17/06/2022 | Yazar: Selma Koçak

Göçmen trans aktivist Jennicet Gutiérrez, Beyaz Saray’daki Onur kutlamaları davetini, Biden trans göçmenlerin sorunlarını umursamadığı için geri çevirdi.

Göçmen trans aktivist, Beyaz Saray davetini geri çevirdi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Başkan Joe Biden, Beyaz Saray’da LGBTQ+ Onur Haftası’nı kutlamak için bir resepsiyon verdi. Resepsiyona çok sayıda politikacı ve aktivist katıldı ancak Jennicet Gutiérrez onlar arasında yer almadı.

Los Angeles Kaliforniya merkezli yerel bir grup olan Familia: Trans Queer Liberation Movement’da (Trans Kuir Özgürlük Hareketi – TQLM) topluluk örgütlenmesi için çalışan Gutiérrez, Joe Biden ve Jill Biden’a yazdığı bir mektupta Biden’ı trans göçmenler için yeterince çalışmaması nedeniyle eleştirdi.

“Yönetime geldiğinizde dünyadaki tüm LGBTQ+’ları koruma sözü verdiniz ancak bu kendi ülkenizde bile yerine getiremediğiniz bir taahhüt olarak kaldı” diyor Pinknews tarafından görülen mektubunda.

Gutiérrez, trans toplumunun, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tutukluluğu süresince karşı karşıya bırakıldıkları eziyeti Biden’ın yürütme yetkilerini kullanarak, bir kalem hareketiyle sonlandırmaya muktedir olduğunu belirtiyor mektubunda.

“Maalesef gerçek şu ki, bu partinin yapıldığı anlarda ICE’de tutuklu olan translar için koşullar hiç de güvenli olmayacak” diye devam ediyor mektup.

“LGBTQ mülteciler sınır dışı ediliyor, translar saldırı altında, göçmen trans kadınlar hâlâ insani olmayan koşullar altında ıslahevinde tutuluyor, pek çok eyalette transların varoluşu kriminalize ediliyor, özellikle trans gençler ve aileleri destek sağladıkları ve trans sağlık hizmetlerini onayladıkları için ağır şekilde suçlanıyorlar. Tüm bunların devam ettiğini bilerek bir kutlamaya katılamam” diyor ve ekliyor:

“Onur kutlamasına katılmak ve Beyaz Saray’a girebilmek benim için bir öncelik değil.”

Biden, eşit evlilik aleyhinde oy kullandığı Delaware senatörlüğü günlerinden bu yana kesinlikle yumuşadı. Kongrede yaptığı ilk konuşmada trans çocuklara “Arkanızda başkanınız var” demekten, Donald Trump’ın LGBTQ+ karşıtı pek çok politikasını tersine çevirmeye kadar pek çok adım attı.

Ancak Gutiérrez, Biden’ın hâlâ yapacak çok şeyi olduğunu söylüyor: “Diğer başkanlarla kıyaslandığında hitabeti daha dostça olsa da trans göçmenler konusundaki politikaları iyi değil.”

Salgın sırasında pek çok mülteciyi – zulümden kaçanları bile – güney sınırından çeviren Trump dönemi düzenlemesi olduğu gibi kaldı.

Beyaz Saray, bu yılın Mayıs ayı itibarıyla 42 numaralı Kanun’un uygulanmasına son verileceğini, yalnızca federal mahkemelerde uygulanmaya devam edeceğini açıkladı. Bunun, yönetime geldiği ilk zamanlarda yapması gereken bir şey olduğunu söylüyor Gutiérrez, iki yıl sonra değil.

Hükümet verilerine göre, Biden’ın yöntemine geldiği ilk günden bu yılın Nisan ayına kadar, 42 numaralı Kanun’a, sınır görevlileri tarafından, göçmenleri sınır dışı etmek için 1.3 milyon kere başvuruldu.

“Kendi yönetiminde buraya gelir gelmez onlara kötü muamele edilmişken, şiddetten ve zulümden kaçan toplumumuzu umursadığını, önemsediğini söyleyemez.” diyor Gutiérrez.

Translar ICE nezaretinde insani olmayan koşullar altında

Pek çok trans kendi ülkelerinde maruz kaldıkları işkenceden, cinsel şiddetten ve zulümden korunmak için ABD’ye kaçıyor. Göçmen gözaltı birimlerinde transların nasıl bir muameleye maruz kaldığına dair pek çok hikâyenin– cinsiyetleri ile uyuşmayan bir koğuşta tutulmak, ilaç verilmesini engellemek, çıplak aramaya maruz bırakılmak gibi – onlar için çok tanıdık olduğunu anlatıyor Gutiérrez.

Bunu destekleyecek verilere ulaşmak hiç zor değil. Amerikan İlerleme Merkezi tarafından yapılan bir analize göre, trans tutuklular, ortalama gözaltı süresinin iki katı daha fazla ICE gözetiminde tutuluyorlar ve sekiz kişiden biri hücre hapsine atılıyor – Birleşmiş Milletler tarafından bir işkence biçimi olarak kabul edilen bir uygulama.

2015 yılında yapılan US Transgender Survey (ABD Trans Anketi) verilerine göre, ICE gözetiminde transların yaklaşık dörtte biri fiziksel saldırıya, beşte biri ise personel ya da diğer tutuklular tarafından cinsel saldırıya maruz kalıyor.

Victoria ArellanoRoxsana Hernandez ve Johana Medina, üç trans kadın, defalarca tıbbi yardım talep etmelerine rağmen ICE gözetimindeyken öldüler. Dolayısıyla ICE’ın transların yakınında olmaması gerektiği bizim için çok açık.” diyor Gutiérrez.

Gutiérrez, yıllardır LGBTQ+’ların sınır dışı edilmesinin durdurulması için çağrı yapıyor. 2015 yılında Beyaz Saray’daki Onur etkinliğini yarıda keserek, dönemin Başkanı Barack Obama ve Başkan Yardımcısı Biden’a: “Tüm LGBTQ+ göçmenleri serbest bırakın ve sınır dışı etmeleri durdurun!” diye bağırmıştı.

O zamandan bugüne çok bir şey değişmedi, hak savunucuları yakın bir zamanda da değişemeyebileceğinden endişe ediyor.

Resepsiyonun bir parçası olarak, Biden, LGBTQ+’ları, kendilerini tüketen yüzlerce eyalet yasasından korumak amacıyla federal kurumların LGBTQ+ haklarını garantiye almak için daha fazla sorumluluk üstlenmesini öngören tarihi bir kararnameye imza atacak.

Ancak eğitimden sağlığa, barınmadan onarım terapisine her şey ele alınacak olsa da trans göçmenlerin durumu yok sayılıyor. “Bu anlaşmasının bir parçası olarak Biden İç Güvenlik Bakanlığı’na tüm transların serbest bırakılması talimatını verebilirdi” diye vurguluyor Gutiérrez.

“Biden yönetimi, transları tutuklamak yerine onları serbest bırakacak, HIV ve diğer tıbbi koşullarla yaşayanları özgür bırakacak bir politika benimseyebilirdi” diyor.

TQLM’in yöneticilerinden Francisco Cortes, grup olarak bunu değiştirmek için yönetimle iletişime geçmeyi denediklerini söylüyor: “Ancak Biden taviz vermedi, geri adım atmadı.”

“Transların ıslahevinde acı çektiklerini biliyorken Beyaz Saray’da onur kutlaması yapılmamalı” diyor Cortes. “Çünkü ıslahevinde onur yoktur.”

“ABD’de trans olmak, hedef tahtası olmak anlamına geliyor.” diyor Gutiérrez ve ekliyor: “Ama bunun, bizi var olmaktan alıkoymasına izin vermeyeceğiz. Kendi doğrumuzu yaşayacağız.”


Etiketler: insan hakları, yaşam, mülteci, dünyadan
bülten