07/08/2021 | Yazar: Anjelik Kelavgil

17 Mayıs Derneği Psikolojik Destek Ağı’nın dördüncü sürekli eğitiminde “HIV ile Yaşam” konuşuldu.

“HIV’le yaşayanların başarı öyküleri var, yaşamı kutluyorlar ve biricikler” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

17 Mayıs Derneği Psikolojik Destek Ağı’nın 4. sürekli eğitimi “HIV ile Yaşam” başlığıyla 29 Temmuz akşamı gerçekleştirildi. Eğitim Kaos GL’den Defne Güzel ile gerçekleştirildi.

Eğitim HIV ve AIDS’e dair temel bilgilerin aktarılması ile başladı. Doğru bilinen yanlışlar üzerinde durularak HIV/AIDS’i konuşurken kavramların ve aktarılan bilgilerin doğruluğunun politik önemi vurgulandı. HIV temsilinde dikkat edilmesi gereken noktaların altı çizildi ve temsilde tek tipleştirici, ayrımcı tutumdan uzak durulması gerektiği belirtildi. Güzel, “HIV’le yaşayanların başarı öyküleri var, yaşamı kutluyorlar ve biricikler” dedi.

Sonrasında HIV’in tarihi aktarılıp 1980’lerde AIDS’in “gey kanseri” olarak empoze edilmesi ve virüsün yayılmasında muhafazakar devlet politikalarının etkisinden bahsedildi. HIV ve AIDS farkındalığında LGBTİ+ aktivistlerin ve aktivizminin olumlu katkısı vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün 1996 yılında AIDS’i kronik rahatsızlık kategorisine aldığı belirtildi.

Devamında Türkiye’deki güncel istatistikler ve HIV’in aktarım yolları üzerinde duruldu. Ardından Belirlenemeyen = Bulaşamayan (B=B) bilgisinin bilimsel kanıtlara dayandığı ve cinsel özgürlük ve HIV’le yaşayanların maruz bırakıldığı ayrımcılığın önüne geçebilmek adına bu bilginin yaygınlaştırılmasının önemi vurgulandı. Profilaksilerin ne olduğu ve Türkiye’de kimlerin nasıl erişimi olduğu ifade edildi. Akabinde ise sağlığa erişimde HIV’le yaşayanların güncel durumu aktarıldı.

HIV’in toplumsal boyutlarına ek olarak hukuki boyutu ve çalışma hayatında HIV’le yaşayanların maruz kaldığı ayrımcılık aktarıldı. HIV’le yaşayanların ötekileştirilmesi ve hedef gösterilmesinin yarattığı tahribat ifade edildi. Güncel uygulamaların HIV’le yaşayanlar açısından birden fazla boyutta hak ihlallerine sebep olduğu ve hatta suç boyutunda olabileceği belirtildi. Özellikle kişilerin HIV statüsünün rıza dışı paylaşımının suç olduğu ifade edildi.

HIV/AIDS aktivizminde LGBTİ+ hareketiyle kesişime ek olarak hekim temelli örgütlenmelere ek olarak öznelerin örgütlenmesinin aktivizmin çehresini değiştirdiği ifade edildi. Türkiye’de faaliyet gösteren örgütlerle beraber bu örgütlerin HIV’le yaşayanların insan hakları temelli politikalar ürettiği ve öznelere açılabilmeleri için güvenli alanlar yarattığı belirtildi.

HIV ve psiko-sosyal destek kesişiminde HIV’le yaşayanların sistematik olarak stres ve kaygı yaratacak ortamlara maruz bırakıldığı ve bu stres ve kaygıyla baş edebilmeye dair destek ihtiyacı olabileceği belirtildi. Kapsayıcı ve fobik olmayan hizmetlerin varlığının önemi belirtildi. Sağlığa salt biyo-medikal bir yaklaşımla değil sosyal boyutu da dahil ederek bakmanın önemi vurgulandı. Öznelerin HIV’le yaşam deneyimlerini olumlayan ve güçlendirici psiko-sosyal destek beklentisi olduğu belirtildi. Akran gruplarının bu noktada önemli bir destek ve güçlenme kaynağı olabileceği belirtildi.

Eğitimde HIV aktivizminde neler yapılabileceği üzerine de konuşuldu. Bu noktada kurumsal düzenlemeler, iç politikaların varlığı ve görünürlüğü, adalet sisteminde özelleşmiş düzenlemelerin yapılmasına ek olarak hizmet sağlayan uzmanların kendilerini geliştirmelerinin ve HIV konusunda bilgilerini güncel tutmalarının önemi vurgulandı. Kişilerin açılmasını kolaylaştıracak zeminlerin yaratılmasının önemi tekrar konuşuldu.

Katılımcıların soru ve görüşleriyle eğitim sonlandırıldı.


Etiketler: insan hakları, sağlık
Bayram