15/12/2022 | Yazar: Kaos GL

Kaos GL Derneği, 9 Aralık’ta iktidar partisi AKP ve ortaklarının Meclis Başkanlığı’na getirdiği ayrımcı anayasa değişikliği teklifine hayır demeye çağırıyor.

Kaos GL Derneği’nden çağrı: Ayrımcılığı derinleştiren Anayasa değişikliğine hayır! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İllüstrasyon: Gizem Karagöz / Kaos GL

Kaos GL Derneği, 9 Aralık’ta Adalet Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin Meclis Başkanlığı’na getirdiği ayrımcı anayasa değişikliği teklifine hayır demeye çağırıyor.

Muhalefet partilerine ve insan hakları örgütlerine hitaben yazılan çağrı metni, anayasaların insan haklarını güvence altına alan genel metinler olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Önerilen değişiklikle anayasanın ruhuna LGBTİ+ dışlayıcı, ayrımcı bir müdahale yapılmakta.”

Çağrı metni, “İnsan haklarından yana olmanın gereği bu teklife hayır demektir” diyor ve mevcut Anayasa’da değiştirilmesi teklif edilen maddeleri sıralıyor:

Metnin tamamı şöyle:

“Kamuoyunun yakından takip ettiği ve başörtülü Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları ile aile kavramını odağına alan tartışmaların sonunda 09.12.2022 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan dilekçe ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24. ve 41. maddelerinde değişiklik teklif edilmiştir.

“Anayasalar, insan haklarını güvence altına alan, temel işlevi devlete karşı kişilerin haklarını korumak olan genel metinlerdir. Madde metinlerindeki özneler bu nedenle “herkes”, “hiç kimse” gibi kapsayıcı kelimelerden oluşmaktadır.

Toplumsal kutuplaşmanın doğrudan devlet kurumları tarafından örgütlendiği içinden geçtiğimiz çatışmalı süreç, anayasa yapımı için ihtiyaç duyulan maddi ve manevi koşulları sağlamaktan zaten uzaktır. LGBTİ+’ların mevcut anayasanın sağladığı sınırlı haklarına erişmesinin doğrudan kamu politikaları ile engellendiği bir dönemde, LGBTİ+ karşıtı siyaseti savunanların, LGBTİ+’ları kapsayan ve LGBTİ+’ların hak alanını genişleten bir anlayışla anayasa değişiklik teklif etmesini beklemiyoruz.

“LGBTİ+ var oluşunu, toplumun kutsal kabul ettiği öne sürülen aile kavramının karşısına yerleştirerek derinleştirilen nefret söylemi, artarak devam eden nefret suçlarını da çoğaltmaktadır. Evlilik eşitliği Türkiye’de yoktur, evlilik eşitliğinin getirdiği tüm sosyal ve ekonomik haklar LGBTİ+’lar açısından vazgeçilebilir koruyucu mekanizmalar değildir. Zira, LGBTİ+ olmayan çiftler Anayasal ve yasal olarak bu haklardan yararlanabilirken LGBTİ+ların yararlanmaması Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olup, yasa yoluyla ayrımcılıktır. 

“Bununla birlikte LGBTİ+’ların katledildiği, yok sayıldığı, kamusal alandan dışlandığı, eğitim, istihdam, sağlık ve adalete erişim gibi herkesin doğuştan kazandığı en temel insan haklarına dahi erişemedikleri böylesi bir süreçte, yaşam hakkı dahi kanunlara rağmen hiçbir kamu politikası ile garanti altına alınmayan LGBTİ+ların hayati sorunlarını, evlilik gibi sosyal haklar düzeyinde tartışmak gerçeğe aykırı ve doğru olmayan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım zaten can pazarında olan LGBTİ+ları toplumun gözünde nefretin hedefine koymakta ve yaşam hakkı ihlalleri başta olmak üzere, her vatandaşın doğuştan kazandığı temel hak ve özgürlüklerinin kullanım ile erişimini de bizatihi engellemektedir

“Önerilen değişiklikle anayasanın ruhuna LGBTİ+ dışlayıcı, ayrımcı bir müdahale yapılmakta; Anayasa Mahkemesinin mevcut ve müstakbel üyeleri, Anayasanın diğer maddelerini bu değişiklik ışığında yorumlamaya zorlanmaktadır. Bunun farkındayız ve buna itiraz ediyoruz. Unutulmamalıdır ki giriş kısmı dahil Anayasadaki her kelime değişikliği; tarihsel olarak bir hakkın tanınmasına veya sınırlanmasına zemin teşkil etmiştir.

“Kadınları ayrımcılığa karşı koruma iddiasıyla yapılan bu değişiklik teklifi, yalnızca Müslüman kadınların inanç kaynaklı giyim hakkını tanımaktadır. Madde içeriği ve yürütülen kamuoyu tartışmaları, aslında hedefin hak alanını genişletmek değil, hak alanını daraltmak olduğunu ortaya koymaktadır. İslam dini baz alınarak başörtüsü kullanan kadınların hakları korunuyor gibi gösterilirken,  bu kapsamda olmayan kadınlar üzerindeki baskının artacağı açıktır. Devlet elini yalnızca başörtülü kadınların değil, bütün kadınların bedeninden ve üzerinden çekmelidir. 

“Muhalefette olanlar dahil bütün milletvekillerine ve siyasi partilere sesleniyoruz! İnsan haklarından yana olmanın gereği bu teklife hayır demektir.

“Bu anayasa değişikliğine karşıyız. Hayalimiz LGBTİ+’ların haklarını güvence altına alan ve her türlü ayrımcılığı yasaklayan bir anayasa. LGBTİ+’lar bu anayasa değişikliğinin de, bu değişikliğe destek vermenin de kendi var oluşlarına karşı çıkmak olduğunun farkındadır. 

“İnsan hakları örgütlerini de Hayır’ı örgütlemeye davet ediyoruz.”

kaos-gl-dernegi-nden-cagri-ayrimciligi-derinlestiren-anayasa-degisikligine-hayir-1

kaos-gl-dernegi-nden-cagri-ayrimciligi-derinlestiren-anayasa-degisikligine-hayir-2



Etiketler: insan hakları, nefret suçları, anayasa
nefret