05/08/2022 | Yazar: Aslı Alpar

8. Mersin LGBTİ+ Onur Haftası nasıl geçti? Mersin Pride Komitesi’nden Pelin anlatıyor: Olduğum gibi olmanın özgürlüğü, komisyonda olmanın stresini aldı götürdü.

“Aradığımız etkinlik mekânlarını, önünde polisin beklediğini görüp, buluyorduk” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Valilik yasaklar, polis kentin tüm mekânlarını ablukaya alırsa, lubunyalar boş durur mu? 8. Mersin LGBTİ+ Onur Haftası, tüm engellere rağmen LGBTİ+’ların mücadelesiyle yaşandı.

Kentte LGBTİ+ aktivistleri, “İllüzyon” temasıyla 27-31 Temmuz tarihlerinde çeşitli etkinliklerde bir araya geldi. Peki, bu nasıl oldu? 8. Mersin LGBTİ+ Onur Haftası’nın örgütlenme pratiği ve dayanışma deneyimini, Pride komitesinden Pelin’le konuştuk.

“O kadar değerli bir dayanışma yaşadık ki”

Nasıl başladınız?

Mersin Onur Haftası etkinliklerinden iki gün önce yani 25 Temmuz’da Mersin Valiliği, 15 gün boyunca kentte tüm LGBTİ+ etkinliklerini yasakladığını duyurdu. Biz de bu yasağı protestoyla ettiğimiz basın açıklamasıyla başlattık.

aradigimiz-etkinlik-mekanlarini-onunde-polisin-bekledigini-gorup-buluyorduk-1

Bu yasak topluluğun ruh halini nasıl etkiledi?

Hafta boyunca heyecanımızı, sevincimizi yitirmedik ancak bu yıl sadece Mersin’deki yasak değil tüm Türkiye’de yaşanan onur etkinliklerinde kolluğun tavrından dolayı elbette diken üstündeydik.

Fakat Valiliğin yasak kararının ardından o kadar değerli bir dayanışma yaşadık ki; meslek örgütleri, sendikalar, insan hakları örgütleri etkinliklerimizi yapabilmemiz için bize mekânlarını açtı. Basın açıklamamızı Eğitim-Sen’de yaptık mesela… Yalnız olmadığımızı hissettik, çok değerli bir örgütlenme pratiği oldu.

Normalde neredeydi etkinlikleriniz?

Etkinlikleri kafelerde yapacaktık ve duyurmuştuk. Ancak yasağın ardından etkinliği duyurduğumuz yerlere yasak kararıyla polis gidiyor, etkinlikleri burada yaptırmayacaklarını söylüyor. Biz de sendikalara döndük.

aradigimiz-etkinlik-mekanlarini-onunde-polisin-bekledigini-gorup-buluyorduk-2

“Aradığımız etkinlik mekânlarını, önünde polisin beklediğini görüp, buluyorduk”

Peki, etkinliklerinizi yaptığınız mekânlarda sorun yaşadınız mı?

Evet, her etkinlikte kapıda polis vardı. Hatta ben etkinliğimizin olduğu bir mekânı bulmakta zorlandım. Sonra kapısında polis bekleyen bir yer gördüm, kesin burasıdır dedim. Gerçekten de etkinlik oradaydı. (Gülüyor)

Etkinlikler nasıl geçti?

Etkinlikleri planlarken güllümü ihmal etmedik ancak hepimizi geliştirmesini umduğumuz atölyeler de düzenlemek istedik. Bu yılın teması illüzyondu ve biz bu temaya uygun medya etkinlikleri planladık.

“Basılı İllüzyon” ve “Yok öyle bir şey” etkinliklerinde medyanın ve toplumun bizi nefrette görünür kıldığını ama bizim hayatımızı yok saydığını bir kez daha gördük. Mesela anaakım gazetelerde İstanbul Onur Yürüyüşü’ne dair tek bir haber yok; yüzlerce gözaltı ve kentin merkezinin kapatılmasını görmezden geldi basın. Ancak konu LGBTİ+’lara dair nefret olduğunda sayfa sayfa bizlere yer vermekten vazgeçmiyorlar. Bu etkinliklerimizden birinde bir lubunya gazetesi oluşturduk. Çok öğretici ve keyifliydi.

aradigimiz-etkinlik-mekanlarini-onunde-polisin-bekledigini-gorup-buluyorduk-3

Son olarak sizin için nasıl bir deneyimdi?

Benim ilk Mersin Onur Haftası deneyimim. Mersin Onur etkinliklerini hep sosyal medyada görüp özenirdim, çok renkli geçerdi. Ancak bu yıl önceki yıllar kadar kamusal alanda olamadığımız bir hafta oldu. Buna rağmen, kendini gizlemeden var olmak, lubunya sevgisini hissetmek, dayanışma o bir haftada sanırım ben dâhil hepimize çok iyi geldi. Olduğum gibi olmanın özgürlüğü, komisyonda olmanın stresini aldı götürdü.


Etiketler: insan hakları, kent hakkı
nefret