26/07/2021 | Yazar: Defne Güzel

“Cinsel Şiddetten Hayatta Kalan Erkeklere Dönük Sosyal Hizmet” etkinliği kapsamında Hans Knutagard konuştu: “Erkekler de tarih boyunca tecavüze uğradı ve bu halen konuşulmuyor.”

Erkek tecavüzü: Sorun edilmeyen bir sorun Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL’nin Eşit Haklar İçin Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında sosyal hizmetler alanında gerçekleştirdiği çevrimiçi etkinlikler serisinin sonuncusu 15 Temmuz Perşembe günü Hans Knutagard’ın katılımıyla “Cinsel Şiddetten Hayatta Kalan Erkeklere Dönük Sosyal Hizmet” başlığıyla gerçekleşti.

“Erkeklerin maruz bırakıldığı tecavüz bugün hala en az farkedilen sorunlardan biridir”

Emrah Kırımsoy’un moderatörlüğünü üstlendiği ve açılış konuşmasını gerçekleştirdiği etkinlikte Knutagard, erkeklerin maruz bırakıldığı tecavüzü “Bugün hala en az farkedilen sorunlardan biri” diye niteledi ve bunun sebebini biyolojik, psikolojik, sosyal, ekonomik, politik, kültürel, yasal, tarihi, dini ve manevi birçok faktörle açıkladı.

Knutagard, kadınların maruz bırakıldığı tecavüzü bile dünyanın 70’li yıllarda konuşmaya başladığını ve her iki konununun da çok geç konuşulmaya başlandığını belirtti ve devam etti: “Erkekler de tarih boyunca tecavüze uğradı ve bu halen konuşulmuyor. Kişiler bunu söyleyemiyor. Toplum da bunun üstünü kapatıyor.”

“Kişi tecavüze maruz bırakılırsa hiçbir şey yapamıyor çünkü bunu açabileceği toplumsal-kültürel alan yok”

Tecavüzün batı toplumlarında erkeklik, cinsellik ve eşcinsellik kavramlarının içine gömülü olduğunu vurgulayan Knutagard insan cinselliğini şöyle anlattı: “Kültürel-tarihsel bağlam eğer eşcinsellere, kırılgan konumdaki erkeklere hasmane ise ve  bunu bir maço erkeklik kurguladıysa; o zaman bütün bu söylediklerimiz sosyalleşmemizi ve bu meseleleri kendi içimizde ele almamızı etkiliyor.”

“Toplumsal sistemler bu soruna bakmıyor ve herhangi bir hizmet vermiyor. Eğer kişi istismara, cinsel saldırıya uğrarsa veya tecavüze maruz bırakılırsa bu kişi hiçbir şey yapamıyor çünkü bunu açabileceği bir toplumsal-kültürel alan yok”

Tecavüz mitleri

Knutagard, sunumunun devamında cinsel saldırı suçunun faillerden mağdurlara nasıl kaydırıldığı hususunda şu mitleri sıraladı:

“Erkekler tecavüze uğrayamaz, erkek tecavüzü yalnızca hapishanede gerçekleşir, yalnızca eşcinsel erkekler diğer erkeklere tecavüz eder, tecavüze uğrayan erkekler sadece çocuklar veya güçsüz kişilerdir, bir erkek tecavüze uğradığında ereksiyon veya boşalma deneyimlediyse bu onun tecavüze uğramak istediği anlamına gelir, eğer gerçekten varsa çok az erkek tecavüze uğramıştır”

Bu mitlerin aynılarının kadınlara karşı da kullanıldığını belirten Knutagard, bu mitlerin karşısına koyduğu çalışmada 18 yaşından 48 yaşına kadar hayatta kalan insanlarla görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getirdi. Erkeklerin yalnızca savaş dönemlerinde değil her zaman tecavüze uğrayabileceğini belirten Knutagard “yalnızca eşcinsel erkeklerin diğer erkeklere tecavüz ettiği” mitinin ise homofobiden beslendiğini aktardı ve hayatta kalanların homofobik davranışlara maruz kalabildiğinin de altını çizdi.

Donmuş çaresizlik ve tecavüzün etkileri

Ayrımcı kodlar sebebiyle kadınların tecavüze direnemeyeceği yanılgısına karşılık erkeklerin de tecavüze direnemeyebileceğini belirten Knutagard “donmuş çaresizliğin” herkesin başına gelebilecek olağan bir durum olduğunu aktardı.

“Saldırı altında ister asker, ister sporcu olun saldırı altında donabilirsiniz” diye belirten Knutagard heterosekizmin bu anlamda erkeklere sözde güçlü kodlar verdiğini de ekledi.

Tecavüzün etkileri arasında “zaman ve mekan algısının etkilenebilmesi, kendinden geçme ve bilinç kaybının oluşabilmesi, insanlarla zorluklar yaşanabilmesi, güvensiz konuşmaların gerçekleşebilmesi, kontrol ihtiyacının oluşabilmesi, duygusal kontrol ihtiyacının oluşabilmesi, soyutlanma ve mesafeliliğin gerçekleşebilmesi ve güven eksikliğinin yaşanabilmesi” gibi durumları sıralayan Knutgard güven eksikliğinin “vazgeçme” psikolojisine yol açabileceğini ve bu durumun ise kendi kendine zarar verme aşamalarına ilerleyebileceğini de aktardı ve utancın öfkeye sebep olabileceğini belirterek utancın nesiller boyunca utanca yol açacağını ekledi.

Ne yapılmalı?

Knutagard, erkek tecavüzü konusunda ne yapılabileceğini şu maddelerle sıraladı:

*Tecavüzü görünür ve konuşulabilir kılın.

*Tecavüze maruz bırakılan erkeklere sağlık hizmeti, toplumsal içerme ve adalet sağlayın.

*Ayrımcılık ve damgalama ile savaşın.

*Erkeklikleri yapısökümüne uğratın.

*Baskıcı olmayan sosyal hizmet pratikleri geliştirin.

Konuyu insan hakları perspektifinden de değerlendiren Knutagard hak savunucularına ise şu görevleri sıraladı:

*Aktif bir dinleyici olun.

*Güvenli alanlar sağlayın.

*Hayatta kalanın söylediklerini belgeleyin.

*Hayatta kalanlara destek verin.

Knutagard’ın sunumlarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve etkinlik sonlandı.

*Bu etkinlik, Avrupa Birliği'nin desteklediği Eşit Haklar için Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında yapılmaktadır. Bu durum, etkinlik içeriğinin ve etkinlikte konuşulanların AB'nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.

 


Etiketler: insan hakları, yaşam, sosyal hizmet
Bayram