28/03/2022 | Yazar: Kaos GL

“2022 Diyarbakır Newroz’unun renklere, sloganlara, kültürel simgeler ve sembollere, sözlü edebi geleneğe, sanata, şarkılara, türkülere ve bilhassa kadın ve çocuklara, LGBTİ+lara yönelik baskının zirvede olduğu bir mücadele alanı olarak farklılaştığını söylemek mümkün.”

Diyarbakır Newroz’unda yaşananlar Agos’ta Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Agos’tan Berfin Atlı, Diyarbakır Newroz’unda kadın arama noktasında yaşananları, LGBTİ+’lara yönelik alandaki saldırıları ve alandaki genel atmosferi yazdı.

Saldırıya uğrayanlar arasında yer alan drag sanatçısı ve trans aktivist Babykilla, yaşadıklarını şu ifadelerle aktardı: “Alana ulaşana kadar polisin arama noktalarında saatlerce bekletildik. Newroz alanına kadar yedi tane arama noktası vardı ve beklemekten yorulan, geri dönen birçok kişi oldu. Ben ilk transfobiyi polis noktalarında yaşadım. İlk arama kabinine girmek için kadınlarla beklerken bir memur beni fark etti, henüz orada kimseye kimlik sorulmazken bana kimliğimi sordu ve atanmış cinsiyetime göre diğer taraftan geçmem gerektiğini söyledi.

“Bu taraftan geçersem ve bu tarafta üstüm aranırsa daha rahat olacağımı belirttim. İki yoldaşım da beni gözeterek benimle kabine geldi ancak o kabine erkek polis çağırıldı ve beni o aradı. Nihayet alana girdiğimizde her şey güzeldi. Başta hissettiğim gerginliği atmaya başlamıştım. Çevremizdekiler bizimle halay çekti, fotoğraf çekti, bize sorular sorup konuşmaya çalıştı. Genel olarak olumlu bir hava vardı. Uzun süre böyle devam etti, ta ki beş on kişilik bir grup etrafımızı sarana kadar.

“Birinin elinde ‘Qazi Muhammed’ yazan ve fotoğraf olan bir bayrak vardı. Bize ‘Bizde (Kürtlerde) böyle bir şey olmaz’ diyerek yaklaştı ve tartışmaya çalıştı. Başka iki kişi o sırada bayrakları yakmaya çalıştı. Tartışmaya çalışan bayraklı kişi, onlara, ‘Yakmayın, zaten toplanıp gidecekler!’ dedi. Ama gitmeyecektik. Sadece yer değiştirecektik.

“Ama biri bıçak gösterdi ve orada can güvenliğimizin olmadığını fark ettik. Pankart ve bayraklarımızı toplayıp o noktadan biraz geri çekildiğimizde bu gruba tepki gösteren bir arkadaşımızın üstüne çullanıp onu linç etmeye çalıştılar. Sonrasında nereye gitsek bizi takip ettiler. Güvende hissetmedim ve hepimiz artık o grubun orada durmamıza izin vermeyeceğini anladık. Alandan çıkana kadar peşimizdeydiler. Can güvenliğimiz olmadığı için alanı terk etmek zorunda kaldık.”

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.


Etiketler: insan hakları, kadın
nefret