19/10/2020 | Yazar: Kaos GL

Kaos GL’den Yıldız Tar, Enstitü Fabrika’nın etkinliğine konuk oldu, dilde ayrımcılığı Patikalar sözlü tarih kitabı ve medya izleme raporları üzerinden anlattı.

Dilden kovulma, sürgün ve geriye dönüş Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Enstitü Fabrika Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çarkı “Patikalar: Dil, Ayrımcılık ve Eşitlik Arayışı” söyleşisi düzenledi. 15 Ekim’de online yapılan söyleşide Mustafa Aşık moderatörlüğünde Kaos GL’den Yıldız Tar konuştu.

Yıldız Tar, yaklaşık elli kişinin katıldığı söyleşide Kaos GL’nin Patikalar sözlü tarih kitabı üzerinden “homoseksüel” kelimesinin peşine düştü. Tar, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği bağlamında dilden kovulma, dilsel tecrit, dile geri çağrılma ve bu sürecin hiyerarşik yapısını şöyle anlattı:

“Kendi hayatınızı, deneyiminizi anlatacak kelimelerinizin dahi olmaması dilden kovulmaya tekabül ediliyor. Kovulduğunuz dile geri çağrılırken de üretilen kavramlar her zaman başka anlamlarla işaretleniyor. Utanç gibi duygular bu kavramlara etiketleniyor ve geri çağrıldığınız yer sabitlenmiş, terbiye edilmiş bir yer oluyor. En baştan kovulduğunuz yere bu sefer deneyiminiz hakkında sabit ve çoğu zaman utanç gibi duygularla bezenmiş bir şekilde geri çağrılıyorsunuz.”

Patikalar kitabına ulaşmak için tıklayın.

Peki medya dilinde ayrımcılık ne boyutta?

Yıldız Tar söyleşinin geri kalanında Kaos GL’nin Medya İzleme raporlarını ve bu rapordan çıkan sonuçları aktardı:

“2019 yılı yazılı basında LGBTİ+ kimlik ve varoluşunun “suç” olarak gösterildiği bir yıl oldu. Yazılı basında ayrımcı dil çok sık bir biçimde kullanıldı. Metinlerin yarısı ayrımcıydı. 2018 yılında ayrımcı dil oranı yüzde 34 iken; 2019’da dramatik bir artışla bu oran yüzde 50’ye yükseldi. 2019 yılında 2018’den farklı olarak çok fazla metinde LGBTİ+’ların ifade ve örgütlenme özgürlüğü ihlal edildi. 2018’de sadece 341 metinde bu ihlal yaşanırken; 2019’da 1077 metinde yaşandı. Sistematik olarak LGBTİ+ etkinliklerinin hedef gösterilmesi, etkinliklerin yasaklanması için basın yoluyla çağrı yapılması, etkinlik yasaklarının meşrulaştırılması bu artışın sebebi olarak görülebilir. Basının, ülke genelinde birçok şehirde Onur Haftası ve Onur Yürüyüşleri’nin yasaklanmasında yasakları olumlayan ve bu şekilde LGBTİ+’ların örgütlenme özgürlüğünü ihlal eden bir yaklaşım sergilediği gözlemlendi.”

2019 Medya İzleme Raporu’na ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: medya, kültür sanat
Nefret