20/07/2009 | Yazar: Barış Sulu

Kaos GL’nin 2006'dan beri düzenlediği, ilk yılki teması "Mutlu Aşk Vardır" olan ‘Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın dördüncüsü Mayıs ayında sonuçlanmıştı… Geçen

Kaos GL’nin 2006'dan beri düzenlediği, ilk yılki teması "Mutlu Aşk Vardır" olan ‘Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın dördüncüsü Mayıs ayında sonuçlanmıştı… Geçen hafta gündemimize ‘Lezbiyen aşk ölüm getirdi’ [[http://www.sabah.com.tr/Yasam/2009/07/08/lezbiyen_ask_olum_getirdi]] manşetiyle düşen haber ise sanki kadın kadına aşk yaşamanın sonu mutsuzluktur’a çıkan bir izlenim bırakıyordu. Bu nedenle bizler de okuyucularımızdan görüşlerini aldık. 

Burcu Ersoy: "Mutluluğumuz kimsenin umurunda değil; yeter ki sistemin çarkları istenildiği gibi dönsün"
 
Bu ölümlerden daha ne kadar çok var oysa... Sadece birkaçı yansıyor medyaya. Üstelik ailesinin homofobisinden korktuğu için yaşamaktan vazgeçen -belki de baskı, şiddet, işkence, cinayet yerine en "acısız" ölüm bu geliyor- bu genç kadınların birbirlerine duydukları sevgi yüzünden öldükleri iddia ediliyor.
 
Haberlerin "Aile korkusu öldürdü" başlığı ve "bakın aileler baskılamayın intihara sürüklenmesin çocuklarınız" içeriğini taşıması gerekirken; haber konusu kişilerin varoluşları ve duyguları ile hak ettikleri savunuluyor adeta."Kadınlar, bir kadına aşık olmayın, hele de o aşkı yaşamaya hiç çalışmayın; bakın sonunuz ölüm olur" deniyor. "Babanız öldürür, ağabeyiniz öldürür, dayınız öldürür, amcanız öldürür; eğer onlardan kaçarsanız kendi kendinizi öldürürsünüz. Yaşamak diye bir seçenek yok! Ne varsa içinizde baskılayın, unutun ve yok sayın: Sevmeyin bir kadını! Kadının yeri erkeğin yanıdır. Bırakın zorla evlendirsinler sizi. Tüm hayatınızın zehir olması pahasına sevmediğiniz biri ile istemediğiniz bir evlilik yapın."
 
Mutluluğumuz kimsenin umurunda değil; yeter ki sistemin çarkları istenildiği gibi dönsün. Bu uğurda kim ölmüş kim kalmış ne önemi var? Sen de istenilen gibi ol yoksa ölürsün!
LANET olsun bu nefrete! LANET olsun ataerkil sistem! LANET olsun cinsiyetçiliğe! LANET olsun homofobiye! LANET olsun heteroseksizme! LANET olsun insanları bezdiren bu sisteme!
Tüm bunlara lanet edip hayır demedikçe; karşısında mücadele vermedikçe sen de bu çarkın bir dişlisi olmaya devam edeceksin! Her ölümde senin de payın var; unutma!
Bugün farklı birşey yap, bu şiddeti ve nefreti kına! Homofobi öldürür, buna alet olma..
 
Tuğba Baykal: "Kadınları eve kapatan, iş vermeyen, aileye ve erkeklere bağımlı kılan bir dünya değildir suçlu olan"
 
Bir erkek bir kadını öldürür, kadın birlikte olmak istemiyordur,
erkek  "ya benimsin ya kara toprağın"  der ve hemen kahraman ilan edilir,
medyada bu; " gerçek sevgi"  olarak lanse edilir.  "Sevdiği için öldürdü" diye başlıklar atılır... Öldüren erkek, öldüren ataerkil toplum yoktur ve bu öldüren sevginin ne menem bir sevgi olduğu hiç sorgulanmaz.
 
Bir kadın evlidir ve kocasını sevmiyordur, başka bir kadını seviyordur, kocası bunu öğrenir ve kadını öldürür,  "lezbiyen aşkın sonu" diye manşet edilir. Yine öldüren erkeğin, ataerkil heteroseksist düzenin esamisi bile okunmaz yazılanlarda, ne olduysa kadınlar birbirini sevdiği için olmuştur.
 
İki kadın birbirini seviyordur ve aile, toplum baskısından dolayı ölmekten başka çare düşünemez hale gelirler, parasızdırlar, yalnızdırlar ve intihar ederler. Manşetlerde "Lezbiyen ilişki ölüme götürdü" diye yazılır. Öldüren düzen, öldüren yoksulluk, öldüren ataerkil homofobik toplum yoktur. Kadınları eve kapatan, iş vermeyen, aileye ve erkeklere bağımlı kılan bir dünya değildir suçlu olan. Yine ne olduysa iki kadın birbirini sevdi diye olmuştur. "Acaba nasıl tanışmışlardır, ne zaman ölmeye karar vermişlerdir,  3 gözleri ve 4 burunları mı vardır, ne menem yaratıklardır bunlar ki  birbirlerini severler?" gibi soru, yorum ve spekülasyonlarla olay magazinleştirilir, sulandırılır, kafalar karıştırılır, gerçek suçlunun üstü örtülür.
Medyadaki homofobik cinsiyetçi dille daha çok uğraşmamız gerek belli ki.
 
Nur Akbulut: "Kız kardeşlerimizin ölümüne sessiz kalmak da bizim trajedimiz"

Gerçek bazen gerçeğe benzemiyor. Korkunç bir olay. Temelinde işsizlik var tabi. Ama işsiz kalan bir heteroseksüel çift akıl sağlığı yerinde ise kesinlikle intihara yönelmez. Homofobiyle işsizlik birleşince ortaya bir trajedi çıkmış. Çok üzücü. Gençleri bu hale getiren asıl acımasız kapitalist sistemdir. Zeynep Arslan'ın bir işi olsaydı belki bu üzücü son olmazdı. Bu da bir nefret cinayeti sonuçta. Kim bilir neler yaşadılar ki  ölümü göze alabildiler. Kız kardeşlerimizin ölümüne sessiz kalmak da bizim trajedimiz. Homofobi yüzünden mücadelemiz de zayıf kalıyor doğal olarak. Görünür olan ve mücadele veren tüm arkadaşlara sonsuz teşekkürler.  Yolumuz çok uzuuun ve zorluuu bizim ülkemizde. Ağıtlarımız bile duyulmuyor. Sessiz bir çığlık olmaktan yorulduk.


Etiketler: medya
Nefret