08/03/2009 | Yazar: Ozan Gezmiş

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Eskişehir’de çeşitli siyasi partilerin, bağımsız kadınların ve MorEl’in de bir bileşeni olduğu Eskişehir Demokratik Kadın Platformu (EDKP) tarafında

Kadınlar Sokağa, Özgürleşmeye! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Eskişehir’de çeşitli siyasi partilerin, bağımsız kadınların ve MorEl’in de bir bileşeni olduğu Eskişehir Demokratik Kadın Platformu (EDKP) tarafından 7 Mart cumartesi günü düzenlenen yürüyüş ve ardından yapılan basın açıklamasıyla kutlandı.

Yediler Parkı’ndan Adalar Migros önüne yürüyen 100’ü aşkın kadın, yürüyüş boyunca ‘Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması’, ‘Geceleri de sokakları da istiyoruz’, ‘Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye son’, ‘Jin, Jiyan, Azadi’ ve ‘Teşhirci değil, travestiyiz’, ‘Kör kör parmağım gözüne; lezbiyenim, biseksüelim kime ne’ gibi Türkçe ve Kürtçe çeşitli sloganlar attı.
Adalar Migros önünde EDKP’yi temsilen basın açıklaması yapan Pelin Kalkan, 1910’dan bu yana 8 Mart’ın kadınlara yasaklanan bütün alanlarda kadınların mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddetin münferit olmadığını belirten Kalkan, kadına yönelik şiddetin gerek kadınların medyada sunumu ile gerekse yasalar tarafından, haksız tahrik indirimi gibi gerekçelerle meşrulaştırıldığını vurguladı.
 
Hiç kimse hiçbir nedenden ötürü şiddeti ve ölümü hak etmez!

EDKP’nin yaptığı basın açıklamasında; Sistemin yeniden ve yeniden ürettiği erkek şiddeti sadece kadınlara değil lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüel (lgbtt) bireylere yönelik olarak da kendini göstermektedir. Lgbtt bireylere yönelik taciz, psikolojik şiddet, para cezaları, ev mühürlemeleri, keyfi gözaltılar, kötü muameleler, işkence ve nefret cinayetleri gibi insan hakları ihlalleri erkek egemen sistemden beslenerek yoğun bir şekilde devam etmektedir.’ denildi.
 
Örgütlenmenin herkes için bir hak olduğu belirtilen açıklamada Lambdaistanbul LGBTT Derneği’nin kapatılması kararını bozan Yargıtay’ın gerekçeli kararının LGBTT örgütlerine yönelik açık bir tehdit barındırdığı, bununla LGBTT bireylerin örgütlenmeleri ve haklarını aramaları kısıtlanmaya ve engellenmeye çalışılmaktadır denildi.


 
LGBTT Hakları Platformu’nun eşitlik talebi kampanyası ile topladığı 5185 imzanın Meclis Dilekçe Komisyonu Başkanlığı tarafından hiçe sayıldığını ve AKP milletvekili ve Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun ‘Bunların da cinsiyet eşitliği talebi var. Bunların da derdi başka’ açıklamasının ayrımcılığı bir kez daha devlet eliyle meşrulaştırdığı belirtildi ve anayasanın ayrımcılık yasağını düzenleyen 10. maddesine ‘cinsel yönelim’ ve ‘cinsiyet kimliği’ ibareleri eklenmesi, anayasada ‘nefret suçları’ tanımlanması ve LGBTT bireylere yönelik işlenen suçlara verilen cezalarda ‘haksız tahrik indirimi’ gibi uygulamalardan artık vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.
 
‘Savaşlar, kapitalizm, kriz, militarizm, şiddet önce kadınları vuruyor. Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye karşı dayanışmamızdan aldığımız umutla mücadele edeceğiz ve kazanacağız.’ diyen kadınların eylemi ataerkil erkek egemenliği anlatan kısa bir tiyatro oyunu ve özgürlük için el ele çekilen halaylarla son buldu.


Etiketler: insan hakları
Nefret