10/01/2013 | Yazar: Ömer Akpınar

‘Procrastination’ kelimesini en kolay yoldan öğrenmemize vesile olan, muhabbetlerin en tatlı olduğu bu zaman dilimindeki halet-i ruhiyelerini öğrenmek için öğrencilerden görüş aldık.

Final Zamanı = Ölüm Zamanı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Üniversite tanıtım kitapçıkları birbirinden güler yüzlü, inci dişli, şık giyimli öğrencilerle süslüdür. Toy ve umutlu öğrenci, çok yanlış bir tercih yaptığının farkına bile varmadan çimlerde güneşleneceği, partilere akacağı, hiç parasız kalmayacağı günlerin hayaliyle yanıp tutuşur. Tanıtım kitapçıklarında kiralık ev bulmanın zorlukları, yemekhanede çıkan berbat yemeklerin fahiş fiyatları ya da diplomalı işsizlikten bahsedilmez. O kitapçıklarda asla değinilmeyen bir zaman dilimi vardır ki, pek çok öğrencinin sağlığında kalıcı tahribata yol açmıştır: FİNALLER!

 

“Procrastination” kelimesini en kolay yoldan öğrenmemize vesile olan, muhabbetlerin en tatlı olduğu bu zaman dilimindeki halet-i ruhiyelerini öğrenmek için öğrencilerden görüş aldık.

 

Mehtap Akbaş: Facebook’ta geçirdiğim zamanın artması demek, finallerin gelmesi demek. Bu konuda üniversiteler ile Zuckenberg’in el ele kol kola çalıştığını düşünüyorum. Finaller yüzünden kendimi hayata değil de bilgisayara bağlı olarak hissetmek istemiyorum. Biri gelip fişimi çeksin!

 

Curious the Queer: Şimdi bu final dönemini ben anlamadım, koskoca dönem şıp diye bitti ama bu iki hafta geçmek bilmiyor. 

 

Clement Zenith: Finaller bitti! Bugun son finalimi öğlene doğru vermiş oldum, bir rahatlama tabii. Karın da yağmasıyla Güney Kampus beyazlara büründü, biz de boşluktan istifade, karın keyfini çıkardık (karla ilgili hoş anıları olmayanlar bana sövüyorlar muhtemelen). Üniversiteye bu sene başladığım için biraz salmış olduğum derslerimi final döneminde elimden geldiği kadar toparlamaya çalıştım, umarım HIST105’ten çakmam :) Uzun bir tatilin (40 gün) beni beklediğini düşünerek bu ilk final dönemimi artık atlatmış bulunuyorum. Kafa rahat, beyin bedava.

 

Berkant Çağlar: Dönem boyunca o kadar çok ödev ve proje yaptım ki finallere karşı motivasyon yakalamakta zorlanıyorum. Finalleri ya da genel olarak sınav ve ödevleri daha az önemsemek isterdim. Oluyor mu? Olmuyor. Açıkçası 7-8 güne yayılmış olması güzel ama iki üç güne sıkıştırıp hepsinden birkaç günde kurtulsak fena olmaz mıydı demiyorum değil. Bu arada yaptığım şeyler o kadar da korkunç değil. En azından film çalışmaları dersi için tek yapmam gereken birbirinden güzel filmlerin ilişkilendirildiği konuları okumak.

 

Varujan Tigran: Final zamanı beni yoran asıl şey çok çalışmak değil, çalışmak isteyip de çalışamamanın ve sınavların yaklaşıyor olmasının verdiği inanılmaz stres. Çalışamamamın nedeni hiçbir zaman öğrenciliği işim olarak göremeyişim ve dolayısıyla ruh halimin buna adaptasyonunun mümkün olamayışı sanırım. Öğrencilik, yapmak istediğim o kadar çok şey varken elimi kolumu bağlıyor gibi. Niye makina mühendisliği okuduğumu ben de anlamış değilim; sinema okumalıydım.

 

Çağdaş Bilir: Hayatla bağlarımızın koptuğu ve her sene en az 2 kere yaşadığımız bu travmayı atlatmak hiç de kolay olmuyor. Başarı kıstaslarının bireyin stres katsayısı üzerinden ölçüldüğü bir eğitim sistemine boyun eğerek "bir yerlere gelmeye" çabalıyoruz işte...  


Etiketler: insan hakları, eğitim
Nefret