09/05/2007 | Yazar: Kaos GL

Türkiye'de cinsel ilişki yaşı giderek düşmesine karşın gençler ne bedenleri ne de cinsellik hakkında yeterli bilgiye sahip. Korunmasız cinsel ilişkideyse artış var.

Türkiye'de cinsel ilişki yaşı giderek düşmesine karşın gençler ne bedenleri ne de cinsellik hakkında yeterli bilgiye sahip. Korunmasız cinsel ilişkideyse artış var. Yoksulluk, işsizlik ve eğitimsizlik koşullarında güvenli seks öncelikli olamıyor. CETAD raporu, Türkiye'de gençlerin yarısından fazlası cinsellik konusundaki bilgilerinin yetersiz olduğunu belirtiyor.

KAOS GL

Hatice Yaşar

Türkiye nüfusunun yüzde 26'sını oluşturan gençler cinsellik konusunda yetersiz bilgiye sahip. Bundan en çok zarar görenlerse kadınlar. Sekiz üniversitenin birinci sınıf öğrencileriyle cinsellik üstüne yapılan araştırmada gençlerin bedenleri hakkında yeterli bilgisi olmadığı ortaya çıktı.

Korunmada erkekler isteksiz

Özellikle kadınlar hem kendi bedenini hem de karşı cinsin bedenini tanımıyor. Korunmada erkekler genelde isteksiz ve bu görev kadınlara yükleniyor. Gençler, ergenliğe hazırlıksız yakalanıyor. Genç kızlar ilk âdet görmeyle korku ve endişeye kapılıyor. Aynı endişeyi genç erkekler ilk boşalmada yaşıyor.

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği'nin (CETAD) Avrupa Birliği ve Sağlık Bakanlığı desteğiyle yürüttüğü 'Yaşam Boyu Cinsellik... Sizin de Hakkınız' projesinin son ayağı 'Gençlik ve Cinsellik' konusuna ayrıldı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Selma Karabey ve Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Genel Koordinatör Yardımcısı uzman sosyolog Nurcan Müftüoğlu tarafından hazırlanan son dosyada gençlerin cinsellik konusundaki bilgi düzeylerine ve yapılması gerekenlere yer verildi.

İnternetten edinilen bilgi riskli

Prof. Dr. Karabey'in verdiği bilgilere göre, gençler arasında cinsel ilişki yaşı giderek düşüyor ancak buna karşın cinsel bilgi yetersiz. Gençler bilgiyi arkadaşlarından, gazete, dergi veya internet sitelerinden ediniyor. Özellikle internetteki pornografik yayınlardan veya arkadaşlardan öğrenilen kulaktan dolma bilgiler, cinselliği olumsuz yönde etkiliyor. Cinsel bilgi vermede ailenin rolüyse sınırlı.

Bilgiye ulaşma veya bilgi yetersizliği ciddi bir sorun. Sekiz üniversitenin birinci sınıf öğrencileriyle yapılan çalışma bunun kanıtı. Buna göre, âdet döneminde kanın hangi organdan çıktığına yönelik soruya kız öğrencilerin yaklaşık yarısı, erkeklerinse yüzde 23'ü 'yumurtalıklar' diyerek yanlış yanıt vermiş.

'Meninin yapıldığı yer' sorusunaysa erkek öğrencilerin yüzde 61'i, kız öğrencilerin yüzde 29'u 'testis' yanıtıyla doğru cevap vermiş. Soruyu 'Bilmiyorum' şeklinde yanıtlayan kız öğrencilerin oranı yüzde 49, erkeklerin oranıysa yüzde 16. Ayrıca gençlerin yarısından fazlası cinsellik konusundaki bilgilerinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Özellikle cinselliği cinsel birleşme odaklı görmek sorunlara yol açıyor. Gençler AIDS'i tehlikeli görüyor ancak sıra korunmaya geldiğinde bilgi uygulanmıyor. AIDS konusunda en dezavantajlı grup 15–19 yaş grubundaki kadınlar. Bu kadınların sadece yüzde 30'u AIDS'ten korunma bilgisine sahip, erkekler kondom kullanmaya isteksiz, korunmayı kadına yüklüyor.

İlk evlilik yaşı 20

Karabey'in verdiği bilgilere göre cinsel ilişki yaşı düşüyor, erken ve korunmasız ilişki artıyor. Bu durum da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, planlanmamış gebelikler, anne hayatını tehlikeye sokan gebelik sonlandırmalar ve cinsel istismara davetiye çıkarıyor. Kadınlar enfeksiyon kapmanın yüksek olması nedeniyle risk altında. Yoksulluk, eğitimsizlik, işsizlik koşullarında güvenli cinsellik öncelik alamıyor. Aynı nedenler paralı sekse zorlanma ve cinsel sömürüye de zemin hazırlıyor.

Araştırma sonuçlarına göre erkeklerde ilk cinsel ilişki yaşı kentte 18.8, kırsalda 20.7, Türkiye genelinde 19.2, kadınlardaysa 19.5. Bu yaş, Batı ülkelerine oranla yüksek. Kadınların ilk evlenme yaşı kentte 20, kırda 19.4, Türkiye genelindeyse 20. Ancak bu yaş giderek yükseliyor. 45-49 yaş grubundakilerin yüzde 8'i 15 yaşında evlenmişken, 20-24 yaş grubunda bu oran yüzde 2'ye geriledi.

Kaynak: Radikal, 9 Mayıs 2007

Etiketler: insan hakları, sağlık
bülten