18/07/2008 | Yazar: Kaos GL

‘Devan’ın üstündekileri çıkardı Çisil. Hızlıydı artık hareketleri. Sırt üstü uzandı yatağa açık kahve saçlı kadın.

‘Devan’ın üstündekileri çıkardı Çisil. Hızlıydı artık hareketleri. Sırt üstü uzandı yatağa açık kahve saçlı kadın. Elleri, dudakları bütün vücudunda gezerken gözlerini kapatıp ruhunda hissetti hepsini. Hissettiği tüm duyguları paylaştı diğer kadınla. Sonra ılık bir ıslaklık sararken vücutlarını dudakları yorulana, tenleri kızarana, elleri terden sırılsıklam olana kadar devam ettiler.’ 3. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nda Bağlılık Özel Ödülü’nün sahibi öykü.

Ekin Ak

''3. KADIN KADINA ÖYKÜ YARIŞMASI – Bağlılık Özel Ödülü’ – 2008

Elma bahçelerine bakan, iki katlı, bütün evlerin birbirine benzediği bir mahalleydi burası. Yakıp kavuran bir ağustos öğleniydi… Sıkıntıyla pencereden dışarı bakıyordu Devan. Çisil 8 yaşındayken bir kamyon dolusu eşyayla birlikte, hareketsizliği konu edinmiş bir tabloya benzeyen bu mahalleye taşındı. Pencereden onu izleyen kızdan habersiz eşyalar taşındı tüm gün eve. Esmer tenli, uzun boyunlu, kemikli bir vücudu olan bu yeni kız köhneleşmiş bu yapıda beyaz bir lekeydi Devan için. Çisil’in bahçe duvarına oturduğu bir akşam üstünde yakaladığı bir kelebeği ona göstererek arkadaşlıklarını başlattı Devan. Oyunlar başladı sonra ve çocuk gürültüsünün en tahammülü zor seslerini çıkardılar tüm mahallede. Kaşları çatık ve onaylamayan bakışlara aldırmadan. .. Dar sokakların ayazında ve göze kaçan tozlu yollarda beraberdiler. Farklılıklarına ilgi göstermeyi, benzerliklerinde uyumlu olmayı bilerek. Büyüdüler. Ayrı şehirlere gittiler. Hızlıydı yaşam. Onlarda hevesli. Dağıttıklarını toplamaya, parçaladıklarını birleştirmeye çalışırken yoruldular. Ama okul zilini, bisiklet yarışlarını, voleybol maçlarını, pikniklerini ve uzun yaz gecelerini hiç unutmadılar. Geçmişin kamburunu taşımamak için sırtlarında, dünün gölgesinde yaşamadılar bugünü. Devan tepesinde böceklerin uçuştuğunu gördüğü her sokak lambasında Çisil’in adını fısıldadı. Bir daha hiç kimse onun gibi sarılmadı kendisine, onun gibi yüreklendirmedi hayata ve paylaşmadı en saklı sırlarını…

Uzağında olanların çekiciliğine rağmen bu koyu esmer tenli kadın olmak istediği yerlerde oldu çoğu zaman. Diğer kadın ise zamanın gidip gelen algılarında, kopmamak için bulunduğu mekandan çoğunlukla olması gerektiği yerlerde oldu. Gittiği her yerde aitliğini aradı, ama ait olamadı hiç. Kendini yakan öfkelerinde kayboldu, kusamadan kızdıklarını. Bir akşam üstü sokak lambalarının soluk ışığında karların üzerinde kaymamaya çalışarak yürürken aradığı cevap çok net belirdi zihninde. Ait olduğu yere dönmeye karar verdi.

Saat gece yarısını ilerlemişti. Dar ve düzensiz sokaklardan yirmilerinde, açık kahve saçlı, siyah paltolu, bir kadın yürüyordu koşar adımlarla… Sessiz sokaklarda nefes alıp verişleri yankılanıyordu. Yarım saati biraz geçmişti ki boyası atmış, demir bir kapının önünde durdu. Elini duvara dayayıp nefesinin düzene girmesini bekledi. Zile basıp bir adım geri çekildi. Eliyle saçlarını düzeltti telaşla. Ona bir saatmiş gibi gelen bir sürenin sonunda koyu esmer tenli bir kadın uykulu gözlerle kapıda belirdi. Birkaç dakika öylece baktılar birbirlerine. Sanki aradan geçen zaman, gözlerinde, yüz çizgilerinde yazılıymış ve zamanın bütün algılarından uzak, soyut, mekandan bağımsız yaşantıları yorumlanabilirmiş gibi…

Kapıyı açıp karşısında duran kadına yol verdi. Onun arkasından yürürken sessizliğini korudu. Neden bilmiyordu ama bir şey engel oluyordu kollarına atılıp her zamanki gibi sevinç çığlıkları atmasına. Sadece bir histi ama çevresinde bir çember var gibiydi ondan izinsiz geçemeyeceği. Ve ne yaşamışsa ondan uzakta yaşantılarının gölgesi yansımıştı gözlerine. Onu büyütmüş güçlü bir kadın yapmıştı.

Çisi’in odası karmakarışıktı. Duvarlar fotoğraflarla, haritalarla, gazete kupürleriyle doluydu. Ruhu sinmişti sanki her eşyaya. Tedirgin, kopuk, kabuslu bir havası vardı odanın. Ve de ağır bir kokusu... Her tarafta geçmişin izini taşıyan, yoran, yerleşik, dingin fotoğrafları vardı ikisinin. Devan kapıdan içeriye bir süre baktıktan sonra yatağın üstüne oturdu. Çisil de yanına oturmak üzereyken çalar saat çalmaya başladı büyük bir gürültüyle. Devan’ın geldiğini haber vermek ister gibi etrafa. Çisil elini uzattı kapatmak için. Koluna uzanan el onu durdurdu. Başını çevirdi kolunu tutan kadına.

-Daha iyisi yok Çisil. Ucuz yaşananlar. Kelimeler sen dinlediğinde değerli. Sen dokunursan bedenim özgür. Kendimden bu kadar öteye gitmedim hiç. Uzağında olduğum o kadın anladım ki senin yanında. Beni istiyorum senden. Onu alıp yanında kalmayı.

Konuşması sona erince çalar saati susturdu Devan. Belki de cümlelerinin sessizlikte yankılanıp havada asılı kalmasını istememişti. Yanında oturan kadının yanıtına odaklanmıştı tüm benliği. Onunsa gözleri duvarda geziyor, sesini kaybetmiş gibi etrafa bakıyordu. Bu sessizliğinin Devan’ın içini soğuttuğunu biliyordu ama binlerce ses, soru, görüntü ve bir sürü an uçuşuyordu zihninde. Karmaşanın verdiği ürpertiyle sesi biraz titreyerek döküldü kelimeler.

-Uyuyorum ve yiyorum, tek yaptığım bu son günlerde. Sanki sadece bedenim. Nefes alışım tanıdık geliyor bir tek. Kaç kez bilet alıp otobüsün gidişini seyrettim bilmiyorum. Bu dostluğu bozmaktan korktum ya da bilemiyorum belki de bencilce incinmekten. Beni saran istekleri paylaşmak istedim seninle, sana dair rüyalarımı. Sana her dokunduğumda içimde tarifleyemediğim duygular uyandı. O sıcaklığı söylemek istedim. Ama uzaktaydın ve kabul görmeyeceğim bir hayatın sınırları içindeydin belki de. Kalmanı istiyorum senden, içimde…

Konuşması bitince sarıldı Devan aşık olduğu kadına. Sımsıkı. Kemiklerini vücudunda hissedinceye kadar. İçine alana kadar. Kokusundan başka bir şey duymayana kadar. Geri çekildi. Elini elinden bırakmayarak ama. Şimdi eli avcunda olan esmer tenli kadının gözleri kelebeği gördüğü o günkü gibi çocuksu bir mutlulukla bakıyordu kendisine. Ama kadınsı bir arzuda vardı gözlerinin parıltısında. Çisil’in dudaklarına bir öpücük kondurup geri çekildi Devan. Sonra ellerini onun yüzünde gezdirdi, saçlarını itti geriye doğru. Kadın öyle hareketsiz duruyordu ki karşısında… Bu sessizliğinde bile davetkar bir şey vardı sezilen. Bir süre gözlerinin içine baktılar birbirlerinin, apayrı bir boyutta buluştu önce bedenleri. İki kadında içlerini yakan ateşin üstüne gitmeye hazırdı artık. Bu kez Çisil öptü davetsiz misafirinin dudaklarından, geri çekildi. Öptü, geri çekildi. Öptü, geri çekildi. Her defasında biraz daha uzatarak. Devan esmer tenli kadının geceliğinin düğmelerini açmaya başladı tek tek ve zamana yayarak.. Arkasına geçip geceliğini çıkarmasına yardım etti. Dokunmak istiyordu bronzlaşmış gibi görünen kahve tenine. Saçlarını yan tarafa toplayıp uzun boynundan öptü. Ellerini sırtında gezdirdi ve sonra ıslak dudaklarını. Elini çenesine koyup kendisine çevirdi yüzünü. Nefesleri çok yakındı artık. Boğazları kuruyuncaya kadar öptüler birbirlerini. Kollarını yukarı kaldıran Devan’ın üstündekileri çıkardı Çisil. Hızlıydı artık hareketleri. Sırt üstü uzandı yatağa açık kahve saçlı kadın. Elleri, dudakları bütün vücudunda gezerken gözlerini kapatıp ruhunda hissetti hepsini. Hissettiği tüm duyguları paylaştı diğer kadınla. Sonra ılık bir ıslaklık sararken vücutlarını dudakları yorulana, tenleri kızarana, elleri terden sırılsıklam olana kadar devam ettiler. Birbirlerine aşık ama birbirlerinin teninden uzak her günün, her dakikanın, her saniyenin acısını çıkarıyorlardı zevkle. Nefesleri, elleri, kokuları karıştı… Tatlı bir yorgunlukla, karışan saçlarıyla ve terden yapışmış vücutlarıyla yaşamının en huzurlu uykusuna kapadı gözlerini Devan. Bütün hayatının tek kadınıyla… Esmer tenli kadın ise bir süre duvarda asılı olan haritaya baktı. Pusulasını da bulmuştu artık. Uzun yolculuklarında yanında götürebileceği…

Birincilik Ödülü: [[Sappho’yla Sevişmek]] - Angelique

İkincilik Ödülü: [[Ahret Çiçeği]] - Poo

Üçüncülük Ödülü: [[30 Dakika]] - Hidden Dragon

Duygunun Baharı Özel Ödülü: [[O]] - İmge Oranlı

Eller Konuşur/Tutkunun Kanatları Özel Ödülü: [[Kesişen Düşlere]] - Jarmush

*2006/2007 öykülerini okumak için:

[[‘Kadın Kadına" öyküler]]

*Konuyla ilgili haberler:

[[Ten ve tutkulu öyküler yayında]]

[[‘Ten ve tutku’yu yazanlar kazandı]]

[[Kadınların mürekkebinden ‘ten ve tutku’ akacak]]

[[İlk aşklarını anlatanlar kazandı]]

[[İlk Adım, İlk Kadın, İlk Aşk]]


Etiketler: kadın
Bayram