22/11/2012 | Yazar: Nevin Öztop

‘‘Zorunlu heteroseksüellik’in adını koymanın hem bu toplantı özelinde, hem de BM’nin çalışma diline artık girmesi anlamında önemli olduğunu düşünüyorum.’

Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women), BM’nin 2015 sonrası kalkınma süreci için kadın sorunlarının gündemleştirmek adına, 21 Kasım günü, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen kadın örgütlerini bir araya getirdi.
 
Özellikle kadının ekonomi, istihdam ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarındaki temsili üzerine çalışan UN Women, uluslararası normların uygulanmasını önemseyen ve bu amaçta STK’lar ile ortak çalışmayı benimseyen çalışma yaklaşımı kapsamında, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için farklı alanlarda mücadele veren kırka yakın katılımcıyı bir araya getirdi. “2015 sonrası için nasıl bir gelecek istersiniz?” sorusu, toplantının ana gündemi olarak masadaydı.
 
Toplantıya Kaos GL adına katılan Nevin Öztop, lezbiyenlerin ve biseksüel kadınların adlandırılmayan hayatları ve yaşadıkları ihlalleri üzerine söz alarak, “‘Zorunlu heteroseksüellik’in adını koymanın hem bu toplantı özelinde, hem de BM’nin çalışma diline artık girmesi anlamında önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi. Öztop aynı zamanda hem LGBT yıllık raporlarının lezbiyenlerin sorunlarını görünür kılmada eksik kaldığını, hem de kadın hareketinin raporlamalarında, kadın hayatlarının çeşitliliğine ve bu bağlamda kişinin cinsel yönelimine veya cinsiyet kimliğine çok nadir dikkat edildiğini ya da hiç dikkat edilmediğini vurguladı.
 
Pembe Hayat Derneği tarafından toplantıya katılan Belgin Çelik, trans bireylerin ve özelinde seks işçisi olan trans kadınların yaşadığı hak ihlallerine ve olumsuz çalışma şartlarına dair katkı sundu. Çelik aynı zamanda Kabahatler Kanunu’nun trans bireylerin hayatlarını gasp etmedeki kolaylaştırıcı ve araç olucu konumuna da dikkat çekti.
 
Toplantı katılımcılarından feminist İlknur Üstün, kadın hakları savunucularının içinde bulundukları korunmasız durumu vurgulayarak, “Kadın hakları savunucularının güvenli bir ortama ihtiyacı var. Kadınların sırtlarını dayadıkları tek yer kadın hareketi.” ifadesini dile getirdi.
 
Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu'ndan Nazik Işık, militarizmin kadınların hayatına etkisini vurgulayarak, “Genel olarak demokrasiye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Özellikle savaş hallerinde, kadın hakları öncelik sıralamasının sonlarına atılır. İkinci olarak, kadın farklılıklarının olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Farklı sorunlara ek olarak, farklı kadınlıklara da önem vermeliyiz.” şeklinde konuştu.
 
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Gülşah Şeydaoğlu ise, sorun alanları arasında bağlantıları kurmanın önemine dikkat çektiği konuşmasında, “Katmanlar arasında bağlantıyı görmezsek, bireyin sağlık durumu ile eğitim durumu arasındaki bağlantıyı göremezsek, işimiz zor. Örgütlerin parça parça oluşunu, hem güç kaybı olarak görüyorum hem de bütünü görme önündeki engel olarak nitelendiriyorum.” ifadelerini paylaştı.
 
2015 yılı sonrası için BM’nin çalışma gündemine katkı sunması için planlanan toplantının paralel görüşmeleri, Türkiye’nin de dâhil olduğu toplam 50 ülkede gerçekleştiriliyor. Toplumsal cinsiyet ve bununla ilişkili olarak yoksulluk/sağlık/eğitim ve engellilik olma durumları, çatı olarak belirlenen 9 temadan biri olan “Eşitsizlik”in başlığının altında ele alınıyor. UN Women, henüz temsilci statüsünde olmadığı için, toplantılar UNICEF tarafından koordine ediliyor.
 
Ankete katılmak için: http://anket.post2015turkey.org/ 
Web: http://post2015turkey.org.tr
 

 

 

Etiketler: kadın
Nefret