17/09/2021 | Yazar: Umut Güven

“LGBTİ+ karşıtı politikaların kendisine zemin olarak devşirdiği “hastalık” retoriğine karşı varoluşumuzu savunurken bu tarihsellikten (17 Mayıs) güç alabileceğimizi düşünüyorum.”

Birlikte özgürleşmek ve güçlenmek için 17 Mayıs Derneği Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

2019 yılında kurulan ve çok kısa sürede yaptığı çalışmalarla yaşamlarımıza temas eden 17 Mayıs Derneği ekibi ile bir araya geldik. 17 Mayıs Derneği’nin hikayesini ve yaptığı çalışmaları konuştuk. 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi, İnterfobi ve Transfobi Karşıtı Gün vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz bu güzel sohbet, umuyorum siz Kaos GL okuyucuları için de keyifli anlar yaratır.

“LGBTİ+ karşıtı politikaların kendisine zemin olarak devşirdiği “hastalık” retoriğine karşı varoluşumuzu savunurken bu tarihsellikten (17 Mayıs) güç alabileceğimizi düşünüyorum.”

Merhaba! Öncelikle bu röportaja vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. İlk sorumla başlıyorum, nedir 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi, İnterfobi ve Transfobi Karşıtı Gün? Birlikte bugünün tarihini hatırlayalım mı?

Özge: Biz teşekkür ederiz röportaj için sevgili Umut. 17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi, İnterfobi ve Transfobi Karşıtı Günün kökeni, bundan tam 31 sene evvel, Dünya Sağlık Örgütü’nün “Hastalıklar ve Bu Hastalıkların Yol Açtığı Tıbbi Sorunlar Sınıflaması” listesinden eşcinselliğin çıkarıldığı 17 Mayıs 1990 tarihine dayanıyor. Bu, LGBTİ+ topluluğu için önemli bir kazanım olduğundan, o tarihten bu yana 17 Mayıs günü LGBTİ+’ların çeşitli hak alanlarında yaşadıkları ayrımcılıklar konusunda farkındalık yaratmak için tüm dünyada LGBTİ+ örgüt ve aktivistler tarafından düzenlenen etkinliklerle anılıyor.

Anjelik: 17 Mayıs’ın önemi aslında tam Özge’nin anlattığı tarihsellik içerisinde, içinden geçtiğimiz dönemde kendini daha da hatırlatan bir noktaya geliyor. 1990 öncesinde LGBTİ+’ların uluslararası mücadelesi bu hastalık metaforunun ortadan kalkmasına çok büyük bir katkı sağlamıştır. Özellikle o sürece giden tarihsellik, bugünün hak mücadelesi yürüten LGBTİ+ özneleri açısından önemli örneklerle dolu. Özellikle bugün yükselişe geçen ve kurumsallaşan LGBTİ+ karşıtı politikaların kendisine zemin olarak devşirdiği “hastalık” retoriğine karşı varoluşumuzu savunurken bu tarihsellikten güç alabileceğimizi düşünüyorum.

Covid-19 sürecinin bahane görülerek anti-demokratik uygulamalara zemin hazırlandığı ülkelerden biri de Türkiye oldu.”

Peki, özellikle bugünlerde Türkiye’de yaşayan LGBTİ+’lar için Homofobi, Bifobi, İnterfobi ve Transfobi Karşıtı Gün ne anlam ifade ediyor?

Özge: Türkiye’de LGBTİ+’lar açısından durum maalesef günden güne kötüye gidiyor. OHAL döneminde getirilen LGBTİ+ etkinlik yasaklarından pandemiye kadar geçen süreç LGBTİ+’lar ve örgütler için baskılayıcı iken, Covid-19 sürecinde OHAL dönemiyle belirginleşen baskı ortamı pekiştirildi. Birçok ülkede pandemi döneminde insanların evde kalmak zorunda olması ve STK çalışmalarının durma noktasına gelmesi ile demokratikleşme karşıtı adımlar atıldığı görüldü. Covid-19 sürecinin bahane görülerek anti-demokratik uygulamalara zemin hazırlandığı ülkelerden biri de Türkiye oldu. Türkiye’de yükselen LGBTİ+ karşıtlığı, Covid-19 tedbirlerinin alındığı dönemde kendine iyiden iyiye yer buldu. Bu karşıtlık RTÜK tartışmaları, Diyanet’in yaptığı fobik açıklamalar, devlet yetkilileri tarafından gitgide daha da sertleşen söylem ve hedef göstermeler üzerinden kendini gösterdi. En son İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması ve İslami kurallara atıfla nefret daha da körüklenmiş, LGBTİ+ düşmanlığı devlet eliyle meşru hale getirilmiş oldu. Böyle bir ortamda LGBTİ+’ların söz üretmesi, sözlerinin duyulması ve bilgi kirliliğinin ve sistemli sürdürülen nefret kampanyasının bertaraf edilebilmesi için görünürlüğün artırılmasına, duyurmaya ve güçlenmeye çok daha fazla ihtiyacımız var. Bizim için mücadele her daim devam ediyor özetle, bu seneki 17 Mayıs da dahil olmak üzere.

Anjelik: Özge’ciğimin çizdiği çerçeve aslında 17 Mayıs’ın neden önemli olduğunu, olması gerektiğini ortaya koyuyor. Tam da bu atmosferde 17 Mayıs, lubunyaların varoluş inadının ve lubunya dehasının buluştuğu; buradan da onur ayına doğru yol aldığı güzel bir mevsimin başlangıcına işaret ediyor. 17 Mayıs Derneği de işte bu buluşma noktasının dönüştürücü gücüyle yoluna devam ediyor.

Sanıyorum ki tüm bu mücadele ruhundan dolayı 17 Mayıs Derneği de ismini 17 Mayıs tarihinden alıyor. Öyleyse biraz 17 Mayıs Derneği’ni tanıyabiliriz. 17 Mayıs Derneği nasıl doğdu?

Özge: Artan sosyopolitik baskılara karşı LGBTİ+ toplumunu ve aktivizmini güçlendirmek amacıyla, insan hak ve özgürlüklerini, demokratik değerleri, çeşitliliği ve kesişimselliği yücelten, kâr amacı gütmeyen ve şeffaf bir sivil toplum kuruluşu olan 17 Mayıs Derneği; çoğu Kaos GL’nin eski aktivistleri olan ve Türkiye’deki ilk LGBTİ+ hareketini başlatan, alanında deneyimli profesyonel LGBTİ+ hak savunucuları tarafından; 2 Eylül 2019’da Ankara’da kuruldu. 17 Mayıs Derneği, Kaos GL mirasıyla kendi kültüründe yaşattığı bu uzmanlık ve tecrübelerin etkisinde yenilikçi çalışmalarla; kısa sürede Türkiye’nin saygın ve bilinen LGBTİ+ örgütlerinden biri haline geldi. 6 çalışan ve 31 gönüllümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz.  Ofisinin bünyesinde yer alan ve adını Kaos GL’nin kurucularından Psikolog Mahmut Şefik Nil’den alan toplantı salonumuzu ise, Ankara’daki toplumsal cinsiyet etkinlikleri için var ve orayı LGBTİ+’lar için güvenli alan haline getirmek adına çalışıyoruz. Pandemi sonrasında salonumuz pek çok değerli çalışmaya ev sahipliği yapacak, inanıyoruz.

Peki hangi alanlarda çalışmalar yapıyor ve neler yapıyor 17 Mayıs Derneği?

Metin: 17 Mayıs Derneği, Avrupa Birliği Değerlerini, Yogyakarta İlkelerini benimseyerek; uluslararası sözleşmelerce tanımlanan temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi ve var olan durumun LGBTİ+’lar özelinde iyileştirilmesi adına; Kapasite Geliştirme Programı, Savunuculuk Programı (Yaşlılık, HIV, Yerel Yönetimler ve İnterseks Çalışmalarını kapsayan) ve Psikososyal ve Hukuki Destek Programı olarak üç temel faaliyet alanında çalışmalarını yürütüyor.

17 Mayıs Derneği’nin temel faaliyetlerinden olan Kapasite Geliştirme Programı, Türkiye’deki LGBTİ+ aktivizmini ve LGBTİ+ örgütleri güçlendirmeyi ve sürdürülebilirliklerini sağlamayı amaçlıyor.”

LGBTİ+ örgütleri, aktivistleri ve toplumunu güçlendirmeyi hedeflemek yolunda Kapasite Geliştirme Programı kapsamında neler yapıyorsunuz? Kapasite geliştirme çalışmalarınızdan kimler nasıl yararlanabilir?

Anjelik: 17 Mayıs Derneği’nin temel faaliyetlerinden olan Kapasite Geliştirme Programı, Türkiye’deki LGBTİ+ aktivizmini ve LGBTİ+ örgütleri güçlendirmeyi ve sürdürülebilirliklerini sağlamayı amaçlıyor. Bu program kapsamında 33 uzmanın yer aldığı uzman havuzu oluşturuldu ve Eylül 2019 tarihinden bu yana, bu uzmanlar aracılığıyla 9 LGBTİ+ Örgütüne (Ankara GALADER, Mersin Muamma, Antalya Akdeniz Aileleri, Bursa Özgür Renkler, İstanbul Hevi LGBTİ+, İzmir Genç LGBTİ+, Ankara Pembe Hayat, Antalya BİZ, Ankara Unikuir) kaynak geliştirme, proje döngüsü/yönetimi, idari ve mali yönetim, muhasebe, gönüllü yönetimi, idari prosedürler, hukuki destek gibi alanlarda destekler sağlandı, iletişim ve kampanya; proje döngüsü ve proje yönetimi; mevzuat ve  finans yönetimi gibi çeşitli eğitimler verildi. Bundan sonraki süreçte de belirli aralıklarla yapılan ihtiyaç analizlerimiz doğrultusunda, eğitimler düzenlemeye ve örgütlerin/oluşumların kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğiz.

“Hukuki destekle öncelikli hedefimiz LGBTİ+ olmaktan kaynaklı hak ihlallerine karşı kişileri güçlendirmek ve LGBTİ+’ların haklara erişimleri önündeki engellerin kaldırılması.”

Bildiğim kadarıyla LGBTİ+’lara bireysel destek de sağlıyorsunuz. Bu danışmanlık süreci nasıl işliyor ve hangi alanlarda sizden danışmanlık alabiliyoruz?

Rıza: LGBTİ+’lara yönelik artan baskılar hepimizi farklı yönlerden etkiliyor. Aile içinde, iş hayatında, okulda ya da içinde bulunduğumuz daha birçok alanda yaşadığımız zaten var olan sorunlar böyle dönemlerde daha da artabiliyor. Bunun gibi zamanlarda daha da yalnız hissedebiliyoruz. Buna karşın gördüğümüz ufacık bir destek bile hayata yeniden tutunmamız ve aslında yalnız olmadığımızı görmemiz açısından çok kıymetli. Derneğimizin sunduğu bireysel destek tam da böyle bir ihtiyaçtan doğdu. Psikososyal ve hukuki boyutta LGBTİ+’ların yaşadıkları sorunlara karşı onları güçlendirmek ve birlikte baş etme yolları aramak için bir araya geldik. 3 temel alanda ilerleyen bireysel danışmanlık sistemimizde sosyal hizmet, psikolojik danışmanlık ve hukuki danışmanlık bulunuyor. Bu 3 ayrı alanda 3 uzman olarak çalışıyoruz. Öncelikle ben kendi alanım olan sosyal hizmetten ve neden burada böyle bir alana ihtiyaç duyduğumuzdan bahsedebilirim.

Hak temelli bir meslek olan sosyal hizmet, içinde bulunulan toplumlarda baskı ve ayrımcılığa maruz kalan herkesin güçlendirilmesinden sorumlu. Buna yönelik, kişileri ihtiyaç duydukları sistemlere ulaştırma ve bu sistemlerin kişilerin hakları doğrultusunda dönüştürülmesi için çalışmalar yürütmekte. Bu minvalden yaklaşıldığında LGBTİ+’ların güçlenmesi, özgürleşmesi ve sosyal uyumunun artması için bireysel çalışmalardan toplumsal çalışmalara birçok faaliyet yürütülmeli. 17 Mayıs olarak sunduğumuz sosyal hizmet sürecinde bu doğrultuda LGBTİ+’ların güçlenmesi ve ihtiyaç duydukları bilgilere erişimi için çabalıyoruz. Kişilere yargılanmadan dinlenebilecekleri ve gizliliklerine saygı duyulan bir ortam sunmaya çalışıyoruz. Oluşturduğumuz sistemle, kişilerin ihtiyaçları doğrultusunda sahip oldukları haklara ulaşması için birlikte çalışarak yalnız olmadıklarını fark etmelerini hedefliyoruz.

Alp: 17 Mayıs olarak danışmanlık sağladığımız alanlardan biri de psikolojik destek. LGBTİ+’lar varoluşlarıyla ilintili herhangi bir konuda psikolojik destek alabiliyorlar. Başvuru sonrası kişileri görüşme süreciyle ilgili bilgilendiriyoruz ve pandemi sürecinde aldığımız güvenlik önlemleriyle paralel olarak çevrimiçi bir görüşme organize etmeye çalışıyoruz. Devam eden pandemi nedeniyle uygun ve güvenli bir ortama sahip olamayan LGBTİ+’larla e-posta üzerinden de yürütebiliyoruz bu süreci. Görüşmede ise temelde kişinin ihtiyacını belirlemeyi ve bu ihtiyaca yönelik neler yapılabileceğini netleştirmeyi hedefliyoruz.

Kardelen: 17 Mayıs olarak LGBTİ+’lara hukuki destek de sunuyoruz. Öncelikli hedefimiz LGBTİ+ olmaktan kaynaklı hak ihlallerine karşı kişileri güçlendirmek ve LGBTİ+’ların haklara erişimleri önündeki engellerin kaldırılması. Pandemi döneminde desteğe başladığımızdan dolayı danışmanlık sürecini pandemiye uygun olacak şekilde tasarladık. Desteğe başlamadan önce ilk iki ayımızı destek mekanizmasının ilkeleri ve çalışma esaslarımızı belirlemeye ayırdık. Başvurucunun kendini en rahat ifade edebildiği, gizliliğin korunmasına öncelik verdiğimiz ve hızlı bilgiye erişimini sağlayacak bir sistem oturtmaya çalıştık. Öncelikle e-posta üzerinden başvuru alıyoruz. Kolay doldurulabilir bir başvuru formumuz var. Kişiler bu formu doldurarak hukuki destek almak istiyorlarsa ayrıca belirtip doğrudan hukuki danışmana ulaşabiliyorlar. İhtiyaca uygun olarak randevu verip online görüşme yapabiliyoruz. Başvurucunun kimlik bilgilerini almaya dair bir zorunluluğumuz yok ki bence bu çok kıymetli. Başvurular arasında kimlik ismini paylaşmak istemeyenler olabiliyor, biz de bu çekinceyi ortadan kaldırmış oluyoruz.

“Psikososyal anlamda herhangi bir konuda desteğe ihtiyaç duyan ve aslında yalnız olmadığını hissetmek isteyen tüm LGBTİ+’ların bu ihtiyaçlarına yönelik destek sunmak ve güçlendirici faaliyetlerde bulunmak bizim için önemli.”

Özellikle deneyimlediğimiz pandemi sürecini ve son dönemlerde LGBTİ+’lara yönelen sistematik saldırıları düşününce tüm bunları duymak çok güçlendirici. Hangi konularda Psiko-sosyal ve hukuki destek sağlıyorsunuz peki?

Alp: Kişiler bireysel, ilişkisel ya da toplumsal nedenlerle hissedilen kaygı ve endişe, damgalama, önyargı, ayrımcılık nedenli psikolojik ve ilişkisel/sosyal problemler, stresle başa çıkma, kişiler arası problemler, her türlü şiddet deneyimi, zorbalığa ve mobbinge maruz kalma, açılma süreci, sosyal izolasyon ve dışlanma ve diğer LGBTİ+ varoluşlarıyla ilintili tüm konularda psikolojik destek almak için başvurabiliyorlar. Mart 2020’den bu yana aldığımız başvurularda önce çıkan başlıklar ise önyargı ve ayrımcılık temelli psiko-sosyal problemler ile atanmış aile ile yaşanan problemler oldu. Bunu partnerlik ilişkilerinde yaşanan sorunlar, şiddet deneyimi, devam eden ruh sağlığı problemleri ve stresle başa çıkmaya yönelik şikayetler takip ediyor.

Kardelen: Öncelikle LGBTİ+ olmaktan kaynaklı olarak sürecinde engellerle karşılaşılan her türlü hukuki probleme danışmanlık veriyoruz. Yani yalnızca hak ihlaline uğramış olmak gibi bir durum aramıyoruz. Başvurucu hak ihlaline uğramamış olabilir, hakkı nasıl kullanacağına ilişkin temel bilgiye erişim sağlamak istiyor olabilir. Bu durumda başvurucunun hukuki bilgiye kendini en rahat hissedebileceği ve çekince hissetmeyeceği bir danışmanlık ile ulaşması önemli. Konu başlıklarımız: Askerlik muafiyet süreçlerine ilişkin karşılaşılan hukuki problemler, cinsiyet geçiş süreci ve hukuken tanınması, kimlik değişimi sonrası trans hakları, LGBTİ+’ların miras hakkına erişimi, hasta hakları ve başvuru yolları. Bu konuların dışında yaşlı, HIV ile yaşayan ve engelli LGBTİ+’ların haklarına erişimlerine de öncelik tanımaya çalışıyoruz. Çalışma hakkına erişemeyen LGBTİ+’lar ve engelli LGBTİ+’ların emeklilik hakları, HIV ile yaşayanların sağlığa erişimde yaşadıkları hukuki problemler ve güçlükler, HIV ile yaşayanların maruz bırakıldığı ayrımcılığa karşı hukuki yollar, HIV ile yaşayanların çalışma hayatları, işten çıkarılma ve işyerinde maruz kalınan mobbing, HIV ile yaşayanların ilaca erişimde yaşadığı problemler ve huzurevi bakımevi gibi yaşlı bakım hizmetlerinin sağlandığı yerlere ilişkin problemler. Önceliklendirdiğimiz konu başlıklarımız bunlar. Ancak desteğe başladıktan sonra başvurulara göre tespit ettiğimiz sistematik sorunların olması halinde konu başlıklarını çeşitlendirebiliyoruz.

Rıza: Sosyal hizmet bağlamında bireysel olarak çok çeşitli hizmetler sunuyoruz. Öncelikle merkezimizde LGBTİ+’lar olduğu için açılma süreçleri önemli bir konu. Kişilerin sahip olduğu LGBTİ+ kimliğini keşfedip kendine bu kimliğiyle açılması, içinde bulunduğumuz ve yok sayıldığımız heteronormatif yapılarda zorlayıcı bir sürece dönüşüyor. Bu süreçte LGBTİ+’ların yanında olarak onları güçlendirmek ve bu kimliklere dair bilgilendirmek önemli konulardan. Ayrıca aile, arkadaşlar, okul ve benzeri ortamlarda kişilerin açılma süreçlerinde yanlarında olmak ve ihtiyaçlarına yönelik birlikte çalışmak da önemli. Bununla birlikte beden uyum sürecine girmek isteyen transların yanında olarak, süreçte yaşayacakları ve izlemeleri gereken yol konusunda onları bilgilendirmek; psikososyal anlamda bu sürece dair güçlendirmek de sunduğumuz destekler arasında. Askerlik zorunluluğu bulunan ve bundan muaf olmak isteyen LGBTİ+’ların da bu süreçte izlemeleri gereken yol onlarla paylaşılıyor ve karşılaşabilecekleri durumlar hakkında bilgilenmeleri sağlanıyor. Ayrıca başkalarıyla paylaşmakta ve bilgi istemekte zorlanabildiğimiz konulardan biri de cinsel yolla aktarılan enfeksiyonlar. Bu konuda kişilerin farkındalık kazanarak kaygılarının azalması ve izleyebilecekleri yollar hakkında bir fikrinin olması için onunla birlikte çabalıyoruz. Huzurevi, rehabilitasyon merkezi, sosyal hizmet merkezi, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı gibi sosyal hizmet kurumlarına başvuracak olan LGBTİ+’ların bu kurumlar ve izledikleri süreçler hakkında bilgi edinmesi de çalıştığımız bir konu. Son olaraksa psikososyal anlamda herhangi bir konuda desteğe ihtiyaç duyan ve aslında yalnız olmadığını hissetmek isteyen tüm LGBTİ+’ların bu ihtiyaçlarına yönelik destek sunmak ve güçlendirici faaliyetlerde bulunmak bizim için önemli. Çünkü biliyoruz ki ne kadar yalnızlaştırılmaya çalışılsak da yalnız değiliz ve birbirimizle tekrar ayağa kalkacak güce sahibiz.

Bundan sonra 17 Mayıs Derneği neler yapmayı planlıyor?

Metin: Biraz önce de bahsettiğimiz gibi, belirlediğimiz 3 çalışma programı ile faaliyetlerimize son sürat devam edeceğiz. Yeni kurulan bir dernek olarak, daha yolun çok başındayız. Ancak kısa sürede güzel işler başararak kendimizden söz ettirdik ve çok sayıda LGBTİ+’ya temas ettik. Yakaladığımız bu ahengi ve ivmeyi kaybetmeden yola devam etmek istiyoruz. Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde hedeflediğimiz çalışmalardan kısaca bahsedebilirim.

Örgütlerin ve inisiyatiflerin kapasite geliştirmelerine desteklerimiz devam edecek. Bunun yanı sıra, yerel yönetim çalışmalarında yol almayı planlıyoruz. Bu bağlamda, Çankaya’da yaşayan/çalışan LGBTİ+’ların yaşadıkları sorunlara odaklanan bir izleme projesi yürüteceğiz. Ek olarak, Yaşlılık çalışmalarımız yaşlı LGBTİ+’ların sağlık hakkına erişimi ile ilgili bir proje yürütecek. Bunların dışında, çeşitli meslek gruplarına ‘yaşlılık, HIV ve İnterseks’ konularında temel eğitimler vermek önümüzdeki dönem çalışmalarımızın içinde.

Özetle, yapılacak çok işimiz var.

Kaos GL dergisine ulaşın

Bu röportaj ilk olarak Kaos GL dergisinin Toplumsal Cinsiyet dosya konulu 178. sayısında yayınlanmıştır. Dergiye kitapçılardan veya Notebene Yayınları’nın sitesinden ulaşabilirsiniz. Online aboneler dergi sitesinden dergiyi okuyabilir.


Etiketler: insan hakları, yaşam, sosyal hizmet
Telegram