01/05/2022 | Yazar: Kaos GL

İlk kez 2001 yılının 1 Mayıs’ında gökkuşağı bayraklarıyla alanlara çıkan LGBTİ+’lar, o günden bu yana tanınma, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesini emeğin mücadelesi ile birleştirme iradesi doğrultusunda uzun yürüyüşünü sürdürüyor

LGBTİ+ emekçiler bu ayrımcı düzeni asla kabul etmedi, etmeyecek! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Sendikal Çalışmalar Grubu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde açıklama yayınladı. LGBTİ+’ların kamusal alanda, kendi örgüt ve bayraklarıyla ilk kez katıldığı eylem olan Ankara’daki 1 Mayıs 2001’i hatırlatan Kaos GL, “Bilinmelidir ki LGBTİ+ emekçiler bu ayrımcı düzeni asla kabul etmedi, kabul etmeyecek!  Emekleri ve bedenleri üzerinde gerçekten söz sahibi oldukları farklı bir geleceği emekçiler ve tüm ezilenlerle birlikte kazanmak için hayatın her alanında direnmeye, örgütlenmeye, üretmeye ve mücadeleyi büyütmeye devam edecek” dedi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Emekçilerin yaşam koşullarının pandemi ve ekonomik krizin gölgesinde her geçen gün daha da zorlaştığı, demokrasinin, adaletin ve kamusal özgürlüklerin erozyona uğratıldığı, muhalif seslerin yargı eliyle susturulmaya çalışıldığı, Türkiye’nin kadınlar ve LGBTİ+’lar için yaşamsal olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği, LGBTİ+’ların hükümet yetkilileri ve kamu otoriterlerince sürekli hedef gösterildiği bir dönemde 1 Mayıs’a gidiyoruz.

Emeğin birlik, mücadele ve dayanışmasının simgesi 1 Mayıs, aynı zamanda görünmez kılınanların açık gösteri yaptıkları ve egemenlerin resmi alanının sınırlarını zorladıkları gündür. Bu doğrultuda 1 Mayıs, Türkiye’de LGBTİ+ Hareketi’nin kamusal görünürlüğü açısından tarihsel bir milattır.

İlk kez 2001 yılının 1 Mayıs’ında gökkuşağı bayraklarıyla alanlara çıkan LGBTİ+’lar, o günden bu yana tanınma, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesini emeğin mücadelesi ile birleştirme iradesi doğrultusunda uzun yürüyüşünü sürdürüyor; “LGBTİ+ emekçiler vardır ve LGBTİ+ hakları sendikal haklardır” diye sesini yükseltmeye devam ediyor.

LGBTİ+ emekçiler cis-heteropatriarkal düzenin kıskacındaki hayatlarının bütün alanlarında ayrımcılıkla karşılaştığı gibi fabrikalarda, okullarda, hastanelerde, inşaatlarda, akademide, AVM’de, AYM’de formel ya da enformel işlerde, kamuda, özel sektörde, işyerlerinde ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz bırakılıyor. İşe girişten işyeri ortamına, işyeri pratiklerinden işten çıkarılma süreçlerine kadar çalışma hayatının hemen her aşamada cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği nedeniyle açık yahut örtülü ayrımcılıklarla karşı karşıya kalıyor. LGBTİ+’lardan sürekli güvencesizlik tehdidi altında yoksunluğa ve yoksulluğa rıza göstermesi bekleniyor.

Bilinmelidir ki LGBTİ+ emekçiler bu ayrımcı düzeni asla kabul etmedi, kabul etmeyecek!  Emekleri ve bedenleri üzerinde gerçekten söz sahibi oldukları farklı bir geleceği emekçiler ve tüm ezilenlerle birlikte kazanmak için hayatın her alanında direnmeye, örgütlenmeye, üretmeye ve mücadeleyi büyütmeye devam edecek.

LGBTİ+’ların kurtuluşunun heteroseksülleri de özgürleştireceği sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz, cinsiyetsiz yeni bir dünya umudunu yeşertmek için 1 Mayıs’ta sokağa, alana, özgürleşmeye.

YAŞASIN 1 MAYIS!


Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı, tarihimizden
nefret