07/05/2013 | Yazar: Nevin Öztop

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 31 üyesi, Ahmet Ö. cinayetindeki ‘haksız tahrik’ kullanımına karşı 24 Nisan’da bir deklarasyon imzaladı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 31 üyesi Türkiye’deki ‘Haksız Tahrik’e’ ‘Dur’ Diyor! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 31 üyesi, Ahmet Ö. cinayetindeki “haksız tahrik” kullanımına karşı 24 Nisan’da bir deklarasyon imzaladı.
 
31 Parlamenter, 2011’de işlenen Ahmet Ö. cinayetindeki “haksız tahrik” kullanımına karşı görüşlerini sunmak adına 24 Nisan’da bir deklarasyon yayınladı. Yeterli sayıda delege tarafından desteklenmesiyle, bu yazılı deklarasyon Parlamenterler Meclisi’nin resmi bir belgesine dönüştü.
 
Deklarasyon, Meclis’in İsveç üyesi Jonas Gunnarsson tarafından meclise sunuldu ve Fransa, Filistin, San Marino, Andora, Polonya, Birleşik Krallık, Norveç, Danimarka, İsviçre, Macaristan, Gürcistan, İtalya, Sırbistan, Finlandiya, İspanya, Malta, Avusturya ve İrlanda parlamenterlerince imzalandı. İlgili imzalarla resmi bir belgeye dönüşmüş bulunan deklarasyon Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonundaki en büyük parti niteliği taşıyan merkez-sağ Avrupa Halk Partisi’nden de destek gördü.
 
Deklarasyon ve Ahmet Ö. vakasıyla ilgili ayrıntılı bilgi aşağıdaki adreste görülebilir:
 
Yazılı Deklarasyon No. 543 / Belge 13194 / 24 Nisan 2013 
Homofobik nefret suçlarının cezalandırılması sürecinde “Haksız Tahrik” hükümlerinin Türkiye Mahkemeleri’nce ayrımcılık yaratan şekillerde kullanımı
 
Ağustos 2010’da Tolgahan Gürsoy, Ahmet Ö.’yü dokuz kez bıçaklayarak öldürdü. Şahıs, Ahmet Ö. ile gey barda tanışmış ve Ö.’nün evine kendi rızasıyla gitmişti.
 
Yerel mahkeme Gürsoy’u “kasten adam öldürmekten” suçlu bulmasına rağmen “haksız tahrik” hükümlerine dayanarak şahsın “seks teklifine karşılık olarak onurunu müdafaa ettiği” gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasını 10 yıla indirmiştir. Söz konusu azaltılmış ceza hükmü, Yargıtay tarafından onaylanmıştır.
 
Bu tür kararlar, az rastlanan kararlar değil. Uluslararası Af Örgütü, 2011’de hazırladığı “Türkiye’deki LGBT bireylerin insan hakları raporunda” homofobik nefret saiki taşıyan suçlarda faillerin sürekli “haksız tahrik” savunmasını yaptıklarını ve bu savunmayla birçok vakada, mağdurun kimliğine bağlı olarak çok daha düşük cezalar aldıklarını belirterek bunun endişe verici bir durum olduğunun altını çizdi.   
 

Biz imzacı parlamenterler, Türkiye’deki yetkilileri ve mahkemeleri, özellikle homofobik ve transfobik nefret saiki taşıyan vakalarda “haksız tahrik” uygulanan hükümlerin ayrımcı bir tutumla uygulanmamasının sağlanması için gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz.  


Etiketler: insan hakları
Nefret