25/05/2012 | Yazar: Nevin Öztop

Bozkurt’un raporunun kabul edilmesiyle Avrupa Parlamentosu, kadın haklarının AB-Türkiye ilişkilerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini resmen kabul etmiş oldu.

Emine Bozkurt: ‘AB’ye Damsız Girilmez!’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Bozkurt’un raporunun kabul edilmesiyle Avrupa Parlamentosu, kadın haklarının AB-Türkiye ilişkilerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini resmen kabul etmiş oldu.
 
Kadın hakları raportörü Emine Bozkurt, kadının sadece ailenin bir parçası veya anne olarak değil, birey olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
 
Emine Bozkurt’un “2020 Perspektifi ile Türkiye’de Kadın” başlıklı raporu 22 Mayıs 2012 tarihinde AB Genel Kurulu’nca büyük bir çoğunlukla kabul edilerek resmi Avrupa Parlamentosu Kararı’na dönüştü. Bozkurt, raporunda kadına karşı şiddet, kadının eğitimde, iş hayatında ve politikadaki yeri gibi önemli konularda Türkiye için bir durum saptaması yaptıktan sonra toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak için atılması gereken adımlara işaret ediyor. Bunun yanısıra da 2020 senesine uzanan bir kadın stratejisi ortaya koyuyor. Rapor’un kabul edilen son versiyonu, 6284 no’lu Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un “mağdur ve sanığın arasındaki ilişki türü ve cinsiyet kimlikleri farketmeksizin her türlü şiddeti” kapsamasının öneminin altı çiziliyor. Ayrıca hükümete LGBT hakları konusunda yaptıkları soruluyor.
 
Bozkurt’un raporunun kabul edilmesiyle Avrupa Parlamentosu, kadın haklarının AB-Türkiye ilişkilerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini de resmen kabul etmiş oldu.
 
Bozkurt: "AB’ye damsız girilmez! Yıllardır bunu söylüyorum ve AB Parlamentosu da bunu destekledi. Tabii yapılacak reformlara AB desteğinin sağlanması çok önemli. Bu nedenle kadın hakları konusunun Pozitif Gundem’in temel haklar ile ilgili 23. fasıl çalışma grubunda ele alınacak olması çok önemli."
 
Raporda öne çıkan mesajlardan en önemlisi “kadına karşı şiddete sıfır tolerans”. Bu amaçla kadına karşı şiddeti önleme yasasının ödün verilmeden uygulanmasına, yasanın uygulanmasında mağdur ile saldırgan arasındaki ilişkiye ve toplumsal cinsiyet kimliğine bakılmaksızın şiddet görenlerin derhal koruma altına alınmasına, şiddet uygulayanın ise derhal alıkonmasına yoğunlaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Kadın sığınmaevlerinin sayısının arttırılması ve varolan sığınmaevlerinde güvenliğin ve çalışanların uzmanlığının arttırılıp, kadınlara mesleki kurslar verilmesi gerektiğini vurguluyor.
 
Kadın istihdamını arttırmak konusunda alınması gereken önlemler ve siyasette kadın oranını arttırmak için zorunlu kota sistemi getirilmesinin de yer aldığı rapor, eğitim sisteminde de kız çocuklarının okuldan uzaklaşmasına müsade etmeyecek düzenlemerin getirilmesinin önemine işaret ediyor.
 
AP Genel Kurulu’nda raporu hakkında konuşan Türkiye’de kadın hakları raportörü Emine Bozkurt, kadının sadece ailenin bir parçası veya anne olarak değil, birey olarak görülmesi gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:
 
"Raporumda sunduğum önerileri, erkek egemen düzen değişmedikçe tam olarak gerçekleştirmek çok zor. Bu nedenle okullarda toplumsal cinsiyet eğitimi derslerinin zorunlu hale getirilmesi ve medyanın sunduğu kadın imajının yeniden değerlendirilmesi gibi konular çok önemli. Ayrıca, erkeklerin katılımı olmadan kadın-erkek eşitliğinin sağlanması mümkün değil. Bu nedenle bir cinsiyetler ittifakı gerçekleştirilmeli toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak için".
 
Raporun İngilizce linki:

Etiketler: kadın
Nefret