24/11/2014 | Yazar: Kaos GL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir’ dedi.

Erdoğan: Kadın erkek eşitliği fıtrata ters Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir” dedi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın düzenlediği “Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi”nde konuştu. Kadın erkek eşitliğine karşı daha önceki ifadelerini yineledi.
 
“Kadınların ihtiyacı olan eşitlikten ziyade eşdeğer olmaktır” diyen Erdoğan, “Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir. Tabiatları bünyeleri fıtratları farklıdır. İş hayatında hamile bir kadını erkekle aynı şartlara tabii tutamazsınız” ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan’ın konuşmasında ilgili bölümün satırbaşları şöyle:
 
“Kadınları erkeklerin yaptığı her işte çalıştıramazsınız”
 
“Kadınları erkeklerin yaptığı her işte çalıştıramazsınız. Komünist rejimlerde olduğu gibi eline ver kazmayı olmaz. Anadolu’da da yapmadılar mı aynı şeyi. Kadınlar iki büklüm. Erkekler kahvede pişpirik oynasın zar atsın. Böyle olmaz.
 
Cennet anaların ayakları altındadır. Ben anamın ayağını koklardım, anneciğim çekme ayağını derdim. Bunu feministlere anlatamazsın. Onlar anneliği kabul etmiyor. Ama biz anlayana söylüyoruz.
 
“Bir yargıç söylemişti, vicdanıyla cüzdanı arasında diye. Herhalde böyle bir şey var burada. Birileri cüzdanı bir yerde unutmuş. Vicdanda olmayınca böyle şeyler doğuyor.
 
“Kadınların ihtiyacı eşitlikten ziyade eşdeğer olmaktır”
 
“Kadınların ihtiyacı olan şey nedir? Burada bazen erkek kadın eşitliği diyorlar. Kadın kadına eşitlik doğru olandır. Erkek erkeğe eşitlik doğru olandır. Ancak kadının özellikle adalet karşısındaki eşitliği asıl olandır. Kadınların ihtiyacı olan eşitlikten ziyade eşdeğer olabilmektir. Yani adalettir. Buna ihtiyacımız var.
 
“Kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata ters”
 
Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir. Tabiatları bünyeleri fıtratları farklıdır. İş hayatında hamile bir kadını erkekle aynı şartlara tabii tutamazsınız.  Çocuğunu emzirmek zorunda olan bir anneyi, bir erkek ile eşit konuma getiremezsiniz. Kadınları erkeklerin yaptığı her işi yaptıramazsınız, komünist rejimlerde olduğu gibi.  Eline ver kazmayı küreği çalışsın, olmaz böyle bir şey. Onun narin yapısına ters düşer. Anadolu’da da böyle yapılmadı mı? O garibim analarımız ne çileler çektiler be, kamburları çıktı. Erkekte kahvede pişpirik oynasın zar atsın.
 
“Dinimiz kadına bir makam vermiş”
 
“Bizim dinimiz kadına bir makam vermiş, annelik makamı. Anneye bir makam daha vermiş. Cenneti ayakları altına sermiş. Babanın değil annenin ayakları altına koymuş. Annenin ayağının altı öpülür. Ben anacığımın ayağının altını öperdim. Anam nazlanırdı, anacığım çekme ayağını derdim, çünkü burada cennetin kokusu var. Bazen ağlardı. Anne başka bir şey. Ve makamların o ulaşılamazdır. Ama bunu anlayanlar olur anlamayanlar olur. Bunu feministlere anlatamazsın mesele, onlar anneliği kabul etmiyor. Ama anlayanlar yeter bize diyoruz, onlarla yola devam ederiz.
 
“İnançlı bir insan kadına şiddet yapabilir mi?”
 
“Kadın cinayetleri oluyor değil mi? Gerçek olarak düşüneceğiz işi. İnançlı bir insan, böyle sapıklardan bahsetmiyorum. Gerçekten bu işin değerini bilenden bahsediyorum. Bir kadın cinayeti kadına şiddet böyle bir şeye girebilir mi? Mümkün mü? Giremez. Niye? Çünkü bir Müslüman olarak konuşuyorum, dinimiz İslam. Biz bir barış dininin mensuplarıyız. Bunun mensupları olarak bizim dinimizde kadına bu şekilde bir zulmü asla yapamazsın. Şiddet uygulayamazsın. Hatta evlatları için kesin hüküm nedir? Yanınızda yaşlanırlarsa annenize babanıza öf bile demeyiniz diyor. Çekeceksin nazını. Ana bu. Ona öf bile dedirtmeyeceksin. Bizim değer ölçülerimiz bu kadar hassas.”  

Etiketler: yaşam, siyaset
nefret