07/11/2022 | Yazar: Aslı Alpar

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27'nci Taraflar Konferansı (COP27) Mısır ev sahipliğinde başladı. 190 ülke iklim krizinin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliğini de konulacak.

COP27 başladı: Devletler hem iklim krizine karşı hem de toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışmalı! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: AP News

İklim krizine karşı küresel politikaların tartışıldığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27'nci Taraflar Konferansı (COP27) dün (6 Kasım) Mısır ev sahipliğinde başladı.

Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde gerçekleşen zirveye yaklaşık 190 ülkeden 40 binin üzerinde katılımcı, 100'den fazla devlet lideri ve politika yapıcının katılması bekleniyor.

COP27'de bugün ve yarın, devletlerin küresel iklim krizine karşı politikaları tartışılacak. Türkiye’nin de katıldığı zirvede iklim krizinin yanı sıra etkili olarak tarım, cinsiyet, su, sivil toplum, enerji, biyoçeşitlilik ve çözümler başlıkları da konuşulacak.

İnsan Hakları İzleme Örgütü,  COP27’yi takip ediyor. Örgüt, zirve öncesinde iklim protestocularının Mısırlı yetkililer tarafından tutuklandığına dikkat çekiyor:  “Yetkililer, kişilerin protesto hakkını kısıtlayarak zirvenin başarısını tehdit ediyor”.

Örgüt’ün dikkat çektiği bir diğer konuysa iklim krizinden en ağır etkilenecek topluluklar: “Uluslararası ve Mısırlı sivil toplum bileşenleri, Mısırlı yetkililer tarafından son yıllarda uygulanan ciddi kısıtlamaların gazetecilerin, aktivistlerin, insan hakları savunucularının ve sivil toplumun COP27’ye katılımını engellemesi. Yerli halklar, engelliler, yaşlılar, çocuklar, gençler, kadınlar, LGBT’ler, azınlıklar ve Türkiye'de yaşayan insanlar da dahil olmak üzere iklim değişikliğinin zararı açısından en fazla risk altında olanlar.”

cop27-basladi-devletler-hem-iklim-krizine-karsi-hem-de-toplumsal-cinsiyet-esitligi-icin-calismali-1

Fotoğraf: Mısır’daki insan hakları ihlallerinin üstünün ülkede düzenlenen COP27’yle örtüldüğünü ifade eden “GreenWashing”e karşı Almanya’nın başkenti Berlin’de eylem yapan bir grup iklim aktivisti. Eylemciler,  ülkede sivil topluma ciddi bir baskı olduğunu, protesto haklarının fiilen yasaklandığını ve yaklaşık 60 bin siyasi mahkum olduğunu ve bu siyasi mahkumlar arasında, zorla kaybetme ve işkenceye maruz kalan çevre aktivisti Ahmed Amasha ve 2019 yılında tutuklanan ve Kahire Üniversitesi'nde çevre planlama bölümünde profesör olarak çalışmış olan Ahmed Al-Kholy de bulunuyor. Middle East Monitor

Bu yıl 27’inci kez düzenlenen COP27, 18 Kasım’da sona erecek. 194 ülke küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlamak için politika geliştirse de toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitliliği yolunda da adımlar atmak zorunda.

İklim krizi ve toplumsal cinsiyet eşitliği arasında nasıl bir ilişki var?

17 Mayıs Derneği’nin yayımladığı “LGBTİ+’lar ve İklim Krizine Giriş-Dönüşüme Kendimizden Başlamak: İklim101-Tavsiyeler Kılavuzu” toplumsal cinsiyet eşitliği ve küresel iklim krizi arasındaki ilişkiyi şöyle ortaya koyuyor:

“İklim krizinin sonuçları toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınlar ve/ya LGBTİ+'lar için daha ağır olur. Kadınlar genellikle daha yoksul oldukları, daha az eğitim imkanına sahip oldukları ve hayatlarını etkileyen ev içi karar alma süreçlerine dahil olmadıkları için iklim değişikliğinden daha fazla etkilenir ve savunmasız kalırlar.”

“LGBTİ+’lar iklim değişikliği ile mücadelede diğer gruplardan daha farklı zorluklarla ve gündelik yaşamlarında karşılaştıkları ayrımcılık ve insan hakları ihlalleriyle birleşen diğer tehlikelerle karşı karşıyadır. Özellikle, sosyal damgalama, kayıt dışı istihdam ve güvenli alanlara sınırlı erişim, dezavantajlarına katkıda bulunan unsurlardır. Çoğu zaman ise, toplumdaki diğer grupların kolayca erişebileceği kaynaklara ve uyum araçlarına erişimden yoksundurlar. Örneğin, dışlanma, tecrit ve kısıtlı sosyal ağlar nedeniyle iklim değişikliği hakkında yeterli bilgiye erişemez ve afetlere uygun şekilde hazırlanamazlar. Hava koşullarının kötüleşmesi kayıt dışı alanda çalışan veya sokakta seks işçiliği yapan LGBTİ+’ların sağlığını da etkiler.”


Etiketler: insan hakları, kadın, ekoloji
bülten