17/08/2020 | Yazar: Kaos GL

Aydın LGBTİ+ Dayanışması, basın açıklamasında işkence ile gözaltına alınan LGBTİ+ aktivisti İsmail Temel’in yanındayız, dedi ve kentteki nefret söylemine dikkat çekti.

“Herkes gibi eşit yaşam ve özgürlük istiyoruz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Aydın LGBTİ+ Dayanışması 16 Ağustos Pazar günü, İstanbul Sözleşmesi eyleminde baygın halde işkence ile gözaltına alınan LGBTİ+ aktivisti İsmail Temel için basın açıklaması düzenledi.

Aydın İnsan Hakları Derneği ofisinde gerçekleşen basın açılması aslında kent meydanında gerçekleşecekti. Ancak Köklü Değişim Aydın isimli bir oluşum aynı gün, saat ve mekâna “LGBT Sapkınlığına Geçit Vermeyeceğiz” isimli nefret eylemi örgütledi. Bunun üzerine Aydın Valiliği ilde 14-16 Ağustos’ta yapılması muhtemel her türlü eylem ve etkinliklerin yasakladığını duyurdu.

Aydın LGBTİ+ Dayanışması da basın açıklamasını kent meydanında değil İHD’nin ofisinde gerçekleştirdi. Dayanışma açıklamasında İsmail Temel’in polis tarafından maruz bırakıldığı işkenceye karşı “Temel’in yanındayız” denildi ve kentteki homofobik, transfobik söyleme karşı mücadeleden bahsedildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

 “Basına ve Kamuoyuna

Biz LGBTİ+ bireyler Aydından sesleniyoruz!

İsmail Temel yalnız değildir!

Biz LGBTİ+ bireyler bir kişi daha eksilmeyeceğiz, LGBTİ+ hakları insan haklarıdır!

05.08.2020 tarihinde İzmir’de İstanbul Sözleşmesi eylemlerinde bir çok kadın arkadaşımız göz altına alınmıştır ve darp edilmiştir. İsmail Temel eylem sonrası takip edilerek polis tarafından uygulanan darp, kaçırma, hak ihlalleri, geçirdiği rahatsızlık sonucunda yaşadığı büyük travmayı yaşarken onu yalnız bırakmıyoruz. Bu ülkede yıllardır kaç LGBTİ+ birey katledildi? Kaç kişi cinsiyet kimliği ve cinsel yöneliminden dolayı evinde, sokakta şiddete maruz kaldı? Adalet nerede? Devlet nerede? İstanbul Sözleşmesi uygulanmak yerine neden kaldırılmaya çalışılıyor?

Bizler hayatın her alanındayız sokakta, kampüste, kafede her yerdeyiz isteseniz de istemeseniz de.

Bizler eğitim haklarımızı istiyoruz!

Kampüslerde türlü nefret söylemlerine homofobiye, transfobiye, bifobiye maruz bırakıldığımız kampüslerde, güvenle başvurabileceğimiz LGBTİ+ beyanını esas alan homofobiye ve transfobi ile mücadele eden birimlerin kurulmasını talep ediyoruz!

Bizler sağlık haklarımızı istiyoruz!

Hastanelerde Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sebebi ile ayrımcılığa uğramak istemiyoruz! Hastane personellerine LGBTİ+ eğitimleri verilmesini talep ediyoruz!

Bizler iş hakkımızı istiyoruz!

Biz LGBTİ+ bireyler cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sebebi ile ise alınmıyoruz, işsiz kalıyoruz zorunlu seks işçiliği yapmaya zorlanıyoruz bizler eşit ve ayrimciliksiz iş yerleri istiyoruz!

Bizler sizler gibi iki kulağı bir burnu iki gözü bir dili olan insanlarız bizler uzaydan veya başka bir gezegenden gelmedik sizlerin bizlere uyguladığınız psikolojik, bedensel şiddetlere sessiz kalmıyoruz, kalmamaya da devam edeceğiz!

“LGBTİ+’lar sapkındır, sapıktır, ahlaksızdır” gibi nefret söylemlerine de sessiz kalmıyoruz bizler sapkın, sapık, ahlaksız değiliz bizler herkes gibi eşit yaşam ve özgürlük istiyoruz. Her sene Onur Haftaları’nda tüm arkadaşlarımız dövülerek, yerlerde sürüklenerek gözaltına alınıyor. Katilleri ellerini kollarını sallaya sallaya mahkemelere götürürken bizler dayak yiyerek gözaltına alınıyoruz sizler ister bizleri gözaltına alın isterse tutuklayın hiçbir önemi yok çünkü biliyoruz ki bu mücadelenin sonunda daha çok LGBTİ+ birey eşitçe, özgürce yaşayacak.

Bir LGBTİ+ bireyi şiddete maruz kaldığında onların yanında olanlarız biz. Bizlere dayattığı heteroseksist dayatmaları bizleri yıldıramaz! 30 Haziran 2020 tarihinde Watan TV'de Hala Samir adlı kadının “eşcinseller öldürülmeli, yüksek bir yerden atılarak veya yakılarak öldürülmeli” gibi nefret söylemleri vardı. Dinde insanların katledilmesi nerede geçiyor? Bizlere karşı homofobik transfobik davranış ve söylemleri olan kişilere sesleniyoruz vazgeçin bizler pes etmiyoruz!

Bizim bugün burada kapalı alanda basın açıklamamızın gerçekleştirilmesinin sebebi toplumun ve bizlerin güvenliği içindir, Köklü Değişim Aydın Temsilciliği adlı örgüt “LGBT sapkınlığına geçit Vermeyeceğiz, bu sapkın güruha geçit vermeyeceğiz, bu ahlaksız ve toplumu kötü yerlere çekecek etkinliklere izin vermeyeceğiz” gibi söylemlerde bulundu. Bizler ahlaksız, sapkın, hasta değiliz ve sizlerin söylemlerinize karşı pes etmeyeceğiz.

İstanbul Sözleşmesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliğini  savunması dil, ırk, din,cinsel yönelim, cinsiyet kimliği vb. ayırt etmeksizin şiddete maruz kalan her bireyin korunmasını savunur. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını isteyenler “eşcinselliği çoğaltıyor, aile yapısını bozuyor” gibi söylemlerine itibar etmemek ile birlikte eşcinselliğin bir özentilik olmadığını hastalık olmadığını ve doğuştan gelen bir durum olduğunu bildiriyoruz! İstanbul Sözleşmesi eğer uygulansaydı şimdi katledilen bütün arkadaşlarımız yaşıyor olacaktı.

Artık eksilmeyeceğiz, İstanbul sözleşmesini siz bize vermediniz biz kazandık ve uygulayın uygulayacaksınız uygulamak zorundasınız! İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmediğimizi bildiriyoruz!

Alışın buradayız gitmiyoruz!”

Basın açıklamasını izlemek için burayı ziyaret edebilirsiniz.

 


Etiketler: insan hakları, kent hakkı
Nefret