15/01/2020 | Yazar: Ali Erol

LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan yeni yılın ilk “köşe”leri…

“Evlenmek isteyen eşcinsellerin önünü açın evvela” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Gökkuşağının hakkını veren, LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”lere göz atmaya devam ediyoruz…

İşte, yeni yılda, “köşe”lerinde cinsel çeşitliliğe, cinsel yönelimlere, cinsiyet kimliklerine, LGBTİ+’lara (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) kısacası gökkuşağına yer açan gazete yazılarından sizler için okuduklarımız…

İstanbul, Ahmet Özdemir: “Gazeteci; nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır”

İstanbul Gazetesi’nden Ahmet Özdemir, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” vesilesiyle “çalışan gazeteciler bayramı”ndan, “çalışan gazeteciler günü”ne tarihin seyrine dair bilgileri paylaşıyor.

İstanbul Gazetesi köşe yazarı, ardından, “TGC Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nden Okuyalım mı?” sorusunu yöneltiyor ve ekliyor: “Gazeteci; milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, cinsel kimlik, cinsel yönelim, dil, din, mezhep, inanç, inançsızlık, sınıf, dünya görüşü ayrımcılığı yapmadan tüm uluslar, halklar ve bireylerin haklarını tanır, saygı gösterir.”

“Gazeteci; insanlar, uluslar ve topluluklar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Gazeteci, mağdurun, güçsüzün, yoksulun, ötekileştirilenin ve “sesini duyuramayanların” sesi olmakla yükümlüdür.”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yıllar önce yayınladığı Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazetecinin görevlerini, Habererk sitesinden M. Hanifi Kılınç da, “Gazetecinin Görevi” başlıklı yazısında sıralıyor.

Dünya, Osman Ulagay: “Umudu en çabuk gerçekleşecek olanlar ise eşcinseller…”

Dünya gazetesinden Osman Ulagay, yeni yılın ilk günü yayınladığı “Batı’nın büyüsü neden bozuldu?” başlıklı köşe yazısında, yılbaşı öncesinde geldiği Londra’dan 2020’de yeni bir on yıla girecek olan dünyaya ve İngiltere’nin gidişatına bakıyor.

Dünya gazetesi köşe yazarı, “Onların dışında kalanlar için 2020’nin neler getireceğini kestirmek kolay değil.” Dediği eşcinsellerin yeni yılda hayata geçecek hukuki kazanı anıyor: “İngiltere diye anmaya alışık olduğumuz Birleşik Krallık 2020 yılına yeni bir hükümetle ve yeni umutlarla giriyor. Umudu en çabuk gerçekleşecek olanlar ise eşcinsel beraberliklerini yarından itibaren resmileştirme olanağını bulacak olan 170 bin kişi.”

T24, Pınar Doğu: “Evlenmek isteyen eşcinsel bireylerin önünü açın evvela”

T24’ten Pınar Doğu, “Bekarlık Vergisi ve keyfimizin kahyası” başlıklı köşe yazısında, “Gençlerin iş imkanlarını, gelecek hayallerini ellerinden alan hükümet şimdi de 30 yaşını geçmemiş gençlerden her yıl vergi almanın peşinde” eleştirisi ile “suni gündemler”e dikkat çekiyor.

T24 yazarı, “Aile mi? Hangi Aile? Evlilik mi? Hangi evlilik?” diye soramıyoruz bile, derken ekliyor: “Bu arada yeri gelmişken, madem gençlerin evlenmemesinden dem vuruyor. Evlenmek isteyen eşcinsel bireylerin önünü açsın evvela. Ama yok bu ülkede sadece heteroseksüel, Müslüman Türkler yaşıyor, gerisi teferruat değil mi?”

ArtıGerçek, ayşe düzkan: “evlenme “hakkı”nın eşcinsel çiftelere tanınmaması büyük bir eşitsizlik”

ArtıGerçek sitesinden ayşe düzkan, “sizinki de, bizimki de çok farklı değil aslında” başlıklı köşe yazısında, T24’ten Pınar Doğu gibi “gündem değiştirme”ye değiniyor ve ekliyor: “sayın cumhurbaşkanımız olmadık bir konuyu ele alıp gündem değiştirmenin ustasıdır ama bu konuları hep ideolojisinin belkemiğini oluşturan noktalardan seçer.”

ArtıGerçek köşe yazarı ayşe düzkan, “vesileyi değerlendiriyor” ve eleştirel sözünü eşcinsel çiftler için evlenme “hakkı”na da getiriyor:

“evlilik, kadınların tekeşliliğe mahkum edildiği, erkeklerin çokeşliliğinin teşvik edildiği, kadınların erkeklere hizmet etmesinin garanti altına alındığı, eşcinsellerin ve biseksüellerin varlığının yok sayıldığı kurum. evli olmak kadınlara bir ayrıcalık olarak sunuluyor ki o hizmete, o bağımlılığa razı olsunlar ama bundan kaçınmak ayrıcalıktan vazgeçmek mi yoksa sömürünün belli bir biçimini hayatından çıkartmaya çalışmak mı!”

“evet, heteroseksüellerin sahip olduğu evlenme “hakkı”nın eşcinsel çiftelere tanınmaması büyük bir eşitsizlik ve bu hakkın tanınması evlilik kurumunu da dönüştürecek bir adım ve ama kurumun özünün bu olmadığı açık, öyle olsa, eşcinsel çiftlerin evlenmesinin yasalar açısından mümkün olduğu ülkelerde aileye yönelik eleştiriler olmazdı.”

LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”leri okumaya devam edeceğiz: “Hep kahır, hep kahır, hep kahır, hep kahır” nereye kadar… 


Etiketler: medya
Nefret