13/12/2021 | Yazar: Umut Erdem

Bi+ dosyasının finalinde 17 Mayıs, BİZ, Hêvî, Kaos GL, Lambdaİstanbul, SGYD, SPoD ve ÜniKuir bi+ politikalarını anlattı.

LGBTİ+ dernek ve örgütleri yanıtlıyor: Bi+ politikaları nasıl? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Bi+ öznelerin hikayelerini ve aktivizme dair çabalarını görünür kılarken, bundan ilham alan ve ders çıkaran Türkiye’deki LGBTİA+ dernek ve örgütlerin bu alandaki çalışmalarını, gerekirse öz eleştirilerini duymak, bi+ görünürlüğü ve politikaya dair plan ve hedeflerini de dinlemek istedik. Çünkü dernek ve örgütler, içinde yer alalım, almayalım, bize güvenli, sesimizi duyurabileceğimiz alanlar sağlamakla görevli tüzel kişilikler. Kendi içlerinde aldıkları kararlarla olduğu kadar bizim mücadelemiz ve eleştirilerimizle de yönlerini belirliyorlar. O sebeple Bi+ konusunda dosyamız için ne gibi bir katkı sunabileceklerini sorarak, interseks dosyasında atılan adımdan hareketle kendilerine bu şekilde bir mail attım:

Merhaba, benim ismim umut erdem. Bi+ dijital bir mecra ve kaynak olan Bitopya'yı (bitopya.org) duymuşsanız, onun kurucusu ve yürütücüsüyüm. Kaos GL için Bi+ Dosyası hazırlıyorum. Bu dosyanın oluşturulması motivasyonunu Bi+'ların medyada en az yer bulan iki gruptan biri olmasından alıyor. Sevgili editörüm Yıldız Tar'ın önerisiyle LGBTİ+ örgütlerine Bi+ politikalarını soruyoruz, vakit ayırıp cevap vermeniz bizi çok memnun eder. Cevabınızın dosyada yer bulmasını çok isteriz. Bu soruyu, birden fazla cinsiyete ilgi duyan olarak tanımladığımız ve şemsiye bir kimlik olarak tarif ettiğimiz bi+'ların haklarını savunmak için bir çabanız oldu mu ya da olacak mı, tüzüğünüzde bi+'ların yeri nedir, yayınlarınızda ne kadar yer veriyorsunuz, genel olarak politikalarınızda bi+'ların yeri nedir gibi açabiliriz. Bi+'ların hem medyada neredeyse hiç yer bulmadığını, hakkında çok çok az bilginin mevcut olduğunu ve yeterli bile diyeceğimiz kaynakların yaygın olmadığını, genelde yanlış bilgiler, mitler ve olumsuzlamaları daha çok duyduğumuzu düşünürsek, bu maili eksiklikleri kapatmak, köprüleri kurmak ve belki sizler açısından bir özeleştiri yapmak ya da hedeflerinizi aktarmak için bir fırsat olarak düşünebilirsiniz.

Mail attıklarım arasında dönenler, dönmeyenler, dönecekleri haberini verip nihayetinde dönmemiş olanlar oldu. Mailime hiçbir yanıt vermeyenlerin olması biraz üzücüydü doğruyu söylemek gerekirse, katkı sunulmayacak olsa bile maile bir cevap verilmesi mutlu ederdi. Sağlık olsun diyelim.

Bi+ alanında LGBTİ+ dernek çalışmaları deyince akla ilk gelen İzmir’deki Genç LGBTİ+ Derneği. Yaptıkları Gençlik Festivali’nden Türkiye’de 3 yıldır devam eden geniş katılımlı Bi+ odaklı etkinlik dizisi Bi+ Forum’a kadar Bi+ harekete katkıları yeri doldurulamaz ve çok önemli nitelikte. 2017’de 23 Eylül Biseksüel Görünürlük Günü’ne özel olarak yayımladıkları videodan itibaren Türkiye’de Bi+ politikasına katkı sunacak çalışmalar yapmayı görev bilen derneğin bu misyonu üstlenmesi ve gerçekleşmesinde dernekte Bi+ öznelerin yer almasının payı büyük. Ama illa “Bi+ özne olmalı mı? Dernek çalışmaları buna mı bağlı?” soruları insanın aklına geliyor. Genç LGBTİ+ Derneği’nin çalışmaları bariz bir şekilde bilinse ve diğer dernek ve örgütlere ilham olmasını ümit etsek de bu dosya için kendi ağızlarından gelecek planlarını ya da çalışmalarına bakınca varsa belirtebilecekleri özeleştirileri duymak isterdik ama mailime onlardan da bir yanıt alamadım, sebebini bilmiyorum fakat bu içerikte onlardan yine de bahsetmeden olmaz diye düşündüm.

Mailime cevap verme nezaketi gösterip dosyaya katkı sunan örgütlerin/derneklerin paylaşımlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

17 Mayıs

LGBTİ+ toplumunu ve aktivizmini güçlendirmek amacıyla 2019 yılında Ankara’da kurulan 17 Mayıs Derneği çalışmalarını örgütlerken toplumsal yapı içerisinde çoklu ayrımcılık ve dezavantajla karşılaşan grupları görünür kılarak sorunlarını gündemleştirmeyi hedefliyor.

17 Mayıs Derneği oluşturduğu çeşitli başlıklarda oluşturduğu politika metinleriyle hem kendi çalışmalarında hem de temas ettiği etki alanında tüm cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve ifadelerden kişilerin özel ihtiyaçlarını gören ve deneyim sahiplerinin söz üretebileceği alanları temin eden bir yaklaşımı örgütsel yapısına yedirmeye çalışıyor. İnsan kaynakları süreçlerinden satın alma politikalarına dek bu noktaları gözeten 17 Mayıs Derneği; Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Ana Politika, Plan ve Programlara Yerleştirme ve Yaygınlaştırma Anlayışı Belgesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme ve Şiddeti Önleme Politika Belgesi ve Davranış Kuralları Politikası Belgesi ile Bi+seksüellerin gündemlerini de kendi gündemleri arasına almış oluyor.

Koruyucu ve önleyici mekanizmaların yanı sıra, yönetim - yönetişim alanlarında; dernek temsiliyetinin olduğu alanlarda ve politika üretilen aktivizm çeperlerinde Bi+ görünürlüğünü gözeten ve Bi+’ların gündemlerini heybesinde taşıyan 17 Mayıs Derneği; genel olarak LGBTİ+’lara yönelen ve özel olarak Bi+seksüelleri hedefine alan fobi ve ayrımcılığa karşı özdenetim mekanizmalarını da geliştirme ve güncellemenin yollarını da açık tutuyor.

Biz Derneği (Antalya)

Derneğimizi 8 Mart 2019 yılında kurduk fakat kuruluştan kısa bir süre sonra pandeminin başlaması açıkçası bizleri çok etkiledi. Bu süreçte yönetim kurulu olarak epey zorlandık, hâlâ zorlanıyoruz. Derneğimizin tüzüğünde bi+fobiyle açık ve net bir şekilde homofobi ve trans+fobi gibi mücadele ettiğimizi belirtiyoruz. Bu konuda diğer oluşumlara göre şanslı sayılırız çünkü mevcut yönetim kurulumuzda Bi+’lar daha fazla. Bu da haliyle yüz yüze yaptığımız etkinliklerde Bi+ görünürlüğü ve Bi+ konusunun daha fazla konuşulmasına olanak sağlıyor. Bu sayede, Bi+’lar daha fazla birbirine temas edebiliyorlar ve deneyim paylaşım alanı bulabiliyorlar. Bu aralar mali sıkıntılarla boğuştuğumuz için proje üretemiyoruz ne yazık ki fakat bu süreç geçtikten sonra atölyeler düzenleyerek bu açığı kapatmak istiyoruz. Belki bu vesileyle Bitopya'yı Antalya'ya davet ederiz.

Hevi LGBTİ+

HEVİ LGBTİ+ Derneği olarak toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği alanında çalışmalar yürütmekteyiz. Dernek tüzüğümüzde de yer aldığı üzere LGBTİ+’ların yaşadığı hak ihlalleri özelinde politikalar üretmekteyiz. Her ne kadar dernek yönetim kurulumuzda Bi+ kimlik temsiliyeti olsa da genel politikalar bakımından derneğimizi oluşturan gruplar içerisinde Bi+’ların görünürlüğünün düşük olduğunu söyleyebiliriz. Bunun da temelde yaşanan Bi+fobi ve ayrımcılığın, Bi+ kimliklerinin görünürlüklerinin önüne geçtiğini düşünmekteyiz. Bir başka önemli etken olarak ise LGBTİ+ hareketinde yaşanan kimlik ve yönelimler arası dominasyonunun olduğunu düşünüyoruz. Bizlerin hali hazırda Bi+’lar özelinde yazılı bir politikası bulunmamaktadır. Bunun yanında HEVİ LGBTİ+ Derneği’nin şu ana kadar yayımlamış olduğu Mülteci LGBTİ+’lar kitabı, Türkiye'den HIV Hikâyeleri kitabı ve Mülteci LGBTİ+’lar -2 kitabı, Bi+ kimliklerin deneyim aktarımlarını da gözeterek yer vermiştir. Bu çalışmaların daha fazla artmasını ve Bi+ kimliklerin LGBTİ+ hareketinde daha görünür kılınabilmesi için daha kapsayıcı, Bi+’ları güçlendirici politika belgelerine ihtiyacımızın olduğunu düşünmekteyiz.

Kaos GL

Kaos GL olarak, LGBTİ+’ların (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, artı) cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli hak mücadelelerine ve taleplerine öznelerin ifadeleriyle yer vermeyi önemsiyoruz. Bu çerçevede başta Türkiye’de örgütlenen biseksüel aktivistler olmak üzere uluslararası düzeyde biseksüel hakları mücadelesi veren örgütleri takip ediyor, içerik ve yayın oluşturma süreçlerimizde sözümüzü biseksüel+ öznelerin deneyim ve taleplerini önceleyerek kuruyoruz.

Yayın politikalarımız gereği ayrımcılığa ve nefrete karşı pozitif örgütlenmeyi hedefleyerek bilgilendirici içerik ve yayınlar hazırlarken, LGBTİ+ mücadelesi içinde yer alan kimliklerin ve varoluşların deneyime bağlı olarak birbirinden farklı hak taleplerini görünür kılmak adına kimlik özelinde ayrıca içerik ve yayınlar hazırlıyoruz.

Senelik medya izleme raporumuzda “LGBTİ+” ifadesinin kendisi tek bir kimliği işaret ediyor gibi algılansa da yazılı basında lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks çeşitliliğinin ne ölçüde temsil edildiğine ayrıca odaklanıyoruz. Ve her sene LGBTİ+ toplumunun içinde yazılı basında en görünmez grupların biseksüel+ ve interseksler olduğu üzücü gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Bu resmi değiştirmek, biseksüel+ların eşitlik ve görünürlük mücadelesine katkı sağlamak için KaosGL.org, Kaos GL Dergisi ve Kaos GL Derneği’nin yayınlarıyla biseksüel+ların haklarını ve hayatlarını gündemleştirmeye çalışıyoruz.

Bütün bunların yanı sıra, ürettiğimiz yayınlarda biseksüel+ haklarını sürekli olarak gündemde tutmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl güncellediğimiz Sıkça Sorulan Sorular broşürümüz hem kavramlar hem de sorularda biseksüellerin haklarına da yer verdik.

Senelik olarak medyaya yansıyan vakalar ve danışmanlıklar üzerinden yayınladığımız LGBTİ+’ların İnsan Hakları Raporu, anketler yoluyla yürüttüğümüz senelik Nefret Suçları, Özel Sektör ve Kamu çalışanlarına ilişkin raporlarımız biseksüel+’ların yaşadığı sorunların neler olduğunu ve bazen de yaşanan sorunların nasıl görünmez kılındığını ortaya koyuyor. Bunların yanı sıra Mülteci Hakları Programımız kapsamında biseksüel mültecilere danışmanlık veriyoruz.

Tüm bunlarla beraber, Kaos GL Derneği Şiddeti İzleme ve Önleme Politika Belgesinde de belirttiğimiz gibi cinsiyet kimliği, cinsiyet özelliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle yapılanlar dahil herhangi bir tür ayrımcılığı haklı göstermek için ne kültürel, geleneksel, dini değerlere, egemen kültür kurallarına ne de LGBTİ+ aktivizmi içindeki normlara, lubunya kültürünün getirilerine sığınılamayacağı ilkesini akılda tutarak toplumsal cinsiyet ve şiddet ilişkisine tüm cinsel kimlikleri tanıyan ve kimlik beyanlarını esas alan çok yönlü bir pencereden bakmayı tercih ediyoruz. Monoseksizmin de etkilerini gözeten bir yerden cis-heteropatriyarkal sistemin tanımadığı tüm kimlikler veya kimliksizliklere karşı koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirmeyi hedefliyoruz.

Biseksüel+ çalışmaları bu kapsamda, Kaos GL’nin kendisini geliştirmeyi hedeflediği alanlardan biri. Bugün biliyoruz ki, monoseksizmin etkileri ve hem toplumdaki hem LGBTİ+ hareketin içindeki biseksüel+’ların karşı karşıya kaldığı çok katmanlı ayrımcılık mücadele edilmesi gereken ve söz üretilmesi gereken bir ihtiyacı gözler önüne seriyor. Aynı zamanda, hem gündelik yaşantıda hem LGBTİ+ hareketin içinde biseksüellerin deneyimlerinin kalıp yargılar içine sıkıştırılması ve tek tipleştirilmesi, görünürlük kazanmak ve bi+ politikalar üretilmesinin önünde engeller oluşturuyor.

Bizler de bu yüzden yaptığımız çalışmaların katılımcı ve alan açmayı gözeten bir noktadan hareketle hayata geçmesini önemsiyoruz. Yaşadığımız toplumda ve hareketin içinde biseksüel+’ların kendi sözlerini üretebildikleri ve problemlerini görünür kıldıkları alanların artmasını arzuluyoruz.

Lambdaİstanbul

Lambda yatay örgütlenen, oturmuş belli ilkeleri olan, bazı konuları hala çözmeye çalışan, gündem seçimini ve bu gündemlere dair yapacağı faaliyetleri de temelde konunun öznelerinin inisiyatif alması usulüyle belirlemeye çalışan bir yapı. Bu yöntemin yarattığı pozitif ve negatif bazı dinamikler var elbette. Örneğin ben şahsen katıldığım ilk bi+ etkinliğinde (iki-üç sene önce) Lambda’dan insanlarla tanışmıştım ve Lambda’nın bu konuyu önemsediğini düşünmeme yol açmıştı. Ancak doğrudan Lambda’nın kendi bi+ etkinliklerini düzenlemesi derneğin bi+ gönüllülerinin iradesi ve çabasıyla gerçekleşti. Aksi halde konunun öznesi olmayan gönüllüler bu meseleye önem verse de bulundukları konum gereğince bir şeyler organize etmeleri biraz tuhaf durabilecekti. Gene benzer şekilde inisiyatif alarak bir şeyleri organize etme yöntemi bir yandan bürokratik ve kurumsal engellere takılmadan kolay hareket etmeyi sağlasa da öte yandan motivasyon düşüklüğü, konuya dair yürütülen aktivizmin aksamasına ve sürdürülebilirliğinin azalmasına yol açabiliyor.

Burada bir şeyler yapma yöntemi olarak etkinlik düzenlemenin altını çiziyorum çünkü birçok konuda olduğu gibi bi+ konusunda da sosyal medyada yapılan paylaşımlar, konunun konuşulduğu yerlere dahil ve ortak olma gibi şeyler dışında asıl yaptığımız şey, Bi+ Buluşmaları adı altında konunun öznelerini bir araya getirmeyi amaçlayan ve bence bu konuda başarılı da olan etkinlik serisiydi. Dolayısıyla örneğin bi+’lar konusunda yayınlar çıkarmak, tüzüğümüzde buna yer vermek, bu konuda ayrıca bir politika belgesi hazırlamak, konuya dair izleme-raporlama gibi çalışmalar ortaya koymak gibi adımları -özne olan gönüllülerin de bunlar yerine buluşmalar organize etmeyi yeğlemesi sonucu- atmadık, atamadık.

Bu bi+ buluşmaları da bahsettiğim çalışma ilkelerine uygun olarak organize edildi. Buluşmaların zamanları, konusu, ne kadar açık olacağı (konunun öznesi olmayanlara da açıktı hepsi) gibi konulara dernek gönüllüsü özneler ve bu buluşmalarda tanıştığımız insanlardan oluşan bir grup ortaklaşa karar verdi. Bunu önemli buluyorum çünkü bir grubun önceliklerini ve hassasiyetlerini en fazla gene bu grubun üyeleri anlayabilir ve tartışabilir. Ben de şahsen lambda gönüllüsü olmadan önce bi+ buluşmalarına katılıp bi+ buluşmalarını organize eden gruba dahil oldum. Lambda gönüllüsü olmadan Lambda’ya dair bir şeyler organize edebilmek heyecan vericiydi.

Şu ana kadar toplamda 8 Bi+ Buluşması gerçekleştirdi Lambda. Nisan 2020’de Akademide Biseksüel Çalışmaları ve Görünmezliği konulu bir etkinlik yapıldı başta. Sonra o gün orada buluşan toplam olarak akademi odağının ötesine geçerek bi+ olarak bi+ olmayı konuşabilmenin bize ne kadar iyi geldiğini konuştuk ve daha önce planlanmayan şekilde bu etkinliğin bir buluşmalar serisine dönmesine karar verdik. Bir sonraki buluşmada bizi en çok konuşmaya, dert dökmeye iten konulardan biriyle başladık ve partnerlik deneyimlerinde bi+ olmayı konuştuk. Sonra gene benzer bir konudan devam ederek açık ilişkiler ve çok eşlilik deneyimlerinde bi+ olma üzerine bir buluşma yaptık. Bu bağlamlarda yüzleştiğimiz durumları konuştuktan sonra bi+ derken + ile kastettiğimiz kümedeki öznelerin deneyimlerine odaklandık; aseksüellik, demiseksüellik, biromantiklik gibi allonormativitenin dışındaki çekim hallerimizi paylaştık. Konularımızı seçerken birilerinin öneri sunması diğerlerinin de “evet ya bunu konuşmaya benim de gerçekten ihtiyacım var” demesiyle hareket ettik. Örneğin bu şekilde bir dert paylaşımı sonrası bi+ görünmezliği, bifobi ve monoseksizmle başa çıkma yöntemlerimizi birbirimizle paylaştık.

Sohbet konularımızı belirlerken gündemin bize düşündürttüklerini de ele aldık, mesela Şubat ayına geldiğimizde sevgililer gününden hareketle ilişkilerimizi ve ilişkilenme biçimlerimizi konuştuk. Sonra baktık; kendi tecrübelerimizi anlamlandırmak için medyadaki temsillerden iyisiyle kötüsüyle yararlanıyoruz, sonraki buluşmada da medyadaki bi+ temsillerini ele aldık. Derken konu dönüp dolaşıp yaşadığımız bifobi örneklerine gelince bunları paylaşmak istedik ve kendimizden hareket ederek başlamak için içselleştirilmiş bifobi üzerine sohbet ettik. Bütün bu buluşmalarda kurduğumuz bağlar ve yarattığımız ortam çok sayıda özne için pozitif hisler yarattı. Kişisel olarak negatif başladığımız birçok toplantıdan daha iyi hissederek ayrıldık, bunda ait olma ve deneyim ortaklığı hislerinin önemli bir payı olduğunu düşünüyorum.

Son olarak da hareket içerisindeki bifobiyi konuştuğumuz ve sadece kötü deneyimlerimizi anlatmakla kalmayacak şekilde buna karşı nasıl mücadele edeceğimizi de beraber düşüneceğimiz bir buluşma planımız vardı. Daha rahat olmak için bunu sadece bi+’lara açık şekilde yapmayı da düşündük ancak henüz gerçekleştiremedik. Gene bi+ ütopya yani bitopya nasıl bir yer olur sorusu etrafında bir buluşma planlamıştık. Açıkçası bir süredir post-pride (onur haftası sonrası) mentalitesinden de kaynaklı bir şekilde yeni bir buluşma organize edemedik. Ama yakın bir tarihte özleşiriz ve toplaşırız diye düşünüyorum.

Bu buluşmalar serisi dışında da bi+ konulu birkaç etkinlik yaptık. Örneğin bi+ olarak açılma konulu bir açılma etkinliği gerçekleştirdik. Ya da bi+ deneyimini biseksüeller temelinde konuşma ve panseksüellere yeteri kadar yer açmama ihtimalimizi de düşünerek bir panseksüel buluşması yaptık. Ayrıca gene bu buluşmalara paralel olarak düzenlediğimiz nonbinary/nabinary/na-ikili buluşmaları da bi+ buluşmalarıyla hem katılımcıları hem de konuları dolayısıyla kesişiyordu.

Son olarak bi+’ları gözetme konusunda bazı eksiklikler yaşadığımızı da belirtmeliyim. Örneğin düzenlediğimiz son birkaç etkinliğimizde katılımcıların bifobik söylem ve tutumları oldu. Bunlara o an moderatörler müdahale etti ancak bu müdahalenin hızı ve seviyesi bi+ öznelerin tamamını tatmin etmedi. Nispeten daha aşina olduğumuz homofobi, transfobi gibi ayrımcılıklara kıyasla bifobiyi farketme ve bifobiye karşı mücadele etme konusunda hareketin ve derneğin kat edeceği adımlar olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki eksikliğimizi kapatmak amacıyla bifobik söylemlerin daha çok farkında olmak amacıyla moderatörlerimizi bir eğitime dahil etmeyi planlıyoruz. (Lambdaİstanbul gönüllüsü Abdullah)

SPoD

Öncelikle derneğimiz -web sitemizde "biz kimiz" bölümünde de yazdığı üzere-; Türkiye’de lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks ve artıların (LGBTİ+) cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerine dair kendilerini baskı altında hissetmeyecekleri bir yaşam için gerekli sosyal politikaların üretilmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda bi+ görünürlüğü ve politikası da öncelikli çalışmalarımızdandır.

Derneğimiz kilit meslek gruplarına -sosyal hizmet uzmanları, avukatlar ve psikologlar- her yıl yılda en az 1 kere eğitim düzenler. Bu eğitimlerde mutlaka LGBTİ+ temel kavramlar başlığında bi+ politikadan da bahsedilir. Yine aynı başlıkta mitler ve gerçeklikler konuşulurken bi+’ların maruz bırakıldığı kalıp yargılar da tartışmaya açılır.

Yine derneğimizde bazı birimlerde (danışma hattı, pazar sohbetleri/mesafesiz sohbetler gibi) gönüllü alımı öncesinde eğitimler verilerek gerçekleştirilmektedir. Bu eğitimlerde de derneğimizde gönüllülüğü başlayacak olan kişilere bi+ kavramı, tanımı, bi+’lar hakkındaki mitler, bi+’lar hakkında yapılmış çalışmalar anlatılmaktadır.

Bi+ görünürlük gününün olduğu hafta Mesafesiz Sohbetler'de (26 eylül pazar) bi+seksüel görünürlüğü konu edilmiştir. Katılımcılarla bi+ görünürlük ve katılımcıların deneyimleri hakkında konuşulmuştur. Yine bu sohbetin duyuru metni "Kişilerin sadece heteroseksüel veya eşcinsel olabileceğini varsayan monoseksist anlayışa karşı deneyimimiz ve duruşumuz ne? Kimilerimiz birden fazla cinsiyete karşı çekim hissederken, tekçil baskıya karşı birbirimizle nasıl dayanışabiliriz? Tektip arzu, deneyim ve yaşantıların olmadığını bilerek, 26 Eylül Pazar saat 14.30’da bir araya gelelim." şeklindedir.

Danışma hattımız sıklıkla bi+’lar tarafından da aranmaktadır. Hat gönüllülerimiz tarafından monoseksist anlayışa maruz bırakılan, kendini kötü hisseden ya da sadece açılma sürecinde olan ve destek isteyen bi+’lara akran danışmanlığı sunulmaktadır. Belirtmek gerekir ki; Bitopya da bu durumlarda bizim için yönlendirici kaynaklardan biridir.

Yine kuir okumalar etkinliklerimizde her ne kadar odağımız salt bir kimlik üzerinden gitmek üzerinden olmamış olsa da, içerisinde bi+ karakterlerin de olduğu edebi eserlere queer lensten baktığımız tartışmalar yürüttük.

Çıkardığımız tüm yayınlarda derneğimizi tariflediğimiz giriş metinlerinde biseksüellere de yer verilmektedir.

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği

Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği temelde cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakları üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bunun yanında hedef kitle olarak tüm gençlik gruplarını kapsamaktadır. Halihazırda devam eden projelerimizde genç mülteciler, genç kadınlar, genç LGBTİ+’lar yer almaktadır. Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği kurulduğu günden bugüne kadar birçok kilit grup ile çalışmalar gerçekleştirmiştir. Çalışmalarında temel olarak hiçbir genci geride bırakmadan herkese eşit alan görüşü benimsemiştir. Bugünden sonra da tüm çalışmalarında bu görüş sürdürecektir.

Sahip olduğumuz yönetmelik ve yönergeler ihtiyaçlara göre revize edilerek kurum içi tüm paydaşlarla paylaşılmaktadır. Tüm yönetmeliklerimizde LGBTİ+ kapsayıcılık önemle ele alınıp kararlar verilmektedir. Bu yönetmelikleri örnekle destekleyecek olursak; Etik Sözleşmesi, Cinsel Sömürü ve İstismarın Önlenmesi, Cinsel Şiddetle Mücadele Yönergesi, İnsan Kaynakları Yönergesi gibi eklenerek devam edebilir. Tüm sözleşmelerimizde bi+ veya trans+ gibi alt kilit gruplara yönelik yönetmelik yoktur fakat tüm LGBTİ+’ları kapsayacak şekilde kararlar verildiği ve uygulandığı için bi+ şemsiyesi altındaki tüm herkesi de kapsamaktadır. LGBTİ+ görünürlüğüne kurumsal olarak önem vermekteyiz ve kurum içinde herkese eşit alan tanımaktayız. Bu yüzden kimseyi geride bırakmadan herkese eşit politikalar ve yönetmeliklerle ulaşmaktayız. Tüm yayın, paylaşım ve savunuculuk programlarımızda LGBTİ+ haklarına yer vermekteyiz. Eğitimlerimizde LGBTİ+ haklarını yaygınlaştırmaktayız. Gelecek çalışmalarımızda da bu konulara yer vermeye devam edeceğiz. Kurum olarak LGBTİ+’lar özelinde projeler gerçekleştirdik ve gelecek çalışmalarımızda da yer vereceğiz.

Sonuç olarak LGBTİ+ kapsayıcı hazırlanan tüm tüzük, yönetmelik ve yönergelerimiz, yayınlarımız, paylaşımlarımız ve eğitimlerimizde bi+’ları da kapsadığımızı belirtmek isteriz. LGBTİ+ şemsiyesi altında spesifik gruplara ayırmadan herkese eşit alan tanıyarak ilerlemekteyiz.

ÜniKuir Derneği

1.5 yıl önce ÜniKuir Derneği’ni kurduğumuzda LGBTİ+ haklarına dair savunuculuk alanlarımızı üniversiteli LGBTİ+ olmak, örgütlenmek ve üniversitelerdeki LGBTİ+fobiye karşı mücadele etmek üzerine kurmuştuk. LGBTİ+ üniversite öğrencileri için güvenli ve kapsayıcı bir alan oluşturmayı, kampüslerde nefret söylemini ve nefret suçlarını önlemeyi, ayrımcılık karşıtı politika ve önlemlerin üretilmesini ve hem ulusal hem de uluslararası düzeyde LGBTİ+ların haklarını savunmayı amaçlamıştık. Bu kapsamda akademide oldukça eksik olan trans+ çalışmaları da öncelikli alanlarımızdan biriydi. Ancak bir süredir burada bi+’ları da daha çok nasıl düşünebilirdik ve hem toplumda hem de hareket içerisindeki bi+ silinmesine dair neler yapabiliriz, ÜniKuir Derneği olarak bizim payımıza ne düşüyor sorularına cevap bulmak için çalışıyoruz.

Hem cisheteronormatif ve monoseksist alanlarda hem de LGBTİ+ toplulukları içerisindeki bifobi ve monoseksizm ile mücadele etmek ve öznelerin seslerini, hikayelerini duyurmak için bi+ öznelerin hikayelerine, taleplerine ve çalışmalarına odaklanmaya çalışıyoruz. Özellikle uluslararası savunuculuk alanında bi+’lar üzerine henüz bir çalışmamız bulunmasa da gelecekte bu konuda daha proaktif savunuculuk çalışmaları yürütmeyi istiyoruz.

Bu yılki bi+ görünürlük haftasına bi+ deneyim yaşamış/yaşayan öznelerin, bi+ görünürlüğü sezdikleri ya da dinlerken kendilerini buldukları şarkılara ve hikayelerine yer vererek başlamıştık. Bi+’lardan gelen şarkılarla oluşturduğumuz playlist, bi+ görünürlüğüne dair sorunları ve aslında ne kadar çeşitli bi+ deneyimler olduğuna dair bir tablo ortaya çıkardı. Öz-bi+seksüel dijital aktivizm alanı olan Bitopya’nın kurucusu bi+ aktivist umut erdem de bi+ görünürlük haftası için hazırladığı “Bi+ öznelerle dayanışmak için 6 öneri” metniyle katkı sundu. Ardından da Türkiye’deki üniversitelerde bi+’lar üzerine yazılmış yüksek lisans tezi olan araştırmacılar ve aktivistlerle “Akademide Bi+ Çalışmak” başlıklı röportaj serisi yayınladık. Bi+’ların ilişkilenme pratikleri, dayanışma ve örgütlenme pratikleri, açılma pratikleri, seçilmiş ve atanmış aile pratikleri üzerine çok çeşitli konularda bi+ görünürlüğüne dair var olan sorunların yanı sıra akademide bi+ çalışmaya dair zorlukları ve bifobiyi de görünür kılan bir röportaj serisi oldu. Bu tür bir araya gelişleri, bi+seksüellere yönelik mitleri ve olumsuzlamaları silmek ve bi+ görünürlüğünü arttırmak için elzem görüyoruz. Ancak bi+’lara sadece bi+ görünürlük gününde yer vermek istemiyoruz! Bifobi ve monoseksizm ile bu şekilde mücadele edilemeyeceğinin farkındayız ve henüz yolun çok başında olduğumuzun da farkında olarak bi+ görünürlüğüne dair sorumluluk almaya çalışıyoruz.

Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği olarak 1.5 yıldır yaptığımız çalışmalarda, ne yazık ki akademik alanda bi+’lara odaklanmamıştık. Ancak bahsettiğimiz “Akademide Bi+ Çalışmak” isimli röportaj serisi aslında bu konuya ne kadar çok vakit ayırmamız gerektiğini bize gösterdi. Gelecekte bu tür çalışmalarımıza odaklanmanın yanında yaptığımız ilk etkinliklerden olan “Trans/Nonbinary Buluşmaları”nı Bi+’lar özelinde de yapmayı planlıyoruz.

Playlist: https://www.unikuir.org/haberler/bi-lar-sarkilarini-secti-ortaya-bi-gibi-cinliyor-listesi-cikti-16-09-2021

Röportaj serisi:

●      https://www.unikuir.org/haberler/lara-ozlen-dayanisma-kelimesinin-herkes-icin-farkli-anlamlari-olabilecegini-fark-ettim-22-09-2021

●      https://www.unikuir.org/haberler/idil-34-bi-larin-sayica-az-o-kadar-da-problemi-olmayan-bir-kimlik-oldugu-varsayimlarini-yikmak-gerek-34-23-09-2021

●      https://www.unikuir.org/haberler/damla-umut-asil-cabam-34-lubunya-arkadasim-benim-ailemdir-hikayelerini-gorunur-kilmakti-23-09-2021

●      https://www.unikuir.org/haberler/cem-akademi-aktivizmin-dilini-anlamiyor-hatta-reddediyor-23-09-2021


Etiketler: insan hakları, yaşam, cinsellik
Telegram