10/10/2006 | Yazar: Kaos GL

‘Birçok lezbiyen ve gey çeşitli nedenlerle hayatının bir döneminde kendini bir psikiyatr, psikolog ya da psikoterapistin kapısının önünde bulabilir. Bu nedenlerin arasında kişinin cinselliği ile bağlantılı sorunların yanında bambaşka bir sorun da bulunabilir. Kendinize sormanız gereken ilk soru bu konuda neden yardıma ihtiyacınız olduğu. Siz kendiniz mi karar verdiniz yoksa örneğin aileniz ya da başka biri mi sizi zorladı?’

‘Birçok lezbiyen ve gey çeşitli nedenlerle hayatının bir döneminde kendini bir psikiyatr, psikolog ya da psikoterapistin kapısının önünde bulabilir. Bu nedenlerin arasında kişinin cinselliği ile bağlantılı sorunların yanında bambaşka bir sorun da bulunabilir. Kendinize sormanız gereken ilk soru bu konuda neden yardıma ihtiyacınız olduğu. Siz kendiniz mi karar verdiniz yoksa örneğin aileniz ya da başka biri mi sizi zorladı?’

KAOS GL

Nedim B. - Londra

Çok ilginçtir ki psikiyatri servisini kullanan birçok gey ve lezbiyen ‘tedavi’ bittikten sonra kendilerini psikolojik olarak daha da kötü hissetmektedir. Cinsel yönelimleri yüzünden değil başka nedenlerden dolayı yardım istediklerini söylemelerine rağmen psikiyatr ve diğer zihinsel sağlık çalışanlarının lezbiyenlerin ve geylerin cinselliklerini bir patoloji, hastalık olarak görmeleri duyulmamış bir olay değil.

Zihinsel sağlık alanında çalışan lezbiyenlerin ve geylerin çeşitli nedenlerle hâlâ ‘out’ olmaması ve lezbiyenlik ve geylik üzerine aynı alanda var olan kaçamak sessizlik önemli bir sorun oluşturuyor. Psikiyatri alanının eskileri bile zihinsel sağlık sisteminin bürokrasi tekerleri arasında sıkışıp kalmış lezbiyenlerin ve geylerin deneyimleri konusunda çok az şey bilindiğini itiraf ediyor.

Önyargısız

Sağlık Bakanlığından aldığı yardım ile zihinsel sağlık örgütü Mind bu alandaki hizmetleri kullanan lezbiyenlerin ve geylerin deneyimlerini inceleyen bir araştırma yapmış. ‘Önyargısız’ adı verilen araştırma sırasında ülke çapında 50 lezbiyen ve gey ile görüşülmüş. Araştırmacıların görüştüğü kişilerin yüzde 78’inin bir zihinsel sağlık örgütünde ‘out’ olmaktan çekindikleri belirlenmiş. Yüzde 73’ünün hem sözlü hem de fiziksel olarak taciz edildiği düşünülürse bu çekincelerinde ne kadar haklı olduklarını anlamak zor değil.

Lezbiyensen hastasın

Projenin sorumlusu Jackie Golding, ‘araştırmanın sonuçları lezbiyenlerin ve geylerin güvenli bir terapi ortamında bulunmaları gerekirken, aslında sorunlarının daha da kötüleştiğini gösteriyor’ diyor. Araştırmaya katılanların yarısından fazlası cinsel yönelimlerinin, sorunlarının nedenlerinin açıklanmasında uygunsuz bir şekilde kullanıldığından şikayet etmiş. Hastane kayıtlarını inceleyen bir lezbiyen psikiyatrın zihinsel sorununun cinselliği etrafındaki çözümlenmemiş çelişkilerden kaynaklandığını yazdığını keşfetmiş. Bir diğerine ise lezbiyen olmasının nedeni olarak geçmişte tecavüze uğradığı gösterilmiş. Yine araştırmaya katılanların yarısından fazlasına cinsel yönelimlerini değiştirirlerse çok daha az sorun ile karşılaşacakları söylenmiş.

Lezbiyenlerin, geylerin ve biseksüellerin herkes gibi farklı farklı nedenlerle psikolojik sorunları olabileceğini söyleyen Golding, ancak birçoğuna cinselliklerinin sorunlarının ardındaki neden olarak gösterildiğini belirtiyor. Golding ekliyor: ‘Sorun -cinsellikleri- kendi hatalarıymış gibi gösteriliyor ve böylece sağlık sisteminin içinde hapsediliyorlar. Şikayet ederlerse hiçbir haklarının olmadığını görüyorlar. Bu yüzden de birçok lezbiyen ve geyin sağlık kurumlarında ‘out’ olmamalarına şaşmamak gerekiyor.’ Mind, araştırmanın sonuçlarını zihinsel sağlık alanında çalışanlara yönelik düzenlenecek bir dizi eğitim çalışmasında kullanmayı planlıyor.

Ne yapmalı

Birçok lezbiyen ve gey çeşitli nedenlerle hayatının bir döneminde kendini bir psikiyatr, psikolog ya da psikoterapistin kapısının önünde bulabilir. Bu nedenlerin arasında kişinin cinselliği ile bağlantılı sorunların yanında bambaşka bir sorun da bulunabilir. Kendinize sormanız gereken ilk soru bu konuda neden yardıma ihtiyacınız olduğu. Siz kendiniz mi karar verdiniz yoksa örneğin aileniz ya da başka biri mi sizi zorladı. Eğer kendi rızanız dışında bu yola başvurduysanız en azından bu konuyu o uzman ile konuşup belki de sizi zorlayanlar ile aranızdaki iletişimsizlik konusunda yardım isteyebilirsin.

Eğer kendi rızanız ile o uzman kişiye gittiyseniz aşağıdaki soruları mutlaka sorun. Unutmayın günün sonunda belli bir hizmeti kullanıyorsunuz ve size sunulanın ne olduğunu bilmek ve o hizmeti alıp almamadaki karar size aittir. ‘Uzman’ kişiler genelde kendi profesyonel yaklaşımı konusunda bir fikir sahibi olmanız gerekmektedir. Eğer bunu kendi başınıza yapamayacağınızı düşünüyorsanız en azından ilk randevunuza yakın bir arkadaşınızı yanınızda götürün ve aşağıdaki noktaları onunla önceden tartışın.

1. Görüştüğünüz kişinin uzmanlık alanı ne? Psikiyatr mı yoksa psikoterapist ya da psikolog mu? Aralarındaki farktan emin değilseniz bu konuda küçük bir araştırma yapın. Unutmayın üçü de zihinsel sağlık alanında çalışır, ancak sorunlara yaklaşımı ve çalışma biçimleri oldukça farklıdır.

2. Eşcinselliğe yaklaşımı ne? Eğer eşcinselliği tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak görüyorsa önerim hemen oradan ayrılın. Sizi hasta olarak gören bir kişinin sizi anlaması mümkün değildir.

3. Eşcinsellik konusunda kişisel ve profesyonel deneyimi ne? Kişisel deneyimi ya kendisinin aynı cinsten biriyle yaşadığı bir ilişki olabilir ya da çevresinden tanıdığı eşcinseller aracılığıyla edinmiş olabilir.

Eğer ben bu soruları sorarak o ‘uzmanı’ utandırırım diye düşünüyorsanız o zaman o uzman sizin yaşadıklarınızı rahatça nasıl dinleyebilir. Siz kendi dünyanızı hiç tanımadığınız birine açacaksınız bu yüzden de o kişi ile ilgili biraz bilgi sahibi olmak hakkınız. Bu soruyu cevaplamakta rahatsız ise büyük bir olasılıkla sizi dinlerken de aynı şeyleri hissedecek ve kendi içinde yaşadıklarına bakmaktansa sizi hasta olarak görüp sorumluluğu size yıkacaktır.

Profesyonel deneyimi bu konuda, özellikle cinsellik alanında aldığı eğitim ya da daha önce işi nedeniyle gördüğü eşcinseller aracılığıyla kazanılmış olabilir. Eğer daha önce eşcinseller ile çalışmış ise ne kadar süre ile nasıl çalıştığını ve sonuçlarının ne olduğunu sorun.

4. Sizi dinliyor mu? Siz konuşurken dinliyor mu yoksa sürekli olarak sözünüzü kesip yorum mu yapıyor? Unutmayın bu sizin hayatınız ve yaşadıklarınız size ait. Sizin dünyanıza girip sizi anlamaya çalışmıyorsa çıkaracağı sonuçlar kendisine ait olacak ve büyük bir olasılık ile sizin hayatınızda bir işe yaramayacaktır. Uzmanın görevi size kendi doğrularını vermek değil, kendi hayatınıza bakmanızda ve kendiniz için gerçekçi sonuçlar çıkarmanızda yardımcı olmaktır.

5. Gizlilik kuralı var mı? Sizin terapi sırasında anlattıklarınız ne dereceye kadar o uzman ile sizin aranızda kalacak. Verdiğiniz bilgileri kimler ile paylaşacak. Türkiye’de hastane ortamında bunları yapmak zor olabilir ancak özel görüştüğünüz bir uzman ise mutlaka gizlilik konusunda sözlü ya da yazılı kontrat isteyin. Bu konuda düşünülmesi gereken en önemli nokta sizin rızanız olmadan kimseye sizin hakkınızda bilgi vermemesi olacaktır.

6. Sizin ile nasıl çalışacak? Eğer aldığınız yanıtlardan hoşnutsanız sizi ne kadar süre ile göreceğini ve nasıl bir şekilde çalışacağını sorun.

Yukarıdaki sorulara kendiniz de eklemeler yapabilirsiniz. Uzman kişiye getirdiğiniz sorun ne olursa olsun bu soruları mutlaka sorun. Cinselliğiniz hayatınızın vazgeçilmez bir parçası. Bunu paylaşamazsanız o kişiden alacağınız yardım yarım olacaktır.
*Bu metin Pink Paper’da Mart 1997’de yayınlanan psikiyatri servisi ve eşcinsellik konusunda yayınlanan bir makale ile bir psikoterapi öğrencisi ve cinsel sağlık danışmanı olarak kendi iş tecrübelerimden çıkardığım sonuçların bir karışımıdır. (N.B.)


Kaynak: Kaos GL, Nisan 1997, Sayı 32



Etiketler: insan hakları, sağlık
Dijital