16/03/2022 | Yazar: Özgür Bülbül

Kaos GL Hukuk Koordinatörü Avukat Kerem Dikmen, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun’u değerlendirdi: “Örgütlenme özgürlüğünü sınırlayan değişikliklere yol açıyor”

LGBTİ+ dernekleri devlet tarafından “yüksek riskli” olarak algılanıyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun, yürürlüğe gireli bir yılı geçti. Teklif aşamasından kanunlaşana kadar sivil toplum örgütlerinin eleştirilerini yönelttiği kanun, örgütlenme özgürlüğünün üzerinde bir tehdit olmaya devam ediyor.

Peki bu kanun dernekleri nasıl etkiledi? 2017 yılından bu yana Kaos GL’nin insan hakları programında çalışan ve hukuk koordinatörlüğünü yapan İzmir Barosu’na bağlı serbest avukat Kerem Dikmen’e göre her ne kadar kanunun adında derneklerle ilgili bir ibare olmasa da kanun ağırlıklarla dernekler kanunundaki değişiklikleri ön plana çıkarttı.

“Derneklerin aslî işlerini yürütmesi önünde engel”

Kaos GL için kanun teklif aşamasındayken bir bilgi notu da hazırlayan Av. Dikmen, kanunun temel hak ve özgürlüklere etkisini şöyle değerlendirdi:

 “Bu teklif dernekler kanununun bazı maddelerini değiştiriyor. Her ne kadar kanunun adı böyle olsa da ağırlıkla dernekler kanunundaki değişiklikleri ön plana çıkartıyor. Dernekler aracılığıyla kişilerin örgütlenme özgürlüklerini daraltan ve sınırlayan değişiklikler olarak yorumlayabiliriz. Örneğin belirli suçlardan mahkum edilmiş kişilerin hiçbir şekilde derneklerin yönetim ve denetim kurullarında görev alamaması, derneklerin riskli yapılar olarak görülüp denetlenmesinin kanun yoluyla rutin hale getirilmesi. Derneklerin birbirleriyle iş birliği yapan platformun denetim sürecine tabi tutulmasının otomatikman diğerlerinin de denetime tabi olmasına neden oluyor.”

lgbti-dernekleri-devlet-tarafindan-yuksek-riskli-olarak-algilaniyor-1

Bir derneğin denetlenmesinin yaklaşık bir ay sürdüğünü de ifade eden Dikmen şöyle devam etti:

“Bu durum örneğin her sene bir ay Kaos GL’nin denetim altına alınması demektir. Dolayısıyla onun yürütmesi gereken asli işlerini yürütememesi ya da eksik yürütmesi demektir. Ayrıca derneklerin kriminalize edilmesi dernek faaliyetlerine üyelerin ve aktivistlerin aktif katılımı yönünde bir engeldir. Bunun dışında derneklerin gelir elde etmesi önünde de zorlaştırıcı hükümler var. Bu da kaynak kaybına yol açacaktır.”

“LGBTİ+’lar güvencesizliği daha yoğun yaşıyor”

Kanunun etkileri, Kaos GL’nin “Her Şeye Rağmen” üst başlığıyla yayınlanan LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 raporunda da anlatılıyor. Raporda, LGBTİ+ hak örgütlerinin gerekçesiz devlet denetimleri ile baskılandığı ve bu baskının kanunla birlikte arttığı vurgulanıyor:

“Bu baskılar Kitle İmha Silahlarının Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’un, bu kanunla ilgisi bulunmayan Dernekler Kanunu’nda yaptığı değişikliklerle daha da yoğun bir hal almıştır. Türkiye, 31 Aralık 2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanunla dernekleri sivil toplum aktörü değil “risk analizi” gerektiren olası “terör” odağı olarak göreceğini kamuoyuna duyurmuş oldu. Kanun değişikliğine bağlı olarak değiştirilen dernekler yönetmeliğinde dernekler düşük, orta ve yüksek derecede riskli olarak sınıflandırıldı; böylelikle devlet açısından sivil toplumun risksiz görüldüğü bir durumun söz konusu olmadığı resmi olarak kabullenilmiş oldu. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir bütün olarak yurttaşların örgütlenme hakkını sistematik olarak ihlal ediyor, temel güvencelerden alıkoyuyor, nefret ikliminin mağdur kesimi LGBTİ+’larsa bu güvencesizliği çok daha derinden yaşıyor.”

Raporda ayrıca LGBTİ+ derneklerinin devlet tarafından “yüksek riskli” olarak algılandığı ve tamamına yakınının devlet tarafından keyfî şekilde denetlendiği belirtiliyor.

*Bu haber Kaos GL Medya Okulu kapsamında hazırlanmış ve yayınlanmıştır.


Etiketler: insan hakları, medya okulu
bülten