08/02/2022 | Yazar: Yunus Emre Demir

ETHA Editörü Pınar Gayıp’a, aralarında 2021 Onur Yürüyüşü’yle ilgili içeriklerin de olduğu paylaşım ve haberleri hakkında iki ayrı soruşturma açıldı.

Gazeteci Pınar Gayıp’a torba soruşturmadan Onur Yürüyüşü de çıktı! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

3 Şubat günü aranarak ifadeye çağrılmasının ardından, 7 Şubat günü ifade vermeye giden gazeteci Pınar Gayıp hakkında açılan iki soruşturma için ifade verdi. Soruşturmaların içeriğinde birçok konu aynı anda yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından açılan soruşturmada, Gayıp'ın 2020 yılında İstanbul'da düzenlenen Onur Yürüyüşü'nü takip eden AFP muhabiri Bülent Kılıç'ın polis şiddetine maruz kaldığı habere ilişkin paylaşımı, Suruç katliamının 6. yılında gençlik örgütleriyle yaptığı röportaj ve anma paylaşımlar, orman yangınlarına müdahale edilmemesini ilişkin paylaşımları ve Ankara'da Aleyna Çakır'a uyguladığı şiddeti canlı yayınlayan ve Ümitcan Uygun'un polis ve yargı tarafından korunduğuna dair haber ve paylaşımları suç olarak yer aldı.

"Onur Yürüyüşü'ne saldırıya tepkim soruşturmaya konu edilmiş"

KaosGL.org'a konuşan Pınar Gayıp, savcılığın açtığı soruşturmayı şu sözlerle özetledi:

“2021 yazında gerçekleşen İstanbul LGBTİ+ Onur Yürürüyüşü’ne eylemin başlamasına neredeyse bir buçuk saat varken alanda toplanmaya başlayanlara polis saldırmış, çok sayıda kişi işkenceyle gözaltına alınmıştı. AFP Muhabiri Bülent Kılıç da bu işkenceyi belgelerken polisin işkencesine maruz kaldı. Bülent polis tarafından yere yatırıldı ve tıpkı ABD’de siyahi George Floyd’a yapılan uygulama yapıldı. Bülent o sırada ‘nefes alamıyorum’ demişti. Ben de hem Onur Yürüyüşü’ne yönelik saldırıya hem de meslektaşım Bülent’ın maruz kaldığı işkenceye sosyal medyada tepki göstermiştim. Bu soruşturmaya konu edilmiş.”

gazeteci-pinar-gayip-a-torba-sorusturma-1


“Açılan soruşturmaların kıymeti yok, yazmaya devam”

Hakkında açılan soruşturmalara yönelik görüşünü sorduğumuz Gayıp, açılan soruşturmaların kıymeti olmadığını, yazmaya devam edeceğini söyledi.

"Esasen iktidara ve politikalarına söz söylediğim için soruşturmaya tabi tutuldum. Savcılığın hazırladığı dosyada suç unsuru olan hiçbir şey yok. Yaptığım haberi, haber içinde yer alan bilgilerle paylaştım. Fakat TEM tarafından hazırlanan fezleke tamamen fecaat. Yani bir korkutma, yıldırma politikası. Meslektaşlarımla çekilen fotoğraflarımı dahi propaganda konusu yapmışlar. Burada diyorlar ki aslında, ‘gözümüz üzerinde, söz söyletmeyeceğiz, yazdırmayacağız.’

"Bu ülkede kadınlar, çocuklar, LGBTİ+’lar katlediliyor, tacize, tecavüze, istismara maruz kalıyor; iktidarın sermaye odaklı politikaları nedeniyle tüm çağrılara rağmen doğa katlediliyor nefes alacak havamız, içilecek suyumuz kalmayacakken bunlara yönelik söz söyleyenlere soruşturmalar açılıyor, gözaltına alınıyorlar. Herkes durduğu yerden ideolojisi doğrultusunda hareket ediyor. Onlar, yalanlarla halkları kandırmak istiyor bizler de gerçeğe erişim ve halkın haber alma hakkını savunarak gerçekleri yazıyoruz. Yani açılan soruşturmaların çok bir kıymeti yok yazmaya devam."


Etiketler: insan hakları, medya
Dijital