21/01/2009 | Yazar: Kaos GL

İsrailli vicdani redçilerle dayanışma Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Gazze haftalardır ateş altında; binlerce ölüm, sonsuz acı var. İsrail devletinin uyguladığı işgal ve şiddet politikasını reddeden İsrailli vicdani retçilerse, aynen bizim ülkemizde olduğu gibi hapishanelere konmakta, sessizleştirilmekteler. İsrail’e İsrail’den çıkan karşı sesler ve protestolarla dayanışmak için, 20 Ocak 2009 Salı günü Ankara Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde bir basın açıklaması yapıldı ve ardından tutuklu vicdani retçilere mektup gönderme eylemi gerçekleştirildi.

BASINA VE KAMUOYUNA

İsrail devletinin, Gazze’yi işgali sürmekte. Gazze haftalardır ateş altında. Kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, işgal orduları inanılmaz bir katliam uygulamakta. Filistin halkı bir kez daha soykırım ile karşı karşıya.

İsrail devleti kuşkusuz tek başına değil. Yanında ve arkasında açık ve gizli ittifakları var. ABD ve Avrupa Gazze’nin işgaline destek vermekte ve Filistin halkının katline göz yummaktadır. Akıtılan timsah gözyaşlarıdır. Sözler ise hamaset edebiyatı ötesinde bir anlam taşımamaktadır.

Bunun yanı sıra yine bölge devletleri ve başta TC olmak üzere, hemen hemen hiç birinden bir ses çıkmamakta, açık tavır alınmamaktadır. Hiçbir ülke Venezuela ve Bolivya devletinin gösterdiği cesareti gösterememiştir.



TC Başbakanı Gazze’nin işgalini sözde kınamakta ancak bir adım bile atmamaktadır. Aynen kendi ülkemizde sürdürülen savaş gibi. Tayyip Erdoğan sanki bu ülke sınırları içinde farklı bir uygulama varmışçasına konuşmakta, kendi suçlarının üzerini örtmekte, İsrail devletine verdiği desteği ve olan bitene ilişkin bilgisini gizlemeye çalışmaktadır.

İsrail devletinin uyguladığı işgal ve şiddet politikası kendi vatandaşlarının bir kesimi tarafından da reddedilmekte ve karşı sesler, protestolar yükselmektedir.

Bunların içinde ise vicdani redçiler aynen bizim ülkemizde olduğu gibi hapishanelere konmakta, işkence görmektedir. Bunlardan biri olan ve babası İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'ın eski yöneticilerinden biri olan Omer Goldman, "İçinde olduğum topluma hizmete inanırım, tam da bu yüzden, ülkemin işlediği savaş suçlarının bir parçası olmayı reddediyorum. Şiddet hiçbir çözüm getirmez, ne olursa olsun, şiddete başvurmayacağım" diyor.

Yine vicdani redçi olan ve hapishaneye konulan Raz Bar-David Varon (18): ‘Bu toplumda bir sorumluluğum var. Sorumluluğum reddetmektir;’ Tamar Katz (19): ‘Başka toprakları işgal eden, ırkçı bir rejimi daimileştiren, bir tiranlık kurarak milyonları zor koşullar altında yaşatan işgalci bir ordunun parçası olmak istemiyorum;’ Yuval Ophir Auron (19): ‘Hiç kimse beni kılıçla yaşamak, bizim kaderimizdir sözüne inandıramaz. Savaşın dışında bir başka yol var;’ Mia Tamarin (19): ‘Daima şiddetin dışında bir yol vardır ve ben de bunu seçiyorum;’ Sahar Vardi (18): ‘Filistinli sivillere yönelik zalimce uygulamadan askerler sorumludur;’ Udi Nir (19): ‘En temel değerlerimle – insan hakları, demokrasi ve insanın diğer insanlara karşı kişisel sorumluluğu - çelişen işgal için ellerimi ödünç vermeyeceğim’ demektedirler.

İsrailli barış savunucusu Uri Avnery’nin çağrısını bizler de tekrarlıyoruz.‘Savaşı derhal durdurun! Askerlerimizin ve sivillerin hiçbir şey uğruna kanının akmasına son verin! Gazze de yaşayanların kanının akmasına son verin!’

Kurdukları web sitesinde ‘Barış için Yahudi sesi‘ sloganını kullanan İsrailli savaş karşıtlarının İsrail devletine yönelik ‘Shiministleri serbest bırak‘ çağrısını destekliyoruz. İsrailli vicdani retçileri destekliyor ve yanlarında olduğumuzu belirtiyor, İsrail devletinin Gazze işgaline son vermesini istiyoruz.

Biz Türkiyeli vicdani redçiler olarak Filistin halkının ve İsrailli redçilerin yanında olduğumuzu bir kez daha beyan ediyoruz ve sessiz kalarak, tavır almayarak bu suça ortak olan, bölgenin paylaşımında rol ve görev alan, halkların kardeşliğini reddeden devletlerin işgalci ordu mensuplarını vicdani redde davet ediyoruz.

‘Sevgili dostum,

Farklı ülkelerde yaşıyor olsak da acılarımız öyle benzer ki…

Ben de senin gibi savaşın içinde büyüdüm ve bu deneyim bana savaş ve şiddetin sorunlarımızı çözebilmek için kullanılabilecek araçlar olmadığını öğretti. Son dönemde Gazze’de yaşananlar, senin ve İsrailli tüm vicdani retçilerin uğraşlarının ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu hepimize bir kez daha hatırlattı.

Aynı topraklarda yaşayan iki toplum arasındaki farklılıklar savaş, düşmanlık, acı ve ayrılık yerine barış, dostluk ve özgürlük getirebilir. Ben inatla bu hayalin peşine düşmemiz gerektiğine inanıyorum; biliyorum ki, orada –ve burada da– reddetmek ve direnmek hayalini kurduğumuz dünyayı bize getirecektir.

Barış dolu bir dünyaya olan bütün umudumla seni kucaklıyorum!

Dostluk ve dayanışmayla,’

Çağrıcılar:

İHD Ankara Şubesi Vicdani Ret Komisyonu, Antikapitalist, Anarşi Kolektifi Ankara, Ankara Kadın Platformu, Pembe Hayat, Kaos GL, EHP

Fotoğraflar: Semih Varol
Etiketler: insan hakları, askerlik
Dijital