18/06/2007 | Yazar: Aydın Öztek

"Yıllar sonra… O dayak olayından sonra, İstanbul’a kaçar Serkan. Aradan yıllar geçmiştir ve artık adı ‘Serpil’ olmuştur. Ailesinden yediği dayakların son bulacağını ümit etmişti, ama yıllar böyle olmadığını gösterdi." Aydın Öztek'in öyküsü.

Dönersen Ölürsün Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

"Yıllar sonra… O dayak olayından sonra, İstanbul’a kaçar Serkan. Aradan yıllar geçmiştir ve artık adı ‘Serpil’ olmuştur. Ailesinden yediği dayakların son bulacağını ümit etmişti, ama yıllar böyle olmadığını gösterdi." Aydın Öztek'in öyküsü.

KAOS GL

Aydın Öztek

Heteroseksist bir sistem içinde yaşayan Serkan, yıllar geçtikçe kendisinin diğerlerinden farklı olduğunu hissetmeye başlar. Bu farklılıktan memnun değildir, çünkü dalga geçer arkadaşları onunla. Ve her fırsatta dayak yer, ne yaparsa yapsın. Veya yapmazsa…
Evde kimse yokken, annesinin kıyafetlerini giyer, makyaj yapar ayna karşısında. Takar takıştırır, eteğiyle, topuklu ayakkabılarıyla evde dolaşır. Hep hayalini kurduğu şey budur belki de. Hayal bulutları dağılır bir anda, annesi gelmiştir eve. Annesi sinirlenir, oğlunu kendi kıyafetleriyle, makyajlı bir şekilde dolaşırken görünce. Döver Serkan’ı, hem de oklavayla. Bir yandan da, babasına söylemekle tehdit eder. Yalvarır Serkan ve bir daha olmayacağını, bunun da bir ilk olduğunu söyler. Yalan olduğunu bilerek… Çünkü her fırsatta tekrarlanır bu hayal.

Babasından çok korkar Serkan. Öyle olmasa da, babasının kıro, maganda olduğunu düşünür. Ona baktığında, göğüs kılları gömleğinden fırlamış, altın zincirli birini görür. Babası da döver Serkan’ı. Hem de sık sık… Hep de aynı nedenle… Hareketlerini ‘ibnemsi’ bulur babası. Yürüyüşünü, konuşmasını, el-kol hareketlerini, jest ve mimiklerini…
Ağabeyi, babasından sonra en çok korktuğu ikinci insan. Babasının aksine, görüntüsüyle de kırodur Serkan’ın ağabeyi. Hiç dövmemiştir Serkan’ı o güne kadar. O gün… Serkan bir erkekle sevişmektedir. Seviştiği kişi, birazdan bir arkadaşının geleceğini ve onlara katılacağını söyler, tam da Serkan’ın istediği gibi. Ve kapı çalar. Külotunu giyip, odadan çıkar seviştiği erkek. Yanında bir erkekle odaya gelir, ki bu kişi, Serkan’ın ağabeyidir. Serkan da, ağabeyi de şaşırırlar. Aslında Serkan korkmuştur, ağabeyi sinirlenmiş. Alıştığı şeyden kurtulamaz ve yine dayak yer. Hem de öyle bir dayak yer ki, her tarafı mosmor olmuştur artık.

Yıllar sonra… O dayak olayından sonra, İstanbul’a kaçar Serkan. Aradan yıllar geçmiştir ve artık adı ‘Serpil’ olmuştur. Ailesinden yediği dayakların son bulacağını ümit etmişti, ama yıllar böyle olmadığını gösterdi. Bir travestinin hayatının ne kadar zor yaşanır olduğunu gördü Serpil. Giyinip kuşanmak iyiydi de, ya yaşayabilmek için seks işçiliği yapmak zorunda olmak? Hepsi katlanılırdı yaşamak istediği için, ama yine dayak, yine dayak…

Yer: Tarlabaşı… Bir sokak lambasının altında müşteri bekliyor Serpil. Bir sonraki lambanın altında Esma, bir öncekinin altında Merve… Müşteri bulunabilecek en iyi yer orası. Sağa sola sataşmadan, ekmek parasını kazanmaya çalışırlarken, hepsinin önünde, aynı anda birer araba durur. Müşteri geldiğini zanneden travestiler, arabalara doğru giderler, fakat arabalardan bir anda elleri sopalı adamlar iner. Bütün travestiler kaçmaya başlar, kimi kurtulur, kimi yakalanır, komaya girene kadar dövülür. Tıpkı Serpil gibi…
Hayatı boyunca ikiyüzlü olmak yerine hissettiği gibi yaşamak istedi Serkan ve ‘Serpil’ oldu. Ama bu, birilerine fazla geldi.

Ve kendilerinde hak gördüler, birilerinin, travesti ve transeksüellerin yaşam haklarına tecavüz etmeyi.

Ve Serpil, mutlu mu öldü, bilinmez; ama istediği gibi, kadın olarak öldü.

Aralık 2006


Etiketler:
Nefret