24/10/2013 | Yazar: Murat Köylü

Hükümetin ve Başbakan Erdoğan’ın dış ve iç politikasına yönelik ABD’den ciddi eleştiriler ve endişeler dile getiriliyor

Bu Liderlik ile Türkiye’ye Ortadoğu’da Güvenilemez! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Hükümetin ve Başbakan Erdoğan’ın dış ve iç politikasına yönelik ABD’den ciddi eleştiriler ve endişeler dile getiriliyor
 
ABD’nin iki ana partisi olan Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti’ye, özellikle ortak dış politika geliştirme konusunda 2007’den bu yana düşünce desteği veren Bipartisan Politika Merkezi’nde dün “Retorikten Gerçekliğe: ABD – Türkiye İlişkilerini Yeniden Yapılandırmak Üzerine Tavsiyeler” raporunun tanıtımı yapıldı. Washington’daki tanıtımda, ABD’nin iki eski Ankara büyükelçisi Morton Abramowitz ve Eric Edelman’ın katılımı ile internetten canlı yayımlanan panel düzenlendi.   
 
Raporda ve paneldeki konuşmalarda Türkiye Hükümeti ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dış ve iç politikasına yönelik ciddi eleştiriler ve endişeler dile getiriliyor.
Bu Liderlik ile Türkiye’ye Ortadoğu İçin Rol Modeli ve Müttefik Olarak Güvenilemez
Türkiye’nin dış politikası Erdoğan – Davutoğlu ikilisinin mezhepçi ve romantik  siyaseti ile giderek desteklenemez ve bölgedeki mevcut sorunları daha da derinleştiren bir hal aldı.
 
Başbakan Erdoğan Türkiye toplumunda zaten var olan kutuplaşmayı daha da arttırarak kendisine siyasi güvenlik ve rant sağlayacak bir tutum belirlemiş durumda.
 
Erdoğan’ın tersine günden güne daha birleştirici ve kapsayıcı bir pozisyon belirleyen Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrılıp Cumhurbaşkanı olması sonrasında AK Parti’nin ve Erdoğan’ın demokratikleşme reformları gerçek, pratik adımlar olmaktan çıktı ve salt etkisi giderek azalan bir retorik düzeyine indi.
 
Giderek otoriterleşen Erdoğan, başarısızlıklarını ve hatalarını, aynı Kemalist rejim gibi Batı’yı suçlayan komplo teorileri ile gizlemeye çalışıyor. Bu olumsuz reflekslerde çoğulcu değil ama çoğunlukçu kişisel demokrasi anlayışının olduğu kadar kişisel özelliklerinin de etkisi olduğu düşünülüyor.
 
Nitekim ilk dönemlerinde AK Parti sadece Refah Partisi’nin reformist kanadından oluşmuyordu. Eski askeri demokrasi kültürünü ve teşkilatını sessiz devrimle aşmaya kendini adayan pek çok merkez sağ, liberal, sosyal liberal ve Kürt kökenli unsur da AK Parti’nin parçası idi. Bugün ise AK Parti ‘tek adamın partisi’ görünümü ile Erdoğan’ın eski siyaset arkadaşlarını dahi endişelendirir duruma geldi.
 
Bu siyasi liderlik ile ABD’nin çıkarları uyuşmuyor. AK Parti artık istikrarlı ve demokratikleşen bir Türkiye’nin garantisini vermiyor. Ülke yeniden doksanlı yıllardaki istikrarsız ekonomik ve politik döneme benzer bir sürece girebilir.   
 
Gezi Olayları’na Hükümet’in ve Başbakan’ın tavrı, İran’a verilen İsrail istihbaratı, Çin ile askeri anlaşma, takıntılı Suriye politikası, AB üyelik sürecine karşı gösterilen kaba popülist tutum artık ABD’nin Ortadoğu için Türkiye’ye müttefik ve rol modeli olarak güvenemeyeceğinin kanıtı.
 
ABD dış politikası yeni dönemde Türkiye’nin bölgedeki ağırlığı yerine ülke içindeki demokratikleşme sürecine odaklanmalı.
 
Raporun tamamına İngilizce olarak ulaşmak için bu linki ziyaret ediniz.

Etiketler: yaşam, siyaset
Nefret