19/02/2021 | Yazar: Kaos GL

“Yetkililer LGBT öğrencilere saldırmak yerine, onların örgütlenme ve kendilerini ifade etme haklarını tanımalı ve korumalıdırlar.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Yetkililer LGBT öğrencilere saldırmak yerine haklarını korumalı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) dün (18 Şubat) Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlara dair açıklama yayınladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya direktörü Hugh Williamson "Erdoğan'ın seçilmemiş bir rektörü Boğaziçi Üniversitesi'ne ataması ve bunu barışçıl bir şekilde protesto eden öğrencilerin şiddetle gözaltına alınmaları, hükümetin temel insan haklarını hiçe sayan yaklaşımının bir özeti niteliğinde" dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü aralarında polis tarafından gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan dört kişinin de bulunduğu 18 öğrenci, dört avukat ve iki akademisyenle görüştü, görüntüleri ve hukuki belgeleri inceledi ve öğrencilerin düzenlediği dört protesto gösterisini takip etti.

Örgüt açıklamasında LGBTİ+’ları hedef alan nefret kampanyaları ve Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü’nün kapatılmasına ise şöyle yer verdi:

“Sürmekte olan gösterilerde lezbiyen, gey, biseksüel ve trans öğrenciler ve protestocular önemli bir rol oynuyorlar. Öğrencilerin sürmekte olan gösterilerle dayanışma amaçlı olarak Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde düzenlendikleri ve birçok başka sanat eserinin yanı sıra Müslümanların en önemli kutsal mekanı olan Kabe'yi LGBT bayraklarıyla ve yarı yılan yarı kadın mitolojik Şahmeran figürüyle birlikte resmeden bir sanat çalışmasına da yer veren bir sergiyi bahane eden yetkililer, 29 Ocak günü LGBT öğrencileri ve protestocuları hedef alan yoğun bir baskı kampanyası başlattı. Polis serginin internet üzerinden canlı olarak yayınlanan videosunda yer alan iki öğrenci ile kampüsteki organizasyonu düzenleyen LGBT öğrencilerin arasında olduklarını varsaydığı iki kişiyi gözaltına aldı.

“Aynı gün polis LGBT öğrenci kulübünün kullandığı odayı basarak, burada bulunan bayraklara ve kitaplara el koydu. İki gün sonra yeni rektör Bulu, LGBT öğrenci kulübünü kapattı.

“İçişleri Bakanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) sözcüsü anlaşıldığı kadarıyla yukarıda anılan sanat çalışmasına gönderme yaparak, çok sayıda sosyal medya platformunda öğrenciler hakkında "sapkın" ifadesini kullandı. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik (Türk Ceza Kanunu madde 216/1) şüphesiyle iki öğrenci hakkında tutuklama, iki öğrenci hakkında da ev hapsi kararı verildi.

“Bu satırlar yazıldığı sırada mahkemeler kin ve düşmanlığı tahrik, toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununu ihlal etme, polise mukavemet suçlarını işledikleri şüphesiyle en az 25 protestocu hakkında ev hapsi, 9 protestocu hakkında da tutuklama kararı vermişlerdi. Onlarca protestocu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltı ve tutuklamalar, Türkiye'de kamusal alandaki protesto gösterilerinin ciddi bir şekilde kısıtlandığı, hükümetin muhalif grupları susturmak için yetkilerini kötüye kullandığı ve LGBT bireyler gibi azınlık gruplarını hedef aldığı bir bağlamda gerçekleşti. Yetkililer protesto gösterilerini yasaklamak için, zaman zaman, Kovid-19 salgını ile kamu düzenine yönelik açıkça tanımlanmamış bazı tehditleri gerekçe olarak gösteriyorlar.”

Williamson "yetkililer LGBT öğrencilere saldırmak yerine, onların örgütlenme ve kendilerini ifade etme haklarını tanımalı ve korumalıdırlar" şeklinde konuştu. "Türkiyeli yetkililer toplanma özgürlüğüne saygı göstermeli, muhalifleri polis taciziyle susturmaya çalışmaktan vazgeçmeli ve keyfi olarak tutuklanan öğrencileri derhal serbest bırakmalıdır."

Örgüt raporunda ayrıca trans kadınlar Yıldız İdil Şen ve Havin Özcan’ın yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Protestolara katılan Yıldız İdil Şen ve Havin Özcan isimli iki trans kadının kaldığı ev, sabaha karşı polis tarafından basıldı. Şen, polis memurlarının kafalarına tabanca dayadığını ve onlara tokat attığını söyledi. Şen ayrıca hastanedeki zorunlu sağlık muayenesi sırasında polis memurlarının muayene odasından çıkmadıklarını, gözaltında bulundukları süre boyunca da polisler tarafından transfobik hakaretlere maruz kaldıklarını anlattı. Şen, polis memurlarının ona copla tecavüz tehdidinde bulunduklarını ve ona "Senin hoşuna gider bu” dediklerini aktardı.”

Açıklamanın “LGBT Karşıtı Söylemler” bölümünde de yaşananlar özetlendi:

“İnsan Hakları İzleme Örgütü, hükümet yetkilileri LGBT karşıtı bir söylem kullanarak muhafazakar kesimlerin öfkelerine hitap etmek ve protestoları gayrimeşru göstermek istiyorlar.

“Çok sayıda LGBT öğrencinin protesto gösterilerine yoğun bir şekilde katılmasının temel sebeplerinden biri, LGBT karşıtı olarak niteledikleri görüşlerini sosyal medyada paylaşmış olan yeni rektörün, kampüste yarattıkları kırılgan güvenli alanlara bir tehdit oluşturmasından ve LGBT örgütlenmesine müdahale etmesinden endişe etmeleri.

“Boğaziçi Üniversitesinde eğitim gören bir trans kadın şunları söyledi:

“[Atamadan] çoğunluğun etkilendiğinden daha çok etkilenen, LGBTQİ'ler [Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Kuir ve İntersex] gibi bazı azınlık grupları var, özellikle de trans kadın ve erkekler. Benim gibi trans kadınların zaten çok kısıtlı güvenli alanlarımızın olduğu bir dönemde, böyle bir atama, bizi bu alanlardan mahrum bırakma çabası gibi geliyor, bana. Biz sadece var olmak istiyoruz.

“Diğer öğrenciler de yeni rektörün, protesto gösterilerine ve örneğin LGBT sinema geceleri gibi uygunsuz görülen öğrenci kulübü faaliyetlerine müdahale etmek amacıyla polisin kampüse girmesine izin vererek zaten kısıtlı miktarda olan ifade özgürlüğünü daha da boğmaya çalışacağından kaygı duyduklarını ifade ettiler.

“İçişleri Bakanı 29 Ocak günü Twitter hesabından LGBT göstericilere "sapkın" dedi. Twitter kısa süre sonra bu paylaşıma, nefret söylemleri ile ilgili kurallarını ihlal ettiğine ilişkin bir uyarı ekledi.  Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 3 Şubat günü partisi tarafından düzenlenen bir organizasyonda yaptığı kamuoyuna açık bir konuşmada, öğrencileri "terörist" olarak niteledi ve "LGBT, yok öyle bir şey. Bu ülke millidir, manevidir," dedi.

“Öğrencilerin yeni rektör ile ilgili korkularının yersiz olmadığı, Türkiye'nin iletişim başkanı Fahrettin Altun'un 2 Şubat günü Twitter hesabından bir belge paylaşarak, Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi'nin LGBT kulübünün kapanmasına ilişkin kararı imzaladığı için protesto edildiğini söylemesiyle anlaşıldı.”

Açıklamanın tamamına şuradan ulaşabilirsiniz.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, eğitim
Telegram