09/02/2009 | Yazar: Ozan Gezmiş

Yaşam alanları daraltılmış, gecelere hapsedilmiş travesti ve transeksüeller için baskı ve şiddet her geçen gün artıyor.

Yaşam alanları daraltılmış, gecelere hapsedilmiş travesti ve transeksüeller için baskı ve şiddet her geçen gün artıyor. ‘Bir daha çıkmayacaksınız buraya, sizi bu şehirde barındırmayacağız!’, ‘Basın açıklamasına katıldığın sürece seni gözaltına alacağız!’ Bu cümleler Eskişehir’de yaşayan travesti ve transeksüellere son bir haftadır polisler tarafından söylenen cümleler…
 
Bir süre önce cinsiyet kimliğinden ötürü uğradığı ayrımcılıklara karşı örgütlü mücadele vermeye başlamış bir transeksüel olan Gülben, 30 Ocak Cuma günü geceleri zorunlu olarak çalışmak için çıktığı sokakta polis şiddetine ve hakaretine yoğun bir şekilde maruz kaldı. Gülben yaşadığı şiddeti şöyle anlatıyor; ‘30 Ocak 2009 gece 00.30 civarında Atatürk Caddesi üzerinde yürürken beyaz bir sivil araba durdu. Arabanın içinden bir sivil polis indi ve ‘S.trn gidin buradan, o. çocukları, ibn.ler…’ şeklinde küfürler etmeye başladı. Ben de karşılık olarak sen bana küfür edemezsin dedim. Tam bu sırada arabadan diğer bir sivil polis elinde 2 tane copla indi. Coplardan birini diğer polise verdi ve ‘Bir daha çıkmayacaksınız buraya, sizi bu şehirde barındırmayacağız!’ diyerek ve çeşitli küfürler ederek ikisi birden saldırmaya başladı.’

Gülben ve örgütlü mücadele verdiği arkadaşları ertesi gün Eskişehir’de bir basın açıklaması gerçekleştirdi ve yaşadıkları şiddeti protesto ettiler. Sırf transeksüel olduğumuz için cinsiyet kimliğimizden ötürü maruz kaldığımız ayrımcılıklar, şiddet ve hakaretler son bulsun dediler. Ama üzerinden iki gün geçmeden yeni saldırılar gerçekleşti. Nerdeyse her gün bir başka transeksüel saldırıya, hakarete uğradı ya da keyfi gözaltına alındı. Keyfi olarak gözaltına alınan Başak savcılığa polisler hakkında yaptığı suç duyurusunda şunları söylüyor; Polisler beni gözaltına alıp Kütahya yolu üzerindeki Ahlak Büro’suna götürdüler. ‘Basın açıklamasına katıldığın sürece seni gözaltına alacağız!’ diyerek tehdit ettiler. Basın açıklamasına katıldığım için beni özellikle seçtiklerini belirttiler.’
 
Eskişehir’de travesti ve transeksüeller yılmadı, yılmıyor da. Her olay sonrasından topluca savcılığa suç duyurusunda bulunuldu, şikâyetçi olundu. Tüm bu saldırılar, örgütlenmeyi engelleme girişimleri travesti ve transeksüelleri daha çok birbiriyle dayanışmaya teşvik etti ve Eskişehir’de ilk kez geniş kapsamlı bir travesti ve transeksüel toplantısı geçtiğimiz gün gerçekleştirildi. Nasıl örgütlenmeliyiz, haklarımız neler, nasıl mücadele edebiliriz üzerinden birçok konu hakkında ilk kez bu denli bir tartışma olanağı oldu.
 
Eskişehir’de insanca yaşayabilmek için mücadele azmi her saldırıyla, her baskıyla katlanarak artıyor. Öyle gözüküyor ki yıldırmak için gerçekleştirilecek her yöntem bu azmin artmasında teşvik edici de bir rol üstleniyor. Eskişehir’de mücadele etmeye kararlı olan travesti ve transeksüeller ‘Kuşkusuz tüm bunların sonunda kazananlar hakları için mücadele edenler olacaktır’ diyor.
 


Etiketler: insan hakları
Nefret