05/08/2022 | Yazar: Kaos GL

“Yakın Geçmişten Olası Geleceğe Barışı Yeşertmek” araştırması 2013 – 2018 yılları arasında Diyarbakır’da yaşayan LGBTİ+’lar özelinde ayrımcı tutumların nasıl şekillendiğine ve ayrımcılıkla nasıl mücadele edildiğine eğiliyor.

“Barışın inşası ancak LGBTİ+’ların katılımcı ve yürütücü olduğu bir süreçle gerçekleştirebilir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

KeSKeSoR Amed LGBTİ+ Oluşumu ve Barış için Kültürel Araştırmalar Derneği’nin (bakad) 2013-2018 yılları arasında Diyarbakır’da yaşayan LGBTİ+’larla gerçekleştirdiği araştırmanın “Yakın Geçmişten Olası Geleceğe Barışı Yeşertmek” raporu Atalay Göçer ve Aysel Fidan tarafından hazırlandı.

KeSKeSoR’un başladığı araştırma 1 Eylül 2021 tarihinde hak temelli çalışma yürüten ve sivil toplum geçmişi olan bir grup aktivist, akademisyen ve sanatçı tarafından kurulan Barış için Kültürel Araştırmalar Derneği – bakad tarafından son haline kavuştu.

Bu araştırmayla Diyarbakır’da yaşayan LGBTİ+’lar özelinde, aile içinde, eğitim, sağlık ve adalet kurumlarında, çalışma hayatında ve çeşitli siyasal alanlarda ayrımcı tutumların nasıl şekillendiğini ve ayrımcılıkla nasıl mücadele edildiğini görünür kılmak amaçlanıyor:

“Barış ve savaş dönemlerinde Diyarbakır’da yaşayan LGBTİ+’ların maruz bırakıldıkları ayrımcılıkları pek çok açıdan ele almaya gayret ettiğimiz bu çalışma umarız LGBTİ+ kapsayıcı toplumsal bir barışın ne derece hayati bir ihtiyaç olduğunu gösterebilir ve dönüştürücü adalet anlayışına ışık tutar.”

Raporun birinci bölümünde görüşmecilerin Diyarbakır evreni içinde nasıl bir profile sahip oldukları aktarılıyor. Araştırma kapsamında erişilen 75 kişi (10 lezbiyen, 19 gey, 21 biseksüel, 15 trans ve 10 + görüşmeci) , araştırmanın örneklemini oluşturuyor. İntersekslere erişim sağlanamadığı belirtiliyor. Bu bölümde erişilen LGBTİ+’ların sayısı, cinsel yönelim/cinsiyet kimlikleri, büyüdükleri/yetiştikleri çevre ile mevcut çevrelerinin betimlenmesi, eğitim ve çalışma durumları, sosyal ve kültürel tutumları ve cinsel yönelim/cinsiyet kimliği dışında başka hangi temellerde ayrımcılığa maruz bırakıldıkları gibi bilgiler yer alıyor.

İkinci bölümde görüşmecilerin 2013-2018 yılları arasında adalete ve sağlığa erişim, siyasete katılım, eğitim ve çalışma hayatı ile aile ortamında maruz bırakıldıkları ayrımcılıklar hayatta kalan, fail, mekan, şiddet türleri ve tanıklık durumları üzerinden ele alınıyor. Ayrımcılığın etkisi ve ayrımcılıkla baş etmede kullanılan araç ve yöntemler inceleniyor.

Üçüncü bölümde hayatta kalanların ayrımcılıkla baş ederken sahip oldukları araç ve yöntemler insan faktörü, sivil toplum/meslek örgütleri ve siyasi oluşumlar ile tanışık veya ilişkili olmaktan kaynaklı örgüt faktörü ve ekonomi faktörü esas alınarak değerlendiriliyor. Ayrımcılıkla baş etmede sonuç alınan vaka örnekleri üzerinden adalete ve sağlığa erişim, siyasete katılım, eğitim ve çalışma hayatı ile aile ortamında kullanılan mekanizmalar inceleniyor.

Dördüncü bölümde 2013-2015 yılları arasındaki barış dönemi ile 2015-2018 yılları arasındaki savaş dönemi karşılaştırmalı olarak inceleniyor. Bunun için öncelikle barış ve savaş kavramlarına dair kuramsal bir tartışma yürütülüyor.

Beşinci Bölüm’de ise LGBTİ+ kapsayıcı bir geçiş dönemi adaletinde dönüştürücü adalet mekanizmalarına dair öneriler yer alıyor:

“Diyarbakır’da yaşayan LGBTİ+’lar söz konusu olduğunda ikinci düzey liderler savaş ve barış dönemlerinde adalete ve sağlığa erişim, siyasete katılım, eğitim ve çalışma hayatı ile aile ortamında yaşananlar da dahil olmak üzere LGBTİ+’lara yönelik hem tekil vakaların hem de yapısal ayrımcılığın çözümünü detaylı şekilde ele alıp raporlaştırılması ve sistem içi/yapısal öğlerin nasıl dönüştürülebileceğine dair öneriler geliştirilmesinde etkin rol oynamalılar. Bu aşamada LGBTİ+’ların hem yürütücü hem de katılımcı olmaya teşvik edilmesiyle detaylı sorun tespitlerinin yapılması yapısal/kültürel şiddetin ortadan kaldırılmasında hayati öneme sahiptir. Böylelikle oluşturulacak geçiş dönemi adaleti, sadece LGBTİ+’ların maruz bırakıldıkları ayrımcılıkları değil aynı zamanda bunları derinleştiren ve çarpan etkisiyle artıran diğer koşulları da LGBTİ+’ların katıldığı/yürüttüğü bir süreçle gerçekleştirebilir. Ancak bu sayede kalıcı barışın inşasını hedef alan bir geçiş dönemi adaleti dönüştürücü adalete evrilebilir.”

“Yakın Geçmişten Olası Geleceğe Barışı Yeşertmek – 2013-2018 Yılları Arasında Diyarbakır’da Yaşayan LGBTİ+’lar” araştırmasını buradan inceleyebilirsiniz.


Etiketler: insan hakları, yaşam, kent hakkı
Dijital