16/06/2022 | Yazar: Aslı Ceren Aslan

Polis, 2017 yılında Azerbaycan’da çoğu trans kadın yüzden fazla LGBTİ+ kişiyi gözaltına aldı, işkence yaptı. Vusala Hajiyeva, yeni kısa filminde devam eden devlet terörünü anlatıyor: Hikayemizi insanların dinlemesini sağlamak asıl amacım

Azerbaycan’da transfobi üzerine kısa film: A and 24 Others Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Vusala Hajiyeva, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde yaşayan genç bir yönetmen. Geçtiğimiz Mart ayında Untitled Gallery Tbilisi’nin ortaklığını yürüttüğü Artist at Risk (AR) organizasyonu kapsamında doğup büyüdüğü Azerbaycan’dan Tiflis’e gelen Vusala, burada film, şiir ve müzik çalışmalarına devam ediyor. Çoğunlukla belgesel türünde filmler çeken Vusala’nın eserleri ağırlıklı olarak Queer odaklı.

Trans kadın olması nedeniyle Azerbaycan’da ailesi tarafından tehditlere maruz kalan Vusala Azerbaycan’dan Tiflis’e gelmek zorunda kaldı. Azerbaycan’dayken geçiş sürecine başlamasıyla ailesi ve akrabaları tarafından bir nevi ev hapsine mahkum edilen Vusala, bir yıl boyunca bu durumu yaşamak zorunda kaldı. Bir yılın sonunda partneriyle beraber ayrı bir eve taşınsa da akrabalarının tehditleri yüzünden çalışmalarını yapması bir kenara dışarı çıkması bile imkansızdı. Akrabalarının yaşadığı evin adresini öğrenmesi üzerine bir hafta içinde ülkeden çıkmak zorunda kalan Vusala, Tiflis’teyken “A and 24 Others (A ve 24 diğerleri)” kısa filminin çekimlerini yaptı.

Azerbaycan’da 2017’de neler yaşandı?

Çekimini tamamladığı kısa filmine dair söyleşi gerçekleştirdiğimiz Vusala, filmin içeriğini oluşturan ana temayı, Azerbaycan’da 5 sene önce yaşananları şu sözlerle aktarıyor:

“Film, Azerbaycan’da 2017 yılının Eylül ayında gerçekleşen bir olayla ilgili. Bu tarihte polis çoğu trans kadın olmak üzere 100’den fazla LGBTİ+’yi hapsetmeye başladı. Hapis için hiçbir neden yoktu. Tutuklananlara da hiçbir neden söylemediler. Bu sadece bir devlet terörüydü. Tutuklananların birçoğu seks işçiliği yapan kişilerdi, lakin içlerinde başka alanlarda çalışan insanlar da vardı.

“Arkadaşlarımızı iki haftadan daha fazla bir müddet hapiste tuttular. Kötü şartlardaydılar; su, yemek gibi sıradan ihtiyaçlardan mahrum bırakıldılar. Hapis süresinde trans kadınların saçlarını kestiler. Birçoğuna elektrik şokuyla işkence yaptılar. Bununla da bitmedi, birçok trans kadına tecavüz ettiler. Polisler yani. Bu ülkede böyle oluyor.”

azerbaycan-da-transfobi-uzerine-kisa-film-a-and-24-others-1

“Sesimizi duyurmak ve hikayemizi insanların dinlemesini sağlamak”

Vusala, Azerbaycan’da 2017’de yaşananları kısa film haline getirme ihtiyacını neden hissettiğini, “Konu olarak bizim topluluğumuz ve esas olarak da benim için çok önemli bir konu aslında. Diğer taraftan Azerbaycan’da bu gibi olaylar şimdi de devam ediyor. Bu çapta olmasa da devlet tarafından şiddet görüyor, işkence görüyor ve hatta öldürülüyoruz. Diğer bir sebepse böyle bir büyüklükte olay yaşanmasına rağmen bu olayla ilgili birçok insanın hem Azerbaycan’da hem diğer ülkelerde bilgisiz olması. Sesimizi duyurmak ve hikayemizi insanların dinlemesini sağlamak asıl amacım” sözleriyle açıklıyor.

Azerbaycan’da yaşadığı süre içinde “Gürültü Senfonisi” isimli bir film yapabildiğini, onu da planladığı gibi gerçekleştiremediğini söyleyen Vusala, “Yaşadıklarım yüzünden haftada sadece birkaç gün evden ayrılabiliyordum. Bu sebepten de film çekimi gibi uzun ve çok zaman gerektiren şeyi yapmam mümkün değildi” şeklinde bunun sebebini ve Tiflis’e gelmesiyle beraber çalışmaları için uygun ortam bulabildiğini açıklıyor.

Trans kadın yönetmen olarak bütçe yaratmak zor

“A and 24 Others”ın Azerbaycan’da bir film festivalinde gösterilmesinin mümkün olmadığını, sektörün tamamen devletin eli altında olduğunu söyleyen Vusala, “Duyduğuma göre Sevil Kadın Filmleri festivali diye bir festival oluşturulmuş, belki oraya gönderirim diye düşünüyorum” diyor.

İnsanlara yaşananları ulaştırmanın ve bu hikayeyi duymalarının önemini yineleyen Vusala, “Aslında LGBTİ+ film festivalleri hem bizim coğrafyada olan ülkelerde hem de diğer ülkelerde fazla. Birkaçına filmi gönderdim. Diğerlerinin de zamanını bekliyorum. İnsan haklarıyla ilgili festivaller için de uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü tutuklanan kişilerden hepsi olmasa da 25 kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Ve yapılanlar zaten insan haklarının hiçe sayılması.”

Bundan sonrasında biyografik bir film yapmayı düşündüğünü ifade eden Vusala, şöyle devam ediyor:

“Şu anda bu filmle ilgili planlamalar yapıyorum ve senaryoyu yazmaya başladım. Aslında aklımda çok proje var ama film prodüksiyonu çok para gerektiren bir şey olduğu için ve Azerbaycan’dan bir trans kadın yönetmen olarak film çekimleri için büyük meblağda para bulmak çok zor. İlk filmimi tamamen bütçesiz yapmıştım. Umarım bu filmlerden sonra her şey yolunda gider ve diğer filmlerimi de çekebilirim.”

Azerbaycan’dayken film çekimleri yapamadığı için şiire yönelen, siyasi, sosyal ve queer konularında şiirler yazan Vusala, ayrıca müzik de yapıyor. Çalışmalarına https://soundcloud.com/user-709857004’ dan ulaşmak mümkün.


Etiketler: kadın, kültür sanat, nefret suçları, dünyadan
bülten