09/03/2011 | Yazar: Ömer Akpınar

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin düzenlediği Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Sempozyumu’nda 5 Mart günü “Hangi Feminizm: Seks İşçileri Feminis

Feminizmin Seks İşçiliği ile İmtihanı! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin düzenlediği Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Sempozyumu’nda 5 Mart günü “Hangi Feminizm: Seks İşçileri Feminist Harekete Dâhil Midir?” oturumu yapıldı. Kadın Kapısı’ndan Eylem Çağdaş ve Sosyalist Feminist Kolektif’ten Müge Yetener seks işçiliğinin feminizmle olan ilişkisini masaya yatırdılar.
 
Seks işçiliğinin sorunları yerine hâlâ bir işçilik türü olup olmadığının tartışılmasından yakınan Eylem Çağdaş, her seks işçisini potansiyel bir feminist olarak gördüğünü belirtti. Feminist hareket içerisinde belli bir kadın tipinin yer edinebildiğini, hareketin orta-sınıf ve eğitimli kadınların ötesine ulaşması gerektiğini söyledi. Feminist harekete yönelik eleştirilerinin ardından seks işçilerine değinen Çağdaş, kendi içlerine kapalı olmaktan çıkıp kendi alt kültürlerini oluşturmalarının gerekliliği hakkında konuştu.
 
Erkek egemenliğinin kadınların emeğini ve bedenini sömürdüğüne değinen Müge Yetener ise iffetli ve iffetsiz kadın ayrımının kadını evliliğe ve ücretsiz ev emeğine razı ettiğinden bahsetti. Nedenlerini ortadan kaldırmadıkça seks işçiliğini yasaklamanın temel insan hakları ihlali olacağını belirtti. Ayrıca Yetener, insana dair hiçbir şeyin satılık olmadığı, sınıfsız ve hiyerarşisiz toplum tahayyülünden vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.
 
Türkiye’deki kadın hareketinin seks işçiliği konusundan uzak durduğu yönündeki eleştiriye yönelik Yetener, kendi aralarında tartıştıklarını; fakat seks işçileri hareketinin oldukça yeni olduğunu ve seks işçilerine yönelik önyargıları olmadığını söyledi. Sempozyumun elitist bir havası olduğuna ilişkin görüşe ise Çağdaş “bu tarz toplantılar üniversitelerin, otellerin şık salonlarında yapılıyor. Hâlbuki kendi yerimizde kendi cebimizden çıkan paralarla düzenlediğimiz etkinlikler olmalı. Projecilik bizi bitiriyor. Memurlaşıyoruz” dedi.
 
Kadınların kadınları küçümsediğini söyleyen, Asya-Pasifik Seks İşçileri Ağı Koordinatörü Khartini Slamah ”feministlerin bizlere, trans-kadınlara, ne yapmamız gerektiğini söylemelerini istemiyorum. Polis olmayı kesin” şeklinde konuştu. Çok eski bir seks işçisi olduğunu söyleyen Belgin Çelik ise “seks işçiliği nükleer silahlardan daha mı tehlikeli?” diye sorarak seks işçiliğinin binlerce yıldır var olan bir meslek olduğunu belirtti.
 
Oturumda üzerinde uzlaşılan konular ise güvenli koşullarda çalışma ve var olan yasaların doğru uygulanması talepleri ile feminist hareketin seks işçileriyle ortak politikalar üretmesi gerektiği oldu. Seks işçiliğinin bir işçilik türü olup olmadığı tartışmasının çoktan eskidiği, seks işçiliğinin bir işçilik olduğu ve sorunların konuşulmasının çok daha gerçekçi olduğu pek çok kez vurgulandı. 
 

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Nefret