04/03/2015 | Yazar: Can Binali Aydın

Muhafazakâr ‘devrimcilerin’ günümüzde bile kendilerini kasıp kavurmalarına neden olan cins sorunuyla 40 yıl önce karşılaşmış, sağdan ‘sol’dan gelen onca baskıyı ‘siz bakmayın değişir elbet, güneşe ve penise tapan rüzgârın yönü’ diyerek karşılamıştır.

Arkadaş Zekai Özger öldürüldü! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Siyasal Bilgiler Yurdu’nda kalan toplamda üç yüz ilerici öğrenciye, Niğde Yurdu’ndan  bin beş yüze yakın faşist bir anda saldırdı.
 
Devrimci öğrencilerin canhıraş mücadelesine rağmen, sayıca üstün olan faşistler yurda girmeyi başardı.
 
Aralarında Zekai Özger’in de bulunduğu birçok öğrenci şiddetli darp neticesinde  ağır yaralandı. Saldırıya uğramakla kalmayan öğrenciler gözaltına alındı, işkence karakolda da sürdü!
 
İşte Arkadaş 24 Ocak 71’de başına aldığı derine işlemiş acelesiz yaralar neticesinde, 5 Mayıs 73 tarihinde Meşrutiyet Caddesi’nde yürürken kaldırımdan üç metre derine, yol kenarına düşüyor.
 
Parasız kaldığı günlerde eniştesi Ramiz Bilgin’den telgrafla yardım isterken ‘’Lütfen 50 lira gönderiniz.’’ dilini kullanan bu canım insan, kurumsallaşmış cinayet şebekelerinin yıllara yayılan cinayetiyle öldürülmüştür.
 
Evet, Arkadaş öldürülmüştür.
 
Yol ortasında yığılıp kalmasına neden olan beyin kanamasını 2,5 yıl önce gördüğü işkence neticesinde geçirmese de öldürülmüştür. Bir insanı saatlerce öldüresiye dövmek, ona işkence etmek ilk seferde öldürememektir. Arkadaş tek seferde öldürülemeyenlerdendir. Tek seferde öldürülemeyenlerimiz üzülsünler mi?
 
Şairlerle ilgili bir sürü şey yazılabilir, hatırlanabilir onlarla ilgili. Politik kimlikleriyle hatırlanabilir, imgeleriyle hatırlanabilir, iyi bilardo oynayabilirler, mutlaka vardır ördek avına gitmiş olanları, sarhoş olup kavga da etmiştirler, yalan bile söyleyeni neden olmasın? Fevkalade içmiş düz bir çizgi gibi Sarıyer sahilinde yürümüştürler, 50’ yılından bu yana hükümet ziyafetlerinde bulunmuş olmayanları oldukça çoğunluktadır. Şairler, yazarlardan sıkı tutmuştur gitmemenin ipini.
 
Zekai de onlardan biridir ve kim tarafından ne zaman hatırlanırsa hatırlansın naif bir kırılganlıkla hatırlanacak. Ondan haberdar olanlar bilecekler yükünü, kendilerinin de. Arkadaş, talipleri dışında görünmeyen bir mirastır.
 
Muhafazakâr “devrimcilerin” günümüzde bile kendilerini kasıp kavurmalarına neden olan cins sorunuyla 40 yıl önce karşılaşmış, sağdan “sol”dan gelen onca baskıyı “siz bakmayın değişir elbet, güneşe ve penise tapan rüzgârın yönü” diyerek karşılamıştır.
 
Arkadaş dönem şartlarının olağan karşılığı olan parti disiplininde, şiirlere kendi rengini katmış, katıştırmıştır. Toplumcu, politik, neşeli, kırılgan Arkadaş.
 
Arkadaş, dönemde henüz farkına varılamamış nitelikli tespiti-tanımı yapılamamış homofobinin-transfobinin karşısında içerden bir ses olarak vardı. Homofobi, henüz kendisinin farkında değilken Arkadaş, onun ulaşacağı yerin karşısındaydı.
 
Elbette Arkadaş’ın mücadelesi her birimizdeki  karşılığı gibi doğaldır, fakat bunları yapmaya da bilirdi. Hem ufacık bir rüzgâr bile yoktu bahçesinde.
 
Onu aylarca koltuk değneğine mahkûm eden, sonrasında sağ bacağını kısa bırakan kemik hastalığına, özenli vuruşlarla insan beynini kan dolduran profesyonel faillere karşın yüz bindir Arkadaş! Kokusu parklarda, bahçelerde kaldı.
 
“Belki de Akif, ‘Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;’ derken elli iki yıl sonra faşist bir yatılı yurt saldırısında bin beş yüz faşiste karşı yurdunu savunan üç yüz yurtsever devrimciden biri olan Arkadaş Zekai’yi kast edecekti.”
 
Yaşasın yaşamak isteğimiz!  Yaşasın Arkadaş Zekai Özger!
 
Gülali  /  Sayı:1 / Ağustos-14 / Arkadaş Zekai Özger
 
Gülali; ellilerin başlarında "İkinci Yeni" kalkışmasıyla daha içtenli bir hal almış Türkiye şiirinin, bulunduğumuz dönemde yaşadığını düşündüğü çoraklığa karşın, bir daha hiç rastlanılamayacakmış gibi imkânlı bir şüphe ile aranan şairlerine görev gibidir.

Her sayı için beş şairi; bilgi, belge, materyalin yanı sıra sosyal olarak incelemek isteyen üç ayda bir çıkacak süreli yayındır.
 
İstanbul Mephisto, Seyhan,  Akademi, Robinson Crusoe; Ankara Dost, İmge ve Turhan kitabevlerinde. 

Etiketler: kültür sanat
Nefret