi edilmesi gerekir ve oradan kendilerini kurtarmaları gerekir. Elinden tutmamız lazım.”

Sapkın sevici Kadir Doğulu Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı hedef aldı” başlıklı video-haber: “Oyuncu Kadir Doğulu katıldığı bir programda eşcinsel sapkınlığı meşru gösterdi.”

Hacı Yakışıklı imzalı “YKS’deki LGBTİ’li Mabel Matiz sorusuna inceleme” başlıklı haber: “LGBT sapkınlığına yönelik propaganda… Mabel Matiz, LGBTİ’nin sözde ‘onur yürüyüşleri’nde ön safta yer alarak sapkınlığını ilan etmişti.”

Akit’in “köşe”lerinden homofobik nefret nakaratları

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” halini almış olan Yeni Akit’in cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret “köşe”lerinde haftanın gündemi, konusu Akit yazarları için fark etmez. “Tartışma” diye içine çekecekleri ırkçı, cinsiyetçi, homofobik nefret çukuru hiç değişmez! Akit’in Temmuz ayı “köşe”lerindeki seyir de farklı olmadı. “Köşe”leri ayrımcılık ve nefretle dolduran Akit’in manipülasyon muhabbetlerinde Temmuz ayı şöyle seyretti…

Abdurrahman Dilipak, “Ayasofya’yı açtık da!”: “Fuhuş, uyuşturucu, lezbiyenlik, homoseksüellik..”

Ali Karahasanoğlu, “Emekli müftünün gazetesi de ‘eşcinsel sözleşmesini yaşatın’ derse!”: “İstanbul Sözleşmesi’ndeki, “cinsel yönelim” ifadesi eksenindeki maddeler, tümü ile örfümüze, inancımıza aykırı.. Eğer siz, “Kadına şiddeti önlemek istiyoruz” diye sunum yapıp.. Bize, “Gayliği, homoseksüelliği, lezbiyenliği meşru gösteren bir sözleşmenin yürürlükte kalması”nı öneriyorsanız.. “Evlilik farklı cinsten insanların arasındaki bir akittir”i değiştirip, “farklı cinsler” ifadesini ortadan kaldırıp, “Aynı cinsten” iki insanın da evlilik yapabileceğini söylerseniz.. Bizim için “erkek erkeğe veya kadın kadına ilişki”deki gibi bir başka ahlaksızlıktır, ama şu an için henüz dillendirmiyorlar; “İkiden fazla insanın” bir araya gelmesini de aile olarak tanımlamaya kalkarsanız.. Size “Hayır. Yüz defa hayır, bin defa hayır” demek, bizim boynumuzun borcudur.. İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkışımız, “Kadına karşı şiddeti önleme maddeleri”nden dolayı değil.. “Cinsel yönelim” ile ilgili, yani eşcinsellik ile ilgili meşrulaştırıcı maddeleri sebebiyledir..”

Şevki Yılmaz, “Onursuzluk asla Özgürlük değildir!”: “Özgür cinsel yönelim, hür cinsel kimlikler, LGBT+, LGBTİ’’ gibi vs. harfleri birbiri ardınca sıralayarak biyolojik yaratılış kanununu hiçe sayarak, ruhsal kimlik bunalımlarına kılıf arayan hastaları tedavi etmek bu devletin asli görevidir zaten! 20 yıl önce 3 kişiyle ‘’Onursuzluk Yürüyüşü’’ yapanlar bugün Taksim Meydanı’na sığmıyorsa bir yerde hata yapmışız demektir! Başımızı ellerimizin arasına alıp bu küresel, emperyalist, sömürgeci fuhuş, pedofili ve sapkın karanlık güce karşı daha akıllı projelerle karşı durmamız lazım. Bu ‘’Eşcinsellik sapkın Furyası’’ artık her yerde! Yangın büyüyor ve acilen söndürülmek zorundayız!”

Hacı Yakışıklı, “Kabine değişikliği, ÖSYM, Mabel Matiz”: “LGBT özgürlük alanı değil, hastalık alanıdır… İlk kez Akit Gazetesi’nden okuduğunuz bu açıklama beraberinde tartışmaları getirdi ve birileri organize şekilde Matiz üzerinden “eşcinsel savunmasına” geçti. Matiz efendi de kendini pek masum gösterme gayreti içine girip; “Ama benim kalbim çok temiz, pek temiz, mis gibiyim” havalarına girmesin! Savunduğu eşcinsellik vakası toplumun istemediği, çok kirli bir vaka! Toplum afedersiniz bir erkeğin başka erkekle ilişkisini “normal” görmek zorunda mı? Yahu bunlar iğrenç şeyler yahu; bize bunları yazmaya mecbur bırakanlarla da mücadelemiz bitmeyecek!”

Sefa Saygılı, “Yaygınlaştırmak istenen fitne” başlıklı yazısında Cumhurbaşkanını, Yusuf Kaplan ve Numan Kurtulmuş’u yardıma çağırıyor: “İnsanlığın LGBT’lilere değil sağlıklı bireylere ihtiyacı vardır. Dünyada bu tür sapkınlıkların artmasının, normalleri sarıp sarmalamasının ne faydası olacaktır ki? Elbette bu tür insanlar da toplumda vardır, tarihin her zaman diliminde olmuştur, olacaktır da. Ancak bizlere ve bütün sağduyulu insanlara, kurum ve kuruluşlara düşen görev arızalı tiplerin değil sağlıklı insanların yaygınlaşmasını sağlamaktır.”

Ahmet Maranki, “Şeytan, sağdan vurmaya devam ediyor!!?”: “…lezbiyen, homoseksüel, LBGT, jigololuk meslek haline geldi… Hep diyoruz ki hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk normalleşti! Eşcinsellik, LGBT, İstanbul Sözleşmesi, CEDAW, 6284 sayılı kanun, aileyi paramparça eden hüküm ve yaptırımlar, toplumu tam manasıyla köleleştirdi! Hud, Semud ve Lut kavmi, Sodom ve Gomore gibi hadisat, bugüne göre masum kalır ve helâkımız da yakın herhâlde?!”

Arzu Erdoğral, “Asıl onur LGBT'nin karşısında durmaktır!”: “LGBT bir kimlik kabul edilemez. Eşcinsel evlilikler onaylanamaz. İnsan neslini tehdit eden bu sapkınlık aileyi ve toplum yapısını bozmaktadır. Sağlıklı nesillerin yetişmesini engelleyen eşcinselliğin bir insan hakkı olduğu yalanına inanmamak ve bu yönde oluşturulan baskıya asla boyun eğmemek mücadele açısından büyük önem taşıyor. Hiç kimse sapkınlığı yayma, normalleştirme hakkına sahip değil. LGBT bireyler de tedavi ve rehabilite olabileceklerine inanmalıdır. Ülkemizde LGBT derneklerine, uluslararası fonlardan büyük miktarlarda para aktarıldığı ifade edilirken devletimizin de bakanlıkları devreye sokarak bu konuda çok ciddi çalışmalar yapması şart. Elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı gibi halkın lanetlediği hiçbir yanlışın bu ülkede kök salma ihtimali yoktur. Türkiye milli ve manevi yapısını hedef alan saldırılara karşı da mücadele edecek güce de sahiptir. Milletimiz gerekli tavrı da gösterecektir.”

Muhafazakâr iktidarın mainstream’i…

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” halini almış olan Akit’in aylık nefret söylemi listesi, LGBTİ+’lara (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) yönelik ayrımcı dil, cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemleri içeren “haber” ve “köşe” yazılarının takibi ve kaydından oluşuyor.

Sosyal Psikolog Melek Göregenli, “nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıp yargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biri” olarak medyayı değerlendirirken, ekliyor, “nefret söylemi iktidarda olanın ayrıcalığıdır, nefret suçuna teşvik de iktidarda olanın ayrıcalığıdır.”

Nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden muhafazakâr medya organlarından Akit, iktidarın yaygın medya organı olmasından kaynaklı rahatlıkla ayrımcı dil ve nefrette sınır tanımıyor.

En son savcılığın, “ifade özgürlüğü” bahanesiyle, LGBTİ+’lara yönelik nefretini görmezden gelmesinin getirdiği güvence ve iktidara yakınlığın sağladığı ayrıcalık ile homofobik hoyratlığını iyice arttıran Akit, “köşe” yazıları ve “haber” adı altında hazırladığı nefret bültenleriyle yayına devam ediyor.


Etiketler: medya
Nefret