08/03/2022 | Yazar: Kaos GL

“Kadınların ve lubunyaların özgürleşmesinin herkesi özgürleştireceğini biliyor, 8 Mart 19.30’da Taksim’de buluşuyoruz!”

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’ndan 8 Mart çağrısı: Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne çağrı yaptı. “Genel ahlaka karşıyız, mugayırız, tereddütlüyüz, toplumun ta kendisiyiz ve feminizmin öznesiyiz!” diyen Onur Haftası, 8 Mart 19.30’da Taksim’de buluşmaya çağırdı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Dört bir yanında lubunyaların izini taşıyan Beyoğlu’nu bırakmıyor her yıl Taksim’de düzenlenen 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nde bu yıl 20. kez bir araya geliyoruz. Çünkü feminizmin trans/natrans, ne idüğü belli veya belirsiz ayırt etmeden ayrımcılığın, paternalizmin, ırkçılığın, statünün, kapitalizmin karşısında; dezavantajlının yanında olduğunu biliyoruz.

En başından beri feminizmin öznesi olduğumuzu, yan yana güçlendiğimizi, iyileştiğimizi, LGBTİ+fobi ve kadın düşmanlığının aynı yerden beslendiğini biliyor, ne erkek, ne devlet, ne de genital bekçilerinden korkmuyoruz!

Kendi coğrafyamızdan uzun yıllardır bildiğimiz savaşın ve ırkçılığın en çok kadınlara, çocuklara ve lubunyalara zarar verdiğini, bizler pahasına yapıldığını biliyoruz. Örgütlü devlet şiddetini çok yakından tanıyor, korkmuyoruz, direniyoruz!

Emek sömürüsü ve istihdam mücadelesinin tüm dünyada kadınların da lubunyaların da ortak mücadelelerinden biri olduğunu, görünüşümüzü, kimliğimizi, varlığımızı bahane ederek iş hayatından dışladığınızı, güvencesiz ve geçici işlere mecbur bıraktığınızı unutmuyoruz. Genel ahlakın bekçilerinin ve iş alanlarımızı kapatanların boş sözlerine karşı seks işçilerinin de emek ve haklarını unutmuyor, fiziksel ve duygusal emeğimizin sömürülmediği eşit ve adaletli istihdam alanları istiyoruz!

Pandemi bahanesiyle iki yıldır sağlığa erişim hakkımızın gasp edildiğini, yaşam ve iş  alanlarımızın talan edildiğini biliyoruz. Trans cinayetlerine, intiharlarına devletin ve toplumun yapısal, psikolojik ve fiziksel şiddetinin sebep olduğunu görüyoruz, bir kişi daha azalmak istemiyor, eşit yurttaşlık talep ediyoruz!

Ataerkinin dilini benimseyen sözde feminist transfobiklere inat, tüm varoluşlarımızla alanlardayız. Bırakmıyoruz! Bizim olan alanları, öznesi olduğumuz feminizmi eril dilleri ile ezen olmayı seçenlere bırakmıyoruz. Lubunyaları, transları dışlayan bir feminizmi kabul etmiyor, biyolojimize, bedenlerimize, kromozomlarımıza karışanın feminizm olmadığını da biliyoruz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!

Attığımız slogandan yazdığımız dövize, giydiğimiz kıyafetten sürdüğümüz ruja, bıyıklı bıyıksız, ibne, dönme, kimin vajinası kimin penisi dillerinden düşürmedikleri bedenlerimize karışıyorlar, izin vermiyoruz! Makul olanı arayan, üstten emir veren ataerkiye boyun eğmiyoruz!

Genel ahlaka karşıyız, mugayırız, tereddütlüyüz, toplumun ta kendisiyiz ve feminizmin öznesiyiz!

Eril şiddete, tahakküme inat lubunyayım buradayım!

Milliyetçiliğe, savaşlara karşı özsavunmayı, barışı, şiddetsizliği savunuyoruz! Polis şiddetine, cinsiyet polislerine inat varlığımıza ve birbirimize sarılıyoruz! Genital bekçilerine, transfobiklere, homofobiklere, bifobiklere, afobiklere nispet alanda buluşuyoruz!

Kadınların ve lubunyaların özgürleşmesinin herkesi özgürleştireceğini biliyor, 8 Mart 19.30’da Taksim’de buluşuyoruz!


Etiketler: insan hakları, kadın
nefret